İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, İstanbul Çevre Düzeni Planı adı altında bir plana onay verdi.
Ancak İstanbul Çevre Düzeni Planı, aslında tüm Marmara Bölgesi’nin yeniden planlanması anlamına geliyor.
Bu planla Bursa’ya da İstanbul’un ‘ağır sanayi’ yükünü alma görevi verilmiş. Ama Bursa’nın, Bursalılar’ın bundan haberi yok.Eğer plan yürürlüğe girerse, birkaç yıl içinde Bursa’nın nüfusunun birkaç milyon artacağı öngörülüyor… Mustafa ÖZDALBURSA’YA DANIŞILMADI
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, bir süre önce Marmara Bölgesi'ni ve Bursa'yı yakından ilgilendiren çok önemli bir planın altına imza attı. İstanbul Çevre Düzeni Planı'nın adından olsa gerek, bu çalışmanın bölgede yaratacağı olası sonuçlar konusunda, Bursa'ya yansımaları hiç olmadı.
MARMARA’YA YENİ ROL
Ancak İstanbul Çevre Düzeni Planı, aslında tüm Marmara Bölgesi'nin yeniden planlanması anlamına geliyor. Bu planla Bursa'ya da İstanbul'un 'ağır sanayi' yükünü alma görevi verilmiş. Ama Bursa'nın, Bursalılar'ın bundan haberi yok. Plan yürürlüğe girerse, Bursa'nın nüfusu birkaç milyon artacak.
Bir süre önce İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Marmara Bölgesi’ni ve Bursa’yı yakından ilgilendiren çok önemli bir planın altına imza attı…
Planın ismi, İstanbul Çevre Düzeni Planı…
Ancak planın isminde yer alan ’İstanbul’ kelimesine aldanmamak gerekir.
Çünkü plan, Bursa’yı, Trakya’yı, Kocaeli’ni, Bilecek ve Adapazarı’nı; özetle Marmara Bölgesi’ni çok yakından ilgilendiriyor…
Sözünü ettiğimiz plan, Bursa ve Kocaeli ovalarını, Tekirdağ’ın uçsuz bucaksız verimli tarım topraklarını, binlerce sanayi kuruluşunun talanına açan büyük bir projedir…
Bin sayfayı aşan İstanbul Çevre Düzeni Planı, İstanbul’u kültür, turizm ve üst düzey hizmet merkezi yapmayı hedefliyor…
Ancak, İstanbul’da faaliyet gösteren sanayi işletmeleri ile bu hedef çakışıyor…
O zaman yapılacak tek şey kalıyor…
Sanayiyi, İstanbul’dan ihraç etmek…
Yani, desantralizasyon (uzaklaştırma, merkezden uzaklaştırma)
İstanbul’a yük olan sanayi nereye taşınacak?
Tekirdağ, Ergene Havzası, Bursa Ovası, Adapazarı ve Bilecik…
Eğer plan yürürlüğe girerse, birkaç yıl içinde Bursa’nın nüfusunun birkaç milyon artacağı öngörülüyor…
Özetini aktardığımız vahim planın ayrıntılarını aktaralım…
Ancak şunu da hatırlatmadan geçmeyelim:
İstanbul Çevre Düzeni Planı, aslında Çevre ve Orman Bakanlığı adına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı üst ölçekli bir bölgesel plandır…
İSTANBUL KÜLTÜR-TURİZM VE HİZMET MERKEZİ OLACAK Bakın plan yaklaşımlarında hangi maddeler var:
-İstanbul, bir kültür-turizm ve üst düzey hizmet merkezi olacak.
-Bölgedeki alternatif mekanlardaki üretim çıktısının pazarlara ulaşımı için, fiziki ve organizasyonel bağlantılar güçlendirilerek yerele çekicilik kazandırılacak.
-İstanbul ile Marmara Bölgesi’ndeki alternatif merkezler arasında görev dağılımı gerçekleştirilecek ve işlevsel ağlar kurularak, bölgesel sistem daha rasyonel hale getirilecektir.
Aslında bu 3 madde bile, planın neleri hedeflediğini ortaya koyuyor…
Ancak alt satırlarda aktaracağımız haritalarda temel hedef daha anlaşılabilir biçimde ele veriyor kendini…
‘Alternatif mekanlar’ ifadesiyle, aralarında Bursa’nın da olduğu bölgeler kastediliyor ve buraların fiziki ve organizasyonel bağlantılarla güçlendirilmesi gerektiği işaret ediliyor…
Yine plan yaklaşımlarındaki şu ifadenin altını çizelim:
“İstanbul’un taşıdığı gereksiz yüklerin Marmara Bölgesi’nde etkin bir biçimde dağıtılması hedefleniyor”
Planın 502. sayfasındaki temel hedef, şu cümlelerle deşifre ediliyor:
“İstanbul’un sağlıklı bir yapıya kavuşturulabilmesi için, çok merkezlilik ilkesine dayalı sıçramalı büyüme politikası benimsenmeli ve hem kent hem de bölge düzeyinde uygulanacak mekansal stratejiler bu yönde geliştirilmelidir”…
BURSA’YA VERİLEN ROL: SANAYİ MERKEZİ!Şimdi geçelim haritalara…
Planın 501. sayfasında yer alan ve adına ‘Bölge Ölçeğinde Çok Merkezli ve Dengeli Gelişim Yaklaşımı’ adı verilen harita, Bursa’ya verilmek istenen rolü, çok açık biçimde ortaya koyuyor…
Haritada, üstü yeşille boyanmış olan Edirne, Kırklareli, Balıkesir ve Çanakkale tarıma dayalı sanayi ilan edilmiş…
Üstü vişne rengiyle boyanmış Bursa, Tekirdağ, Bilecik, Kocaeli, Sakarya ise sanayi merkezleri olarak görülüyor!
İstanbul’a hangi rol verilmiş dersiniz?
Kırmızı ile boyanmış olan İstanbul, hizmet merkezi olacak plana göre…
İSTANBUL GEREKSİZ YÜKLERDEN BURSA’YA TAŞINARAK KURTULUYOR Plan notlarını aktarmaya devam edelim:
“İstanbul’u gereksiz işlevlerden ve işletmelerden arındırmak için değerlendirilebilecek ilk önlem; İstanbul’a gelmeyi düşünen sanayi kuruluşlarının öncelikle Marmara Bölgesi’nde uygun yerlere yönlendirilmelerinin sağlanmasıdır. Böylece, hem İstanbul’da faaliyette bulunan ancak İstanbul için öngörülen vizyonla uyuşmayan, hem de İstanbul’a yerleşerek ileride faaliyette bulunmak isteyen yatırımcı ve girişimcilere Marmara Bölgesi’nde alternatif mekanlar oluşturulabilecektir”
Planı hazırlayanlar, “İstanbul’u gereksiz işlevlerden ve işletmelerden kurtarmamız gerekiyor” diyor…
Yine onlara göre, gereksiz işletmeler Bursa’ya, Tekirdağ’a, Kocaeli’ne, Bilecik’e ve Sakarya’ya gitmeli…
KARACABEY VE MUSTAFAKEMALPAŞA’YA SANAYİ ÖNGÖRÜLÜYOR Planın 505. sayfasında yer alan Marmara Bölgesi Alansal Gelişme Öngörüsü’ndeki haritaya dikkatinizi çekmek isterim…
İstanbul’dan dağılan kırmızı oklar, sanayi işletmelerini simgeliyor…
Oklar nereye gidiyor?
Bir kısmı, Karacabey ve Mustafakemalpaşa’ya!
Harita çok açık biçimde, İstanbul’daki mevcut sanayi kuruluşlarını veya İstanbul’a gelecek olan sanayi işletmelerini, Karacabey ve Mustafakemalpaşa bölgesine yönlendiriyor!
Haritayla ilgili yapılan yorumda, sanayi kuruluşlarının taşınmasını veya sıçramasını öngördüğü bölgeler, kalkınma koridorları olarak tanımlanıyor ve tampon bölge rolü veriliyor…
Böylelikle İstanbul’un taşıdığı aşırı yüklerin bölge ölçeğine paylaşılması planlanıyor…
İNEGÖL OVA EYLEM PLANI DİKKATE ALINMAMIŞ Marmara Bölgesi için Eksensel Çerçeve Yaklaşımı adı verilen haritada ise İstanbul çıkışlı sanayinin, nerelere ve nasıl dağıtılacağı daha detaylı bir biçimde veriliyor…
Haritanın Bursa’yı ilgilendiren kısmı ise şu:
Bursa il merkezinden, İnegöl-Bozüyük yönünde sanayi önerilmiş.
Ancak İnegöl Ova Eylem Planı, buna izin vermiyor…
Plan hazırlayıcıları, nedense İnegöl Ova Eylem Planı’nı hiç dikkate almıyor…
Yine aynı harita, İzmir ve Eskişehir’e gidecek sanayinin geçiş yeri olarak Bursa’yı öneriyor…
İSTANBUL’UN ÇÖPLÜĞÜ OLUYORUZ Aslında yüzlerce sayfalık planın birçok bölümünde yer alan ifadeler, asıl niyeti açığa çıkarıyor…
Ama, sizleri daha fazla metine boğup konunun özünden uzaklaştırmak istemiyorum…
Tüm bu aktardıklarımız ışığında şunu söyleyebiliriz ki plan, İstanbul’u bir turizm, hizmet, kültür ve finans merkezi haline getirip, başta Bursa Ovası olmak üzere, Marmara’daki tarım topraklarını sanayiye açmayı hedefliyor…
Bunu yaparken de, İstanbul’a yük getiren sanayiyi saydığımız bölgelere taşıyor…
Yani planla, İstanbul’un çöplüğü oluyoruz!
İSTANBUL’U KORUMAK ADINA BURSA FEDA EDİLEMEZ İstanbul Çevre Düzeni Planı’nın Bursa ve Marmara Bölgesi’ne olan etkilerini araştırırken, Bursa Tabip Odası Başkan Dr. Bülent Aslanhan ve Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Füsun Uyanık ile işbirliği yaptık.
Yaklaşık 1 hafta boyuncu, konuyu enine boyuna araştırdık, planın aslına ulaştık…
Konuyla ilgili Bülent Aslanhan ve Füsun Uyanık’ın görüşlerine yarın yer vereceğim…
Ne ilginçtir ki, planın Bursa’ya olan etkilerinden ne Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, ne de İl Genel Meclisi Başkanı Nurettin Avcı’nın haberleri var…
Öyle sanıyorum ki, bugünden sonra haberdar olurlar…
Yine sanıyorum ki, plana en fazla, her fırsatta Bursa’nın tarih ve kültür kenti olması gerektiğini söyleyen Başkan Altepe karşı çıkacaktır…
Konuyla ilgili 2 isimden daha görüş aldım…
Bunlardan biri, Türkiye’nin ünlü mimarlarından Cumhuriyet gazetesi yazarı Oktay Ekinci’ydi…
Tartışmalı planla birlikte Bursa’nın İstanbul’un çöplüğü olacağını söyleyen Ekinci, “Bursa’da ciddi bir kamuoyu oluşturmanız gerekiyor. Yoksa ovanız elden gidecek” dedi…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa adına karar vermesini, saygısızlık olarak niteleyen Ekinci şöyle devam etti:
“Bursa İstanbul’a zarar verecek tesislerin kurulacağı bir il değildir. Tabiatı ve tarihi mekanlarıyla, Bursa korunması gereken bir ildir. Bursa, yaşam değerleri olan bir kenttir. İstanbul’u korumak adına Bursa’yı feda edemeyiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan aldığı yetkiyi kötüye kullanmıştır. Sizin Büyükşehir Belediye Başkanınız aynı zamanda Marmara Boğazlar Birliği’nin de başkanıdır. Bu plana karşı Marmara Boğazlar Birliği de ayağa kalkmalıdır”
Ekinci’nin, bir de önerisi var…
Ekinci, “Eğer İstanbul sanayisinin bir kısmı taşınacaksa, bu bölge Marmara değil, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi olsun. Hem bu Kürt açılımına da çok uygun” diyor…
TEKİRDAĞ AYAĞA KALKMIŞ Planla ilgili diğer görüştüğüm isim ise Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Aysu’ydu…
Aysu, planla birlikte Marmara Bölgesi’nin feda edildiğini, planın yürürlüğe girmesi halinde Trakya ve Bursa ovaları başta olmak üzere, Marmara Bölgesi’nin kaybedileceğini söyledi.
Planı, masa başında alınan karar olarak nitelendiren Aysu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir plan yapmaya yetkisinin olmadığını öne sürdü…
Aysu’nun verdiği bilgiye göre, Trakya’da 100’ü aşkın sivil toplum kuruluşu, plana karşı çetin bir mücadeleye başlamış bile.
Çünkü, Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı’nda revizyonlara gidilerek, İstanbul Çevre Düzeni Planı ile uyumlaştırılmaya çalışılıyormuş…
Görüşler böyle…
Öyle anlaşılıyor ki, Bursa gündemi, önümüzdeki günlerde kentin geleceğini yakından ilgilendiren bu konuya odaklanacaktır…
Biz ise, konuyu yakından takip etmeye devam edeceğiz…
KONUYLA İLGİLİ NECATİ KARTAL'IN YAZISI:
Sormadan adımıza karar vermişler. Peki tavrımız ne olacak? '