'Almanya'ya yalvaracak değiliz'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, katıldığı canlı yayında son dakika açıklamalarında bulundu.
GÜNDEM , 18 Mayıs 2017 Perşembe, 10:34
'Almanya'ya yalvaracak değiliz'

Bakan Çavuşoğlu, terör örgütü FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan misyoner papaz Andrew Craig Brunson için, "Bu konuda yargı süreci işliyor. Konsolosluk erişimi sağlanıyor. Ailesi ve avukatlarıyla görüşüyor. Ama yasal bir süreç işliyor. Bu konu açılınca Sayın Cumhurbaşkanımız bunları açıkladı" dedi. Bakan Çavuşoğlu, Almanya ile yaşanan İncirlik gerilimi için ise, "İncirlik'ten çekilirlerse kendileri bilir. Yalvaracak değiliz" diye konuştu.

NTV canlı yayınında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşmasının satır başları şöyle:

ABD ve Türkiye DEAŞ karşıtı koalisyondaki en etkili iki ülke. Ancak işbirliği için şartlarımız var. Biz doğru gruplar ve doğru stratejilerle hareket etmemiz gerektiğini söylüyoruz. 2012'de Türkiye'nin tavsiyelerini dinlemedikleri için hata yaptıklarını hatırlattık. Bizim gizli bir ajandamız yok. Bizim tavsiyelerimizi dinlemediğiniz için ileride üzüntü duyarsınız dedik. Rakka operasyonu için, içerisinde YPG'lilerin olduğu bir yerde biz olamayız. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu çok net aktardı. YPG'ye karşı mücadele edeceğimizi, angajman kurallarını uygulayacağımızı ve vurabileceğimizi çok net ve sade bir şekilde ABD Başkanı ve heyetine aktardı. Yanıt olarak herhangi olumsuz bir şey söylemediler. Bunu anlayışla karşıladılar. Kendileri de YPG dahil hiçbir unsurun Türkiye'ye karşı tehdit oluşturmayacağını söylediler. Bu verilen silahların Rakka ve güneyinde kullanılacağını söylediler.

'BURADAKİ FARKI BİZ GÖRÜYORUZ'

Trump yönetimi Obama yönetiminde farklı. Buradaki farkı biz görüyoruz. Ancak bölgedeki kişilere baktığımızda, bunlar Obama yönetimindeki kişiler. Dolayısıyla arazideki bu kişilerin yeni yönetimi zehirlememesi gerekiyor. Ama arazide bu kişiler oldukça bazı riskler oluşabilir. McGurk daha önce ödül de aldı bu teröristlerden. Burada YPG ve PKK'ya net bir şekilde destek veren bir kişidir. Biz Tillerson'a dostane uyarıları yaptık. Bu kişi kesinlikle YPG ve PKK'ya destek vermektedir. Bu kişinin değişmesi gerekmektedir.

YPG ile yapılan işbirliğinin bir zorunluluk olduğunu söylediler. Ama biz bunun zorunluluk olmaması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyduk. DEAŞ'a karşı mücadele için Rusya, Suudi Arabistan ve Katar'ın da dahil edilebileceğini söyledik. Diğer taraftan Türkiye'nin Fırat Kalkanı örneğini de gösterdik. Son derece titiz bir operasyonla, El Bab ve Dabık gibi şehirleri temizledik. Bunu sadece Türk ordusu ve ÖSO ile yaptık. Rakka'ya teröristlerle girmenin risklerini biz söyledik. Rakka'nın yönetimi kesinlikle Araplara bırakılacak denildi. Burası yüzde 99 sunni Araptır, burası bunlara bırakılacak teminatını verdiler. Müttefikler arasında bir söz verildiği tutulması gerekiyor. Münbiç örneğini hatırlarsak biz buna temkinli yaklaşıyoruz.

Sincar başta olmak üzere PKK ile mücadele, PKK elebaşlarının etkisiz hale getirilmesi dahil bir sorun yok. Bu konudaki mesajları bize verdiler. Silah konusunda bazı taleplerimiz var. Son zamanlarda alamadığımız bazı akıllı muhimmatlar var. Bu konudaki engeller tamamen kalkacak. Bundan sonraki süreçte, Türkiye'nin tüm taleplerini karşılayacağını söylediler.

'YASAL SÜREÇ İŞLİYOR'

Bu yönetim bir önceki yönetime göre Gülen konusunda daha samimi. Trump, bu konudaki talepleri değerlendirdiklerini söyledi. Nihai beklentimiz iade edilmesi. Bu süreçte idari tedbirlerin alınabileceğini ve ABD'de bir soruşturma açılması gerektiğini söyledik. Tüm boyutlarıyla neler yapıldığını anlattık. İade edilinceye kadari geçici tutuklama dahil bazı tedbirler alınmasını istedik. Andrew Brunson da göndeme geldi. Cumhurbaşkanımız soruşturmanın nedenini söyledi. Bu kişinin terör bağlantısı ve şikayetler nedeniyle tutuklandığını söyledi. Yargı süreci devam ediyor. Konsolosluk erişimi sağlanıyor. Ailesi ve avukatlarıyla görüşüyor. Ama yasal bir süreç işliyor. Bu konu açılınca sayın cumhurbaşkanımız bunları açıkladı.

'KENDİLERİ BİLİR, YALVARACAK DEĞİLİZ'

Almanya Dışişleri Bakanı bana karşı farklı, basına karşı farklı konuşuyor. Siz bizim bakanlarımızı engelleyeceksiniz, sonra bizi engellemeyin, sizin yaptığını şantaj diyin. Almanya, "Biz Türkiye'ye karşı istediğimizi yaparız" zihniyetinden vazgeçmeli. Bunun değiştiğini söyledik. Artık Türkiye'ye istediğiniz gibi muamele edemezsiniz. Bunu kabul etmeyiz. Sizin çifte standartlarınıza boyun eğmeyiz. Türkiye'ye bir patron gibi değil, dost gibi yaklaşacaksınız. Türkiye size ne yaptı ki siz Erdoğan düşmanlığını ön plana çıkarıyorsunuz. Diplomasi de böyle bir şey yok. Temel kural, karşılılıklılık esasıdır. Bir şey yapıyorsan bunun karşılığını göreceksin. Almanya bize karşı olumlu bir adım atarsa biz iki adım atarız. Almanya İncirlik'ten çıkmak isterse kendileri bilir, onlara yalvaracak değiliz. Gelmek istediler, yardımcı olduk. Ayrılmak isterlerse de güle güle deriz.

Trump ve Erdoğan NATO zirvesinde Brüksel'de görüşecekler. AB liderlerinden talep geldi. Juncker ve Tusk, Cumhurbaşkanımızla görüşecekler. Merkel'den bir talep gelmedi. Gelirse de görüşürüz. Biz diyalogdan yanayız. Türkiye ile AB arasında sorunların sebebi Türkiye değil. Ama sorunların sebebi AB üyesi bazı ülkelerdir. Türkiye'nin üyeliğinin AB için kıymetini bilen ülkelerin sayısı çok. Bizim AB ile bir sorunumuz yok. Durup dururken niye bir sorunumuz olsun. Ama AB içindeki bazı kişilerin Türkiye ile sorunu var.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR