AB ile düzenlenen diyalog toplantısı sonrası flaş mesajlar
Türkiye ile AB arasında gerçekleşen toplantının ardından basın açıklaması yapıldı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu "İlişkilerimizde sorunlar var. Ve bunlar da gizli değil." açıklamasına bulundu
GÜNDEM , 25 Temmuz 2017 Salı, 18:52
AB ile düzenlenen diyalog toplantısı sonrası flaş mesajlar

AB ile siyasi diyalog toplantısı sonrasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB Bakanı Ömer Çelik, AB Dışilişkiler Komiseri Federico Mogherini ve AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn ortak açıklama yaptı.

Açıklamalardan satırbaşları şu şekilde:

Mevlüt Çavuşoğlu:

Katar krizinin çözümünde Mogherini'nin faydası olmuştur. Kendisine teşekkür ediyoruz. Keza Musul'un DEAŞ'tan çözülmesi yetmez, Irak'ın başka sorunları da var. Diğer taraftan Libya'da sıkıntılar var. Libya'yı desteklememiz var. İsrail konusunda bizlerin yoğun gayretleri var. Durumun bir an önce normalleşmesi gerekiyor. Önümüzdeki hafta İslam İşbirliği toplantısını İstanbul'da gerçekleştireceğiz.

İlişkilerimizde sorunlar var. Ve bunlar da gizli değil. Türkiye'de demokratik muhalefetle teröristleri bir tutmamak gerekiyor. Demokratik muhalefetle teröristlere silah taşıyanları bir tutarsak halkın iradesine de saygı duymamış olabiliriz. Gazeteci kimliğine sahip olmak her türlü suçu işlemeyi meşru göstermez. Hain darbe girişimine destek veren kim olursa olsun, hepsi aynıdır. Gerçek demokratik muhalefetle, teröre destek verenleri ayırt etmezsek sorun orada başlar. Bu konularda her türlü bilgiyi AB'ye vermeye hazırız. Avrupa Konseyi'nin tavsiyelerini yerine getiriyoruz. OHAL komisyonunu kurduk. Bu tip mekanizmalarla birlikte, AB ile uyumlu bir şekilde çalışmak istiyoruz.

Johannes Hahn:

AB, istikrar sahibi ve demokratik bir Türkiye ile işbirliği yapmayı her zaman istemektedir. Başarılı ve demokratik bir i Bu işbirliği iki taraf için de olumludur. Uluslararası arenada güçlerimizi nasıl birleştiririz konusunu ele aldık.

Demokrasi, temel haklar ve özgürlükler, medya özgürlüğü AB için temeldir. Bugün, çok sayıda gazetecininin, yazarın, hukukçunun ve insan hakları savunucusunun hapiste olmasından duyduğumuz kaygıyı dile getirmek istiyorum. İfade özgürlüğü demokrasinin temel unsurlarından biridir.

Mülteci krizinde insanların hayatını kurtardık. Mültecilerin Türkiye'deki durumuyla yakından ilgileniyoruz. Türkiye'nin çabaları takdire şayan. Şu ana kadar belli tahahhütlerde bulunduk. 2.9 milyar avroluk bir miktar var. 49 tane somut proje 1.6 milyar avroyla şu ana kadar desteklendi. Bütün fonları yıl sonuna kadar mobilize edeceğiz. Vize serbestliği konusunda, Türkiye geriye kalan 5 maddeyi tamamladığı zaman biz de sözümüzü tutacağız. Toplam 72 madde vardı biliyorsunuz.

Sağlam bir potansiyelimiz mevcut ama demokrasi , temel hak ve özgürlükler konusunda Türkiye'de bir geriye dönüş görüyoruz.

Ömer Çelik:

Küresel olarak gündemde olan bütün konuları konuştuk. Karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Sayın Mogherini'yi Mescid-i Aksa konusundaki hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ettim.

Aramızda sorunlar olduğu açık ancak bu çözüm aramaya engel değil. Bugün aramızdaki diyaloğun yeni bir zemini var. 1 yıl içerisinde birçok diyaloğu gerçekleştireceğiz. Enerji, terörle mücadele gibi konularda bu diyaloglar sürecek. Ancak Türkiye-AB ilişkilerinin omurgası katılım müzakereleridir. Bu bir kenara bırakılarak diğer konular görüşülemez.

İfade özgürlüğü, hukuk devleti gibi konularda görüşlerimizi paylaşıyoruz. Bu konuda yapıcı diyaloglar geliştiriyoruz. AB son derece önemli bir birlik. Sorunların çözümü için çok önemli mekanizmaları var. Türkiye ile sorunların giderilmesi için kullanılması gereken mekanizmada fasılların açılmasıdır. 23. ve 24. fasıllar açılmalıdır. Bu çerçevede biz her zeminde bu konuları konuşmaya hazır olduğumuzu söylüyoruz. Kıbrıs konusunda Türkiye'nin tavrı görülmüştür. Bu nedenle Güney Kıbrıs'ın 5 fasılın açılmasını tek taraflı engellemesinin önüne geçilmelidir.

Liderler düzeyinde bir Türkiye-AB zirvesi yapılmalıdır. Geçmiş zamanda müzakereler kesilsin gibi sesler yükseldi. Bu vizyonsuz bir yaklaşımdır. İki tarafa da faydası yoktur. Başta Fransa olmak üzere seçimlerden AB yanlısı iktidarların çıkmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu ortak geleceğimizdir. Aldığımız önemli bir karar var. Bir sonraki zirve Adana'da olacak. Bir sonraki ise Roma'da.

Johannes Hahn:

Biz darbe girişimini kınadık. Birlikte çalışmaya devam ettik. Başarısız darbe girişimi üye ülkeler arasında kaygıya neden oldu. Yeni fasılların açılması mümkün değil diye düşündü bazı ülkeler. Bu yıl referandum yapıldı. Uluslararası camia belli kaygılar taşımakta. Bazı anayasa değişiklikleri ile ilgili endişeler bunlar. Malta'da bunu dile getirdik. Bu tip tartışmaları devam ettirmeliyiz ki bir çözüme kavuşalım. Biz konsey olarak devam etmek istiyoruz.

Mevlüt Çavuşoğlu:

Türkiye ile AB arasına diyalogun olması her konuda hem fikir olduğumuz anlamına gelmez. Farklı düşünceler içinde olabiliriz. Kaldı ki AB üyesi ülkelerle farklı sorunlar yaşayabiliriz. Bir ülke ile sorun yaşamak AB'yi eleştirmek anlamına gelmez. Referandum zamanında benim uçuş iznim iptal edildi. Bu hangi AB değeri ile bağdaşabilir? Nerede kaldı standartlar? Son zamanlarda iki gazeteciyi sınırdışı ettik. İkisi de casusluk yapmaktan yakalandı. Askeri üslerin fotoğraflarını Irak ile paylaştı. Ülkeler rica etti gönderdik. Son zamanlarda moda bu. Yakalanınca kıyamet kopuyor.

Bu örgütün (Uluslararası Af Örgütü) başındaki Taner Kılıç, FETÖ'nün, yani bizdeki darbe girişiminde bulunan FETÖ'nün, FETÖ üyelerinin kullandığı Bylock programını kullanmış telefonda ve buradan da FETÖ'nün yurt dışındaki üyeleriyle, üst düzey yöneticileriyle görüşme yapmış. Bunun tutuklanması, Türkiye'nin Uluslararası Af Örgütüne karşı olduğu anlamına gelmez, şahısla ilgilidir.

Bizim siyasetçi olarak yapabileceğimiz soruşturmanın hızlanmasını istemek.Tedbir almayıp ne yapacağzı? Bugüne kadar neden özgürce çalıştı? FETÖ gibi örgütleri terör örgütü olarak görüyoruz. AB bunu bir terör örgütü olarak görmediği için attığımız her adımı hukuka aykırı olarak görüyor. Biz bir şeyin altına imza atıyorsak onun yükümlülüklerini yerine getiriyoruz.

Ömer Çelik:

Sayın Cumhurbaşkanı açıklama yapınca bunu neden yaptığını görmeliyiz. Hiçbir açıklama tek başına yapılmadı. Karşı tarafın açıklamalarına cevaptır. O açıklamaya cevap teşkil eden açıklamalara bakmak lazım. Gereken saygı gösterilmezse Sayın Cumhurbaşkanımızn Türkiye'nin çıkarlarını korumak ödevidir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR