Adile Naşit'in bilinmeyen trajedisi
"Perde açılmadan önce gelen bir haber Adile Naşit’e hayatının en acı dakikalarını yaşatmıştı. Ama buna rağmen sahnedeydi Hafize Ana..."
GÜNDEM , 16 Haziran 2014 Pazartesi, 16:44
Adile Naşit'in bilinmeyen trajedisi

Salon her zaman olduğu gibi yine kahkahadan kırılıyordu. Sahnedeki üç usta Gönül Ülkü, Gazanfer Özcan ve Adile Naşit formlarının zirvesindeydi o gece...

Ama Gazanfer Bey ve Gönül Hanım arasında seyircinin farkına varmadığı bir durum yaşanıyordu.

İkisi de tüm profesyonelliklerine rağmen Adile ‘anne’ ile göz göze gelmekten kaçınıyorlardı.

Oynanan komediye rağmen aslında sahnede büyük bir trajedi yaşanıyordu.
Perde açılmadan önce gelen bir haber Adile Naşit’e hayatının en acı dakikalarını yaşatmıştı. Ama buna rağmen sahnedeydi Hafize Ana...
Adile Naşit’i can evinden vuran bu haber İzmir turnesinde gelmişti.

Naşit’in 14 yaşındaki oğlu, Ahmet kalp rahatsızlığı yüzünden hayatını kaybetmişti.

Kaderin garip bir cilvesi olarak oğlunun öldüğünü öğrendiği 17 Haziran gecesi, aynı zamanda Adile Naşit’in doğumgünüydü. O geceden sonra bir daha asla doğumgününü kutlamadı.

Naşit, hayatının son gününe kadar gencecik yaşta kaybettiği oğlunun resmini evinin baş köşesinden hiç indirmedi.

Ama tek çocuğunu alan kader, yıllar sonra ona milyonlarca çocuğun sevgisini bağışlayacaktı. Bütün çocuklar onun ‘kuzucuklarıydı’ artık.

İkinci darbe yine İzmir’de, yine bir tiyatro sahnesinde geldi.
Bu kez oyunun adı ‘Sezen Aksu Aile Gazinosu’ydu. Başta Sezen olmak üzere bütün oyuncu arkadaşları ilk perdenin sonunda acı haberi almışlar ama ondan saklamışlardı.

Sahneden indikten sonra durumu açıklamak bu kez Sezen’e düştü. Adile Naşit’in 32 yıllık eşi Ziya Keskiner, İstanbul’da hayata veda etmişti.

Aradan yıllar geçti... Adile Naşit’e kanser teşhisi konduğu zaman yine yanında Sezen vardı.
Erol Simavi onun için Paris’te bir hastanede yer ayırtmıştı. Uçak korkusu olan Adile Anne, bütün o yolu arabayla gidecekti.

Sezen de Paris’teki tedavi süresince Adile Ablası’nın yanından hiç ayrılmadı.

Hastalığının son günlerine kadar film setlerinden kopmadı Adile Naşit...

Son filmindeki rol arkadaşı Canan Perver onunla ilgili bir anısını şöyle anlatır:
“Adile Abla, genellikle komedilerde oynadığı için hiçbir filminde ölmemişti. Ama o filmde ölmesi gerekiyordu. Bu arada kanser bütün vucüdünü sarmış; birkaç aylık ömrü kalmıştı. Biliyordu öleceğini. Çekim aralarında sık sık ‘Acaba bu filmi bitirebilecek miyim?’ diye sorardı. Sıra o sahneye geldiği zaman gözyaşları içinde öylesine dokunaklı oynadı ki sanki ölümün provasını yapıyordu. Son repliği de şuydu: Sevenlerim beni hep gülerek ve neşeyle hatırlasın.”

Dilediğin oldu Adile Anne... Sen, eşin ve biricik oğlun ile aynı mezarı paylaşırken biz senin göbeğini hoplata hoplata attığın kahkahalarını ve o gülen gözlerini hiç unutmadık...

hürriyet-izzet çapa

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR