Akşener: Anahtar partiyiz
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, anahtar parti olduklarını ve bu nedenle sürekli AK Parti ile temas konusunun gündeme geldiğini belirterek, "2023 seçimlerinde Sayın Erdoğan'ın seçilmesi imkansız. Oylar yetmiyor. O nedenle de çekiştirilmekten daha doğal hiçbir şey olmaz. AK Parti ile mesaj alışverişi kesinlikle yok" dedi.
GÜNDEM , 13 Eylül 2019 Cuma, 11:37
Akşener: Anahtar partiyiz

CHP ile yaptıkları Millet İttifakının devamının sisteme bağlı olduğunu vurgulayan Akşener, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tıkandı. İşbirliğinin sürüp sürmeyeceği bu gelişmelere göre şekillenir. Sistem devam ettiği süre içerisinde yeşeren 'oyumla değiştirebilirim' umudunu, başarabilme hissini kimsenin elinden almaya da hakkımız yok" ifadesini kullandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İYİ Partililere yönelik "MHP'ye dönün" çağrısı hatırlatılan Akşener, "İYİ Parti den MHP'ye gitme yok. Gizemli konuşmaları eskiden beri sever" değerlendirmesinde bulunurken yeni kurulacak partilere ise başarı diledi.

GÜÇSÜZE ŞİDDET VAR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara medyasının kadın yöneticileriyle buluştu. Akşener, hem kadınları, şiddeti konuştu; hem de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Akşener, özetle şu mesajları verdi:

"Şiddet toplumun ana ögesi haline geldi. Güçsüze karşı şiddet var. Kadına, çocuğa, hayvana... Çözüm için dört ana başlık üzerinde çalışıyoruz. Birincisi sosyal boyutu; aileden itibaren eğitim, okul müfredatı gibi başlıkları içeriyor. İkinci başlık ekonomik boyutu. Çalışmayan kadın ,geliri yoksa çaresiz şiddete boyun eğiyor. İŞKUR ve belediyelerin, devlet kurumlarının şiddete bağlı boşanmış kadınlara iş sağlaması için hukuki alt yapı, kadına iş buluna kadar asgari ücret bağlanması üzerinde duruyoruz. Üçüncü aşama olan yargı boyutu kanunların söz konusu güçsüz gruplar için caydırıcı olmasını içeriyor. Sonuncu ayağı ise asayiş boyutu oluşturuyor. 'Karakola giden kadını kocasıyla barıştırmaya kalkmayın' talimatını veren tek kişiyim. Net olunmalı. Kadına bilezik, erkeğe kelepçe uygulaması ile devlet tarafından takip üzerine de çalışıyoruz.

İŞBİRLİĞİNİN DEVAMI SİSTEME BAĞLI

(Cumhur ittifakı da Millet ittifakı da bir Katolik nikahı mıdır?) Cumhur İttifakının küçük ortak açısından bakıldığında Katolik nikahı olduğu görülüyor. Ama Sayın Erdoğan açısından nasıldır ben onu bilemem. Millet İttifakı açısından hadiseye bakarsanız, bizim iş birliğimiz Türkiye'ye nefes aldıran sonuçlar ortaya çıkardı. Demokrasinin yüzde 100 ortadan kalktığına inan ruh halini yok etti. Demokrasi işledi. Ama ben Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni artık işlemediğini, taşınamadığını ve Sayın Erdoğan tarafından da bunun görüldüğünü düşünüyorum. Sistem tıkandı. CHP ve İYİ Parti'nin yaptığı işbirliğinin sürüp sürmeyeceği bu gelişmelere göre şekillenir.

BİZLER AÇISINDAN BAĞLAYICI

İnsanların 'biz de başarabiliyoruz' umudunu gördük; özellikle 23 Haziran İstanbul seçimlerinde. 800 bin küsür fark İstanbullunun her siyasi partiye başta AK Parti olmak üzere oy veren seçmenin kararıdır. Bütün bunları okuduğumuz zaman bu umudu, bu başarabilme ihtiyacını ve bu kulak çekme eylemini dumura uğratacak, tekrar umutsuzluğu ortaya koyacak bir bakış açısını hayata geçiremeyiz. Bizler açısından da bağlayıcılığı bu.

CHP ZORLU BİR SİYASİ YAPI

(Parlamenter sisteme bir dönüş olursa işbirliği ne olacak) Biz İYİ Parti olarak yeni bir partiyiz. İlkeleri, hayata bakışı, projeleri başka bir siyasi partiyiz. CHP yüz yıllık bir parti. Gelenekleri olan, kurumsal kültürü olan, bu bir tarafı ile çok önemli; bir diğer tarafı ile çok zorlu bir siyasi yapı. Bütün bunlara bakıldığı zaman yarının ne göstereceğini bugünden tanımlamak zor. Ama bu sistem devam ettiği süre içerisinde yeşeren 'oyumla değiştirebilirim' umudunu, başarabilme hissini kimsenin elinden almaya da hakkımız yok.

AK PARTİ İLE KESİNLİKLE MESAJLAŞMA YOK

(30 Ağustos resepsiyonundaki fotoğraf ve AK Parti ile ittifak iddiaları): Erdoğan gezerek dolaştı. Sadece siyasi bir nezaket dışında yani konumlandıracak bir fotoğraf değil o. Ev sahibi-misafir. Siyasi adap ve siyasi nezaketle alakalı bir durum. Bir şey daha samimiyetle söyleyeyim. Siyasi partiler arasındaki görüşmeler yani mesaj alıp götürme başka yöntemlerle olur. Onca kalabalık içinde orada mesajlaşılmaz. (Var mı böyle bir mesajlaşma?) Hayır, kesinlikle yok.

SİYASİ DEĞİL İNSANİ NEZAKET

(Antalya'da Bilal Erdoğan ile tokalaşma görüntüsü) Protokole geldi, protokolde de iki sırayla tokalaşarak geldik. Vali'nin yanında Bilal beyin oturduğunu Vali bey ile tokalaştıktan sonra gördüm. Doğaldır ki tokalaştım. Bu da insani, siyasi falan değil, insani bir nezakettir. Bilal Erdoğan'ı atlayıp geçseydim ne olacaktı? Elmalı belediyesi bizde olduğu için ev sahibiyiz. Oradaki esas mesele şu; Valinin yanında Bilal Erdoğan hangi sıfatla, hangi pozisyon ile oturuyor idi. Sorulması gereken budur. Ve biz de buradaki görüntüyü cebimize koyduk.

2023'TE ERDOĞAN'IN SEÇİLMESİ İMKANSIZ

(AK Parti ile temas konusunda İYİ Parti'nin anılması) Biz anahtarız partiyiz. 2023 seçimlerinde yani 2023 diye bildiğimiz için söylüyorum, Sayın Erdoğan'ın seçilmesi imkansız. Kendisinin de bunu gördüğünü biliyorum. Oylar yetmiyor. O nedenle de çekiştirilmekten daha doğal hiçbir şey olmaz.

KİMSEYLE GİZLİ GÖRÜŞMEM

(Daha evvel Abdullah Gül'ü engellemiştiniz. Ekrem İmamoğlu ya da Abdullah Gül'ün olası sizin ittifakınızın adaylığı konusunda karşı tarafa ya da Erdoğan'ı destekler misiniz?)

Kim aday olacak kim olmayacak onu bilmiyoruz. Ne zaman seçim olacak belli değil ama 2023'ü eğer temel kabul edersek biraz Sayın Erdoğan'ın seçilmesi gerçekten zor ve imkansız görünüyor. Herhangi bir mesaj alışverişi kesinlikle yok. Ben asla hiç kimseyle gizli görüşmem. Yani kim görüşmek isterse benimle aracı kurumlardan varsa diye bahsediyorum, gelir partide genel merkezde aleni, açık görüşürüm. O randevu isteyen, böyle bir şey söz konusu olmadı. Hiçbir siyasetçi de size bu cevabı vermez.

ÜLKEYİ YÖNETENLERİN AYIBIDIR

(Diyarbakır anneleri ile ilgili açıklamasına ilişkin eleştiriler) Klasik çarpıtma. Bir de ilginç çok kaba saba bir çarptırmaydı. Diyarbakır'da HDP'nin il başkanlığının önünde 'çocuklarımızı geri getirin' diyen annelerin o eylemine karşı tek kelime yok ki. Her yere gidip çocuklarını istemek onların hakkı. Benim işaret ettiğim ve hala ısrar ettiğim konu şu; devlet ve devletin direksiyonundaki iktidar vatandaşını korumakla yükümlüdür. Diyarbakır'da HDP'nin İl başkanlığının önünde oturan o annelerin müracaat edecekleri yer neresidir; savcılıktır, karakoldur, polistir. Buralara muhtemelen müracaat edip de bir sonuç alınamadıysa bu ülkeyi yönetenlerin -ben de yönetsem- ayıbıdır. O annelerin sözü çok önemli. O annelere gidip çay, kahve dağıtmak çare oluyor mu, olmuyor.

HAYAL DÜNYASINDA SİYASET KURGULADILAR

Çözüm süreçleri bittikten sonra Sayın Erdoğan HDP ile ilgili senelerdir terörle iltisaklı dedi. Gereğini yapmış mı? Bu çocukların bulunması ile ilgili devlet ne gerekiyorsa yapar. Çocukların dağa çıkarılmasından terör örgütüne sorumlu olanları da yargı cezalandırır. Kendi yapmadıkları işleri başkalarına isnat ederek hayal dünyasında bir siyaset kurguladılar. Canı yanan bir ana çocuğuna kavuşmak istiyor. Bunu getirmekle görevli kim?

MHP'YE GİTME YOK

(Bahçeli'nin İYİ Partililere çağrısı) Kendi beyanından anlaşılıyor ki, vekillerimizden dönüş yok. Tabandan da 'hurra' diye yolan çıkan yok. İYİ Parti den MHP'ye gitme yok. Bahçeli'nin temennisidir. Gizemli konuşmaları eskiden beri sever.

SİYASETTE REKABET İYİDİR

(Davutoğlu ve Babacan'ın kuracağı yeni partiler) Siyasette rekabet iyidir. Farklı renk, seçenek, teşebbüslere ihtiyaç var. Başarılar dilerim.

İFADE VERMEYİ ÇOK ARZU EDİYORUM

(Hakkındaki FETÖ soruşturması) Hiçbir gelişme yok. Ben ifade vermeyi çok arzu ediyorum. FETÖ ile mücadelede 'güçlüler dışarıda, garipler içeride' eleştirisine çok katkım olacağına inanıyorum. Savcının sorularına cevap vereceğim ama özenle kaçıyorlar. Savcı beylere hakkım neyse hatırlatacağım.

(HDP'den randevu talebi geldi mi) Mail üzerinden geldi. CHP'nin de davetine icabet etmedik. Biz kendi bakış açımızla bir çalışma yürütüyoruz. Prensip olarak görüşmedik."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR