Arınç'tan Bal'a gönderme! 'Yarısı parti yarısı marti'..
AK Parti'den istifa eden Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal'ın kurduğu Demokratik Gelişim Partisi'ne atıfta bulunan başbakan yardımcısı Bülent Arınç, "Türkiye'de 18 parti yok 104 parti var. İnternete girin şaşırırsınız bir kısmı parti bir kısmı marti. Yeni kurulanlardan biriside basın toplantısı düzenlemiş, Kırmızı koltukları bomboş dün kurulan bir partinin genel başkanı ne söylemiş merak bile edip gitmemiş basın mensupları" dedi.
BURSA , 08 Kasım 2014 Cumartesi, 17:36
Arınç'tan Bal'a gönderme! 'Yarısı parti yarısı marti'..
MÜSİAD Bursa Şubesi'nin Kültürpark içerisinde hizmete açtığı yeni binanın açılışını yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Kamuoyunda Tuzluk Partisi olarak bilinen ve Kurulduktan bir gün sonra istifaların başladığı Demokratik Gelişim Partisi, başkanı idris balın yaptığı ve sadece Anadolu ajansı muhabirinin izlediği basın toplantısına atıfta bulunan Arınç, "Türkiye'de 100'den fazla parti kuruldu. Gariplerden bir tanesi geçtiğimiz günlerde kuruldu. Parti kurmaya mecburmuş gibi insanlar, benim de ismimden bahsetsin, beni de konuşsun diyen Türkiye'de o kadar garip isimli partiler var. İnternete girin şaşırırsınız. 18 parti yok sadece, 104 parti var. Bir kısmı marti, bir kısmı parti. Bu yeni kurulanlarda birisini bugün internete gördüm. Basın toplantısı düzenlemiş, Kırmızı koltuklar bomboş. Sadece bir kişi. O da büyük ihtimalle Anadolu Ajansı Muhabiridir. Dün kurulan bir partinin genel başkanı ne söyleyeceğini merak bile etmemiş ve gitmemiş basın mensupları. Sağlam giderseniz, inançla giderseniz geleceği ve vizyonu ile giderseniz, bugün olmasa da yarın en güçlü olursunuz. En itibarlı olursunuz. Bunu yaparsanız, herkesin saygılı olduğu bir kuruluş olursunuz. Dedi. 

KAMU KURUMLARININ ÖDEDİĞİ KİRALARI DUYDUKÇA UTANIYORUM... 

Kamu kurumlarında yaşanan israfın önüne geçemediklerini belirten Arınç ekonomik tasarrufun önemine de dikkati çekti. Arınç, "O kadar büyük bir israfa var ki, başarısız olduğumuz alanlardan birisi de bu. Yeteri kadar mücadele edemiyoruz. Devletin içindeki israfımıza baktığım zaman yüreklerim sızlıyor. 5 bin kişinin bulunduğu meclis yerleşkesi içinde, 300 trilyonluk bütçemiz vardı. İsrafı önleme noktasında deli oldum, hasta oldum. Benle alay ediyorlardı. Bana ‘tutumcu başkan' diyorlardı. Bizler, boş yere akan sudan bile biz sorumluyuz. Kocaman ruloyu çöp sepetine atan bürokraside, valla kağıt para bassanız yetişemezsiniz. Her işimizde, taşıtından tutun binasına kadar bazı kamu kurumların ödendiği kiraları duydukça utanıyorum ve üzülüyorum. İsraf olmamalı" dedi.

BAŞKASININ TABAĞINI DA SÜNNETLEDİĞİM İÇİN KİLO ALIYORUM...

"Allah israf edenleri sevmez" diyerek israf konusunda herkesin dikkatli olmasını isteyen Arınç, "Bundan zor bir imtihan olabilir mi ? Sen israf ediyorsan, ‘Allah seni sevmez' diyor. Bunu düşünerek yiyeceksin kardeşim. Ama ekmeğini kırıntısını bile israf etmeyeceksin. Bize analarımız ve babalarımız bunu gösterdi. Tabakları sünnetleme adeti bizde var. Yiyeceği kadar koyarsın, tabağını ayna gibi parlatırsın kardeşim. Ben tabağımı sünnetlediğimde ‘kilo alacaksın' diyorlardı. Onlar sünnetlemiyorlardı, onların kini de ben sünnetliyorum heralde onun için kilo alıyorum.Açık büfelerdeki rezalet de ortada. Tabağın 10 kilo koyuyor. Allah'tan korkun. Dünyada fakirlik ve yoksulluk var. Nice aileler var, bunları göremiyor. Allah bize imkan verdi diye israf etme hakkımız yok" şeklinde konuştu.
Lüks hayat özlemini çocuklara yerleştirmeye çalışanların olduğuna da değinen Arınç, şöyle "Sanal bir algı bu. Nice genç kızlar ve erkekler bu lüks hayat olsun ve ben de içinde yaşayayım diye uğraşıyor" dedi

ELEŞTİRİYE KULAK ASMAZSAN SOKAKLARA ÇIKARLAR...

Bir ülkede iktidar değil, muhalefet varsa demokrasinin olabileceğini anlatan Arınç, "Muhalefet varsa demokrasi vardır. Bizim muhalefetimiz de bu. Burada bir tek şeye, dikkat çekmek istiyorum. Eleştiriler olmalıdır. Eleştire olmazsa demokrasi de istikrar da olmaz. Eleştiri insanın doğasında var. Bazı insanlar bilerek eleştirir, bazılarında da damarında vardır. Bir kısmına bakarsın güler geçersin. Bir kısmı da doğrudur sen farkında değilsindir. O zaman da adam ne kadar iyi bir iş yaptı dersin. Ama ‘kimse beni eleştirmesin' diye bağırmaya gerek yok. Bir ülkede muhalefet varsa, eleştirecek. Değil mi arkadaşlar. Niye susuyorsunuz. Yoksa aklınıza bir şey geldi de korktunuz mu ? Burası MÜSİAD doğruya doğru eğriye eğri" dedi.

Eleştirilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini anlatan Arınç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Eleştirilere kulak asmasan, sözünü dinlemezsen, sözünü kesmeye çalışırsan, Türkiye yönetilemez hale gelir. Sokaklara çıkarlar, konuşmanın ötesinde kötü şeyler yaparlar. Konuşsun da açılsın adamlar. Bakalım ne cevherler biliyorlarmış dinleyelim diyeceksiniz" dedi.

CARİ AÇIĞIMIZIN YIL SONUNDA 47 MİLYAR DOLARA İNECEĞİNİ UMUYORUM

MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, MÜSİAD olarak yeni Türkiye kavramını benimsediklerini belirterek, "Yeni Türkiye kavramını benimsiyoruz. Milletimizi geleceğe taşıyacak olan her projeye destek vereceğiz. 19 çeyrektir büyüyen ekonomide yer alan iş adamları olarak bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Bizim kendi anlayışımıza göre ülkemizin bizden beklentisi, daha fazla istihdam, yatırım ve sosyal gelişime daha fazla katkıdır. Bunu yapabilmemiz için beklentimiz, huzur, güven ve pozitif iktidar ortamının devamıdır. Bu süreç içinde bu yılın ilk 6 ay içinde de bugüne kadar hep kıyasladığımız AB'nin nasıl küçülmeyi durdurmayı bitiremediği dönemde, Türkiye yüzde 3.3'lük bir büyüme yakaladık. İnanıyorum ki, cari açığımız yıl sonuna kadar, bir yıl önceki yıldaki 65 milyar dolar seviyesinden 47 milyar dolar seviyesin gelecektir" dedi.

"MESCİD-İ AKSA'YA YAPILAN SALDIRI KABUL EDİLEMEZ"

Olpak, Mescid-i Aksa'ya İsrail'in yaptığı baskın ile ilgili olarak, "Dünyanın gözü önünde, BM kararlarının hiçe sayıldığı bu dönemde yapılan saldırıyı kınıyorum. Bu asla kabul edilemez. Bu konuda acizlik gösteren uluslar arası örgütler ve İslam dünyasına da çağrıda bulunuyorum. Aynı zamanda Suriye'de ve Irak'ta artarak yaşanan olumsuz gelişmeler, etrafımızda tedirginlik vesilesi de olabiliyor. Ortak çağrımız şudur; ‘Bu ülke hepimizin. Ne yaparsak el biliği ve el ele yapacağımız ülkemizin geleceğine hep birlikte sahip çıkacağız" diye konuştu.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanların katılımıyla güzel bir Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni gerçekleştirdiklerini belirterek, "Bursa, tarihi günlerinden birisini yaşadı. Başbakanımızın da katılımıyla işadamlarımıza ödüllerini verdik" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR