Akil İnsanlar'ın maaş isyanı!
Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölgesi Grup Sekreteri Levent Korkut ve Marmara Bölgesi Grup Üyesi Yücel Sayman, barış sürecini anlatmak üzere, Doğu ve Güneydoğulu tarım işçilerin yaşadığı Yenişehir Çardakköy mevkiine geldi. Yaklaşık 300 çadır bulunan ve binin üzerinde insanın yaşadığı Çadırkent’e gelen Levent Korkut ve Yücel Sayman, çözüm sürecinden çok, Çadırkentte yaşayan vatandaşların sorunlarını dinledi.
BURSA , 17 Mayıs 2013 Cuma, 10:13
Akil İnsanlar'ın maaş isyanı!

Çoğunluğunu Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Gaziantepli vatandaşların oluşturduğu Çadırkent’e giden Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölgesi Grup Sekreteri Levent Korkut ve Marmara Bölgesi Grup Üyesi Yücel Sayman’ı tarım işçileri ve aileleri sıcak bir şekilde karşıladı. İlk olarak tarım işçilerinin yaşadığı çadırları ve çadırların etrafını gezen Korkut ve Sayman, vatandaşların sorunlarını dinledi. Tarım işçileri Korkut ve Sayman’a, karşı karşıya kaldıkları sorunlarını aktardılar. Tarım işçileri en büyük sorunlarının, su, banyo, tuvalet, çevre düzenlemesi ve çocuklarının okula gidip gelirken yaşadığı servis sorunu olduğunu belirttiler. Çadırkent’te yaşayan tarım işçilerinin sorunlarını dinleyen Levent Korkut ve Yücel Sayman da, vatandaşların yaşadığı sorunlarla ilgilenme sözü verdiler.

ÇADIRKENT’TE YAŞAYAN VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİLER

Son olarak çadırkentte yaşayan insanlarla bir toplantı gerçekleştiren Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölgesi Grup Sekreteri Levent Korkut ve Marmara Bölgesi Grup Üyesi Yücel Sayman, toplantıda ilk olarak Çadırkent’te yaşayan insanlara söz verdiler. Şartların çok ağır olduğunu vurgulayan tarım işçileri ve aileleri, barış sürecinden duydukları mutlulukları da dile getirdiler. Çadırkent’te yaşayan herkes sözleşmişçesine 'Barış istiyoruz' derken, kimsenin ölmesini istemediklerini kaydettiler.

GÖRDÜĞÜMÜZ DURUM İNSANİ BİR DURUM DEĞİL

Burada gördüğümüz durum hiç insani değil diyen Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölgesi Grup Sekreteri Levent Korkut, “Ancak bu durumla sadece burada karşılaşmıyoruz. Mersin’e gidiyoruz orada karşılaşıyoruz, İzmir’e gidiyoruz aynı durumla yine karşılaşıyoruz. Güneydoğudaki alanların boşaltılması sanki sorunu çözer gibi algılandı, ancak durumu daha da zorlaştırdı. İnsanlar topraklarından, yurtlarından, evlerinden oldular. İnsanlar kendi ailelerini geçindirebilecek düzeyde idiler. Temel görevimiz bunu yeniden yapılaştırmak olmalı. Şahsi olarak değil, devlet olarak söylüyorum. Yeniden yapılandırma yaraları sarmadan olmaz. Kimler mağdur olmuşsa onların mağduriyeti giderilmeli. Barış sadece silahların susması değildir. Silahlar neden konuştu onu bulmalıyız. Boş yere mi oldu, onu düşünmeliyiz. Bir daha olmaması için ne yapmalıyız onun çaresini bulmalıyız. Bunu bulamazsak çatışmanın yeniden başlayacağını görmeliyiz. Silah susması aslında fırsattır. Umarım gelecek bu durumu görmeyiz. Bu politikalar hızlıca oluşur. Çok basit şeylerle çok önemli şeyler sağlanabilir. Birçok alan geri dönülürse iktisadi olarak değerlendirilebilir. İnsanlara başlangıç sermayeleri verilebilir. Köyler yeniden imar edilebilir. Devletimiz artık eskisi gibi değil, belli kaynakları var. Sosyal politikalar oluşturulup mağduriyetler giderilebilir. Bunları savunmamız lazım, ancak sesimizi yükseltmemiz lazım. Vatandaşlarımız isteklerini yüksek sesle söyleyebilmeliler. Birkaç sene buraya geleceğim, neler oluyor diye. Çünkü bu akil insanlık bize büyük sorumluluk yükledi. Bu sorumluluğu devam ettirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Marmara Bölgesi Grup Üyesi Yücel Sayman ise, çeşitli toplantılarda insanların kendisine barış sürecini sorduğunu, ancak burada tanımlanan barışın kendisini çok etkilediğini söyledi. Son olarak tarım işçileriyle çay içen Akil İnsanlar Heyeti Marmara Bölgesi Grup Sekreteri Levent Korkut ve Marmara Bölgesi Grup Üyesi Yücel Sayman, Çadırkent’ten alkışlarla uğurlandılar.
 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR