23 bin firmaya dövizle borçlanma yasağı
Şimşek, ABD'de görülen Zarrab davasında sadece bir kamu bankası ile ilgili bilgi talebinde bulunulduğu aktardı. Şimşek, vergi reformu taslağının hazır olduğunu kaydederek, işe alımları ve işten çıkarmaların ise kolaylaştırılacağını belirtti. Türkiye ekonomisinin geleceğinin parlak olduğuna işaret eden Şimşek "Yapısal reformlarla şoklara karşı dayanıklılığı artırabileceğimiz dönemdeyiz" dedİ
EKONOMİ , 06 Aralık 2017 Çarşamba, 11:16
23 bin firmaya dövizle borçlanma yasağı

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın katılımıyla yapılan Finans Forumu, Swiss Otel'de başladı.

BİRİKEN PARA 75 MİLYAR LİRA

Türkiye Sigortalar Birliği BES Başkanı ve Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Uğur Erkan:
"Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi var. Birinci aşama dediğimiz daha sonra 2003'te başlayan gönüllü üçüncü basamak sistemler var. İkinci basamak bir anlamda atlanmıştı Türkiye'de. İş yeri bazlı emeklilik yani. Türkiye'de vardı ama kapsamı dardı. Belli kurumlarda yoğunlaşıyordu. Ama yaygın değildi. Bunun topluma yaygınlaşması önemliydi. Dolayısıyla 2003 yılında BES başladı. Türkiye'de 2013 yılına kadar 3 milyon kişiye geldikten sonra devlet katkısının hayata geçmesiyle hızlı bir ivmelenmeyle gelişmeyi arttırdık. Bugün 7 milyon katılımcı var üçüncü basamak sistemde. Birikmiş para da 75 milyar lira seviyesinde. Önemli bir gelişme. Bu sistem daha önceden olsa, milli gelire oranı buradaki paranın daha makul seviyelere gelebilirdi. Bu sistemde tasarruf yapanlar her yıl katkı yapmaya devam ediyorlar. Hem ülke için hem kendileri için çok önemli. Bizim eksikliğimiz ikinci basamağında hızla hayata geçirilmesidir."

BANKALAR BU KADAR RAHAT KREDİYİ SİGORTA SAYESİNDE VERİYOR

Türkiye Finans Forumu'nda "Sigortacılığın Ekonomiye Katkısı ve Sektördeki Son Gelişmeler" başlıklı Sigorta ve Bireysel Emeklilik Oturumu düzenleniyor. Moderatör Noyan Doğan, sigortacılığın ekonomiye katkısı sorusunu yöneltti.Türkiye Sigortalar Birliği Başkanı ve Eureko Sigorta CEO'su Can Akın Çağlar şöyle yanıtladı:
"Sigortacılık Türk ekonomisinin sürdürülebilir olması açısından önemli. Sigortacılık sektörü olmasa bankacılık sektörü elini rahat hissedemeyebilir. Kredi verirken arkasında sigorta olup olmadığı sorgulanır. 90 trilyon lira civarında güvence sağladık. Son derece başarılı iki konu DASK gibi kamunun üstündeki yükü olan bir kurumumuz var. TARSİM gibi kuraklık ve dolu durumunda hükümetin kapısına dayanırdı çiftçiler. Bunlara bakılınca ekonomiye 10'larca katkısı var. Biz çok ciddi risk yönetim birikimine sahibiz. Bunu reel sektörümüze sunmak istiyoruz. Yerel şirketlerimiz onlarca yıllık tecrübe ile riski yönetmeyi becermiş kurumlar."

REFORMLARLA ÇÖZECEĞİZ
Tüm bu reformların arka planı, cari açık, tasarrufla, enerjiye dışa bağımlılıkla, enflasyon, verimlilik rekabet ortamı, para politikası ile ilişkili. Tüm bunları çözmek için reform gündemi var. Şoklara karşı hala dayanıklıyız belki lira o kadar dayanıklı değil ama reel ekonomi gerçekten reel sektör bu işi başarıyla götürüyor. Biz de zamanında doğru tedbirleri devreye sokuyoruz. Makro ihtiyati çerçeveyle para politikasında daha sade net duruş ve yapısal reformlarla bu sorunları da yönetmeye devam edeceğiz ama esasen köklü bir şekilde çözeceğiz.

VERGİ REFORMU TASLAĞI HAZIR

Vergi tabanımız dar, gelir ve kurumların milli gelire oranı yüzde 6 civarı burada bir reform ihtiyacı var ve taslağı var dolaylı vergilere bağımlılık yüksek bu reform önemli. Harcamalarda katılık var.

İŞE ALMAYI ÇIKARMAYI KOLAYLAŞTIRIRSAK İSTİHDAM ARTAR

Düşük istihdam sorunumuz var bizim, yüzde 51'i çalışıyor. Katılım oranı kadınlarda oldukça düşük. Temel sorunlarımız işe almak çıkarmak çok maliyetli bu kadar basit. Türkiye haftalık çalışma saati itibariyle en yüksek ülke. Demek ki Türkiye'de işe almanın çıkarmanın maliyeti düşük olsa girişimciler fazla mesai modeli yerine girişimciler daha çok eleman çalıştırmayı tercih eder istihdam oranı hızla artabilirdi.

Kısmı zamanlı istihdam düşük çünkü genç nüfusumuz ve kadınlar arasında istihdam düşük bu sayede artabilir. Katılıklar anlamında OECD endeksi en katı iş gücü piyasası rejimine biz sahibiz. Kadınların katılım oranı hızla artıyor sevindirici gelişme. Geçen yıl önemli adımlar attık yarı zamanlı çalışmanın önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyoruz.

ÇOK KAPSAMLI REFORM İLK ÇEYREKTE

Çok kapsamlı reform geldi okeylendi o reformun 1. Çeyrek itibariyle hayata geçmesini düşünüyoruz. İcra iflastan tutun inşaat izinlerine kadar süreçleri maliyeti azaltan bir reform. Böylece Dünya Bankası'nın iş yapma endeksinde yukarı sıralara sanırım 30 seviyelerine çıkabileceğiz. Bugün Türkiye'nin çektiği doğrudan yatırımın iki katını çekebilir. Küresel sermaye firmalarında önemli artış var çok kapsamlı toptancı bir yaklaşımla reform geliyor ben bile heyecanlandım. Bu reformla birlikte yatırım ortamı çok daha iyileşecek.

23 BİN FİRMAYA DÖVİZLE BORÇLANMA YASAĞI GELİYOR

Reel sektör ciddi döviz açığına sahip bir yıl vadeye baktığınızda bir yıllık vadede reel sektörün döviz varlıkları döviz yükümlülüklerinden 7.3 milyar dolar daha fazla kısa vadede şu anlama gelmiyor bazı şirketlerin yükümlülüğü bazılarının varlığı var ama sistemin geneli açısından bakınca 1 yıllık bir perspektifle genel anlamda bilanço etkisi sınırlı olur. Reel kurdaki liradaki değer kaybı ve oynaklık reel sektör için endişe kaynağı ondan dolayı zaman zaman bu oynaklığın reel sektör döviz talebi nedeniyle abartılı şekilde piyasalarımızda yaşandığını söyleyebiliriz.

Çok yakında Türkiye'de önemli bir yapısal reform yapacağız. 25 bin şirketin döviz yükümlülüğü var bunun 23 bini döviz yükümlülüğü 15 milyon dolar altında bunlar nispeten küçük ve orta ölçekli şirketler. Toplam döviz 23 bin şirketin yükümlülükteki payı yüzde 16 civarı. 2000 büyük firmanın ise payı yüzde 84 civarı. Biz ilk aşamada 2 bin firmaya ilişkin veri toplamanın yasal altyapısını bu hafta oluşturduk. Bir çerçeve oluşturacağız bu küçük ve orta ölçeklilere biz doğrudan doğruya sınırlama getireceğiz.

Niyetimiz şu hane halkında aldığımız tedbiri alacağız. Birkaç istisna makine teçhizat ithalat için istisna olacak. Kamu özel sektör projeleri var bir takım o istisnalar olacak ama genel anlamda sınırlamaya gideceğiz.

KUR GELİŞMELERİ HANE HALKINI OLUMLU ETKİLEDİ

Bankacılık sektörü bilanço dışı ve içi kalemler itibariyle nötr bir döviz pozisyonuna sahip. Dolaylı olarak kur etkisi bilançoyu bir miktar etkilemesini beklersiniz.

Döviz kredilerinde problemli döviz kredilerinin oranı yüzde 1 genel anlamda baktığında yüzde 3. Bankacılık sistemi bu portföyü iyi yönetmiştir. Hane halkının kur gelişmelerinde olsa olsa olumlu etkilendiğini söyleyebilirsiniz.,

GEREKEN DESTEĞİ SAĞLARIZ

Şimşek, Zarrab davasıyla ilgili şu ifadelerde bulundu;

Davanın sadece bilinen kamu bankası dışında orada da net olarak bu bankacılık sektörü ülkemiz için çok kritik. Bu belirsizlik ve etkisi bankaların kendi basiretsizliğinden kaynaklanmıyor. Sistem açısından. Sistem normal işini yapıyor belirsizlik etkilerse tabii ki biz gereken desteği sağlarız.

UZUN VADELİ GELECEĞİ PARLAK OLAN EKONOMİDEN BAHSEDİYORUZ

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek şöyle konuştu:

Finans piyasaları açısından oynaklığın yüksek olduğu dönemlerden geçiyoruz. Temellere inmek lazım. Başlık olarak şoklara dayanıklılığı alıyorum ki öyle bir dönemden geçiyoruz ki şoklar var bir sürü dayanıklılık önemlidir.

2000'lerin başında yapılan reformlarla temeller epey sağlamlaşmış şu an enflasyon, işsizlik, cari açık gibi temel sorunların olduğu ancak tüm bunlara rağmen uzun vadeli geleceği parlak olan ekonomiden bahsediyoruz. Yapısal reformlarla şoklara karşı dayanıklılığı artırabileceğimiz dönemdeyiz. Strese şoklara tepki veriyor.

Son 15 yılda bir çok dış şok yaşadı ülkemiz. Türkiye'deki OHAL durumu dünyadaki algısı Türkiye'nin verdiği tepkiler başına gelenlerle yakından ilgili durup dururken bu noktalara gelinmedi. Burada algı son dönemde bozuldu. Bu da gerçekliği kısmen etkiliyor.

Bizim gerçekliğimiz algımız kadar kötü değil arzuladığımız kadar da iyi değil. Bunu değiştirmek için reform dönemi.

HARCAMA KESİNTİLERİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ

Şimşek konuşmasının devamında şunları söyledi:

Kamu kesimi açıkları makul düzeyde hatta düşük sayılır. Kamunun borç yükü de nispeten düşük. Yüzde 28.5'e ulaşacak milli gelire oranı gelişmekte olan ülkelerde yüzde 40 civarı. Zemin kaybediyor mu evet darbe girişiminden sonra reel ekonomi toparlasın diye biz önemli ölçüde maliye politikasını kullandık açığı bir miktar yükseltti.

Önümüzdeki döneme ilişkin kalıcı şok yaşamamak ham cari açık hem bütçe açığı olmasın diye döngü karşıtı maliye politikası uygulamaya koyduk. Harcama kesintileri üzerinde çalışıyoruz.Sermaye yeterlilik oranı basel 3'ü bile baz alsanız oldukça güçlü bankacılık sektöründe.

Önemli bir şok yaşasanız dahi sermayeniz bu şoku kaldırabilir. Aktif kalitesinin son derece yüksek olduğunu, bankalarımız güçlü teminat olmadan kredi vermiyorlar aktif kalitesi yüksek. Kaldıraç oranı makul hatta düşük sayılır. Karlılık da makul düzeyde.

Özkaynak karlılığı yüzde 14'ün biraz üzerinde. Sermaye enflasyonu bugün itibariyle enflasyona karşı reel değerini koruyor.

NEGATİF HAVAYI POZİTİFE ÇEVİRMELİYİZ

Metal Yapı Konut Genel Müdürü Akın Karali, "Türkiye Finans Forumu'na ana sponsor olmaktan onur duyuyoruz. 6 milyar TL yatırımımız bulunuyor. Yıl bitmeden yine ülkemizin en önemli işlerinden Mersin Taşucu Limanı Özelleştirmesi'ne talip olduk ve aldık. Bizler özellikle 2017 yılında yaşanan ekonomik durumun tersine 2018 yılında planlarımıza devam ederek yılı en iyi şekilde geçirmek istiyoruz. Ülkemize güveniyor ve buna göre hareket ediyoruz. Ülke ekonomisiyle birlikte bizim sektörü etkileyen diğer konu dövizdeki artış. Dövizdeki artışla birlikte bu tür forumlar bilginin yanında motivasyon verecek. Ülke ekonomisinde dolar kuru bugünlere yakındı ve şu anda algı operasyonu yapılıyor. BU tür forumlar bu algıyı yönetmekte faydalı olacaktır. Negatif havayı pozitife çevirmeliyiz" diye konuştu.

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila, Türkiye finans kesimindeki sağlam yapının korunması gerektiğini vurgulayarak bu yapı sıkıntıya girerse reel sektörün de zora gireceğini belirtti.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR