AK Parti MYK toplantısı sonrasında önemli açıklamalar
AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında başladı. Toplantıyla ilgili açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ittifak konusunda, " Önce heyetler arasında görüşme gerçekleşecek. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Devlet Bahçeli bir araya gelecek" ifadelerini kullandı.
GÜNDEM , 02 Ekim 2018 Salı, 19:21
AK Parti MYK toplantısı sonrasında önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamasının satır başları şöyle;

- Cumhurbaşkanımızın, genel başkanımızın BM toplantısında verdiği dünya 5'ten büyüktür ifadesi büyük bir ilgi gördüğü, toplantı salonunda açık bir şekilde gördük.

- İklili görüşmelerde bu görüşe katıldıklarını söyleyenler bununla ilgili analizlerini paylaşanlar maalesef dışarıda açıkladıkları şekilde ortaya koyarmıyorlar.

- Yeni arayışlar içinde model ortaya koyabilen bir ülke olarak öne çıkıyoruz.

- Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu tablonun BM'de ilgi gördüğünü görüyoruz.

- Başkan Trump'ın mesajlarına salonun verdiği tepkiyi gördünüz. Her tarafla konuşabilen her tarafla ilişkisini sürdürebilen Türkiye konumunu sürdürmeye devam ediyor.

(ALMANYA ZİYARETİ) Almanya ile bir süredir sorunlar yaşıyoruz. Bu sorunları aşmak için çeşitli yollar bulmaya çalışıyoruz. MAsadan kalkmak gibi bir anlayışımız yok. Masada diplomasinin bütün yollarını kullanırız. Almanya'da aramızdaki sorunların çözülmesi açısından bu ziyaretin arzulanan amacına ulaştığını ifade edebiliriz. Alman basınından çıkan bazı ifadeleri gördüğümüz zaman bu bizim yaptığımız ziyaret mi diye sorasım geldi. Bu ziyaretin sonuçlarını olumsuz bir şekilde ifade eden makaleler gördük. Hepsini kastetmiyorum tabii. Gerçek gazetecilik görevini yapanlara teşekkür ediyoruz. Belli yayın organları tarafından ısrarla sürdürülen tablonun devam ettiğini görüyoruz. Esasında Türkiye ve Avrupa arasındaki yakınlaşmanın bir kere daha gerekli olduğunu ortaya koyuyor. Tabii bunu yapıyorlar, yaptıktan sonra da analiz edemiyorlar. Türkiye düşmanlığı, islam düşmanlığı yapıyorlar. Sonra diyorlar ki neden aşırı sağ yükseliyor. Daha önce de söyledim Avrupa'nın DEAŞ'ı aşırı sağdır.

(KÖLN'DEKİ CAMİ) Hepiniz görmüşsünüzdür mimarisiyle özel bir yapıya sahip, dışarıdan bakıldığında son derece estetik bir görüntüye sahip estetik duyguya katkı sağlayan bir mimari ortaya çıkmış durumda. İşte bu caminin yapılmasına katkı sağlayanlar dışlandı gibisinden yayınlar yapıyorlar. DİTİB'i dışlıyorlar. Destek olanlara teşekkürler edildi, bunlar da açılışa davet edildi. Eyalet Başbakanı'nı bizzat Cumhurbaşkanımız davet etti. Belediye Başkanı da, siz de gelin konuşun dedi. Eyalet Başkanı ve belediye başkanlarına teşekkür edilmiştir. Cumhurbaşkanımızın Köln'de verdiği mesajların çok önemli olduğunu söylüyoruz. Dünyada DEAŞ'a sesini en yüksek çıkartan kişinin Cumhurbaşkanımız olduğunu görüyoruz. DEAŞ'ın İslam ile alakası olmadığını çok açıkça belirtti, etkili mesajlar verdi. Son derece etkili mesajlardan biri de kadınların camilerden uzaklaştırılmasının doğru olmadığına dair verdiği mesajlardır.

SORU CEVAP

(AF TEKLİFİ) Bu dediğiniz gibi Ak Parti'deki hukukla ilgili arkadaşlarımız da çalışma yapıyorlar. Tabii biz bu konuyla ilgili çeşitli isimler konuluyor. Artık içeriye bakmak gerekiyor. Nihayetinde TBMM'ye gelmiş tasarıdır. Partideki çalışma ve değerlendirme tamamlanmamıştır, son aşamasındayız ama tam bir nokta koyulmamıştır.

(AB'NİN KESİNTİ KARARI) İdeolojik fanatizm AP'yi kıskacı altına almaktadır. İnsanda biraz yüz kızarması olur. Demokrasi konusundaki dayanışmadan da vazgeçtik artık. Bu kesinti toplam bütçede hiçbir şey ifade etmez.

(MCKINSEY TARTIŞMASI) Şimdi ondan önce dikkatimizi çeken bir şey oldu. BM toplantısında Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanımızın Kudüs'ten bahsetmediğini sölüyor. İsrail'deki gazete bile Kudüs'e Filistinlilere sahip çıktığına dair haber yaptı. Ama bu mesajlar Kılıçdaroğlu'na ulaşmıyor. En temel konularda bile yanlış bilgiler üreten bir genel başkanla karşı karşıyayız. Görüş almak başka bir şeydir. Yerli ve yabancı pek çok kurumdan görüş alınmaktadır. Görüş almak başka bir şeydir. Bu kurumlara icra vermek başka bir şeydir. Şimdi dolayısıyla burada enterasan bir şey olmuş. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ezanımızı bayramımıza saldıranlar konusunda böyle bir hassasiyet durumuna gelmesi sevindiri. Ama diyor ki bu dediklerinden para istediklerini millete nasıl anlatacaksınız. Arkadaşlar kim kimden para istiyor? Dünyanın bütün ülkeleri kendi ülkesine yatırım çekmeye çalışıyor. Türkiye de bunu yapıyor. Devletin mali bilgileri Türkiye Cuımhuriyeti'nin kasasındadır. Yerli ve yabancı birçok kurumdan bilgi aldıktan sonra siyasi irade olarak uygun politakları belirlersiniz ve icratı gerçekleştirirsiniz. Yaşadığımız krizin sorumlusu dış güçler mi diyor. Hiç gazete okumuyor mu? ABD Başkanı'nın sözlerini, açıklamalarını, Twitlerini görmüyor mu? Yüzlerce haber çıkıyor, Türkiye'nin nasıl direnç gösterdiği konuşuluyor, görümüyor mu? Doları saldırı aracı olarak kullanması sonucunda dünyadaki kendi para birimiyle hareket etme, ticaret yapma eğilimini görmüyor mu? Haberi yok mu?"

Danışmanlık firmalarıyla ilgili sahte bir emperyalizm teorisi çıkardığı için Kılıçdaroğlu'nun iki konuda danışmanlık firması gerekiyor. Birincisi seçim nasıl kazanılır, ikincisi de bir sosyal demokrat parti nasıl olur konusunda danışmanlık firmasından fayda alması gerekiyor. Eğer seçim nasıl kazanılır konusunda yardım alırlarsa söz veriyorum onları eleştirmeyeceğim. Yeter ki gerçek bir sosyal demokrat olsunlar. Yeter ki iyi siyaset yapmayı öğrensinler.

(ERDOĞAN VE BAHÇELİ GÖRÜŞME TARİHİ) Bunla ilgili takvimi açıkladım size. Kendi seyri içinde devam ediyor. Birincisi demiştim ki heyetler arasında görüşmeler gerçekleşecek sonra Sayın Genel Başkanımız ve Sayın Bahçeli bir araya gelecek. Her şey doğal seyrinde akmaya devam ediyor. AK Parti, her seçim bölgesinde seçime girecek şekilde hazırlıklarını sürdürüyor.

Sayın Bahçeli ile Sayın Cumhurbaşkanımız her an bir araya gelebilir. Ama bu meselenin olgunlaştırmasıyla ilgili takvim heyetler bir araya gelecek. Ama bu çalışma devam ederken de bir araya gelebilirler.

(SURİYELİLERİN EVE DÖNMESİ) "Onur duymamız gereken konulardan biri budur. 3.5 milyon mülteci barındırıyoruz, bir sistematik ırkçılık olmamıştır. Avrupa'da aşırı ırkçılar bu konudan dolayı Meclis'e bile girdi. Biz bununla gurur duymalıyız, onur duyuyoruz. Bizden sonraki nesiller de gurur duyacak yaptıklarımızla. 2015'te Akdeniz'e 7 bin kişi açılıyordu bir günde. Şimdi yapılan anlaşmalarla 30 kişiye düştü bu durum. Tabi ki Suriye'de istikrar sağlansın, bunlar yerine dönsün. Fırat Kalkanı ve Afrin Harekatı'ndan sonra dönenler oldu. Güvenli ortamlar oluşturulmadan milletimiz ev sahipliği yapmaya, ekmeğini, çorbasını bölüşmeye devam edecektir. Özellikle siyasilerin Suriyeliler gitsinler şeklinde konuşmaması, buna dikkat etmesi gerekir. Toplumu marjinalleştirmemek lazım. Arzumuz Suriye'de terörün olmadığı bölgeler oluşsun, oralara dönsünler."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR