Bakan Çavuşoğlu AB'ye böyle yanıt verdi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Biz ABD ile her zaman ilişkilerimize önem veriyoruz. Güvene dayalı ilişkilerimizin gelişmesi lazım, sadece ikili ilişkilerimizin değil, birçok alandaki işbirliğimizin. Dolayısıyla Trump'la birlikte de yine güvene dayalı ilişkilerimizi daha da geliştireceğimizi umut ediyoruz. Bu konuda hiçbir şüphemiz yok." dedi.
GÜNDEM , 09 Kasım 2016 Çarşamba, 21:18
Bakan Çavuşoğlu AB'ye böyle yanıt verdi
Okan Üniversitesinde basına kapalı gerçekleştirilen "Girişimcilik Dersi"nde öğrencilere hitap eden Çavuşoğlu, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çavuşoğlu, Bild gazetesinde yer alan "Alman özel kuvvetlerinin, Türk motosiklet çetesine baskın yaptığı iddiası"na ilişkin soru üzerine, haberin kendilerine geldiğini dile getirerek, "Şu anda büyükelçiliğimiz ve bazı şehirlerdeki başkonsolosluklarımız, bu konuda incelemelerini yapıyor. Daha sonra elde ettiğimiz bilgide böyle bir şey varsa kamuoyumuzla paylaşacağız. Şu anda inceleme safhasındayız, arkadaşlarımız yakından takip ediyor." diye konuştu.

"ABD başkanlığına Donald Trump'ın seçilmesi, Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiler?" sorusuna Çavuşoğlu, şu yanıtı verdi:
"Her şeyden önce, bu seçimlerin ABD'ye ve tüm dünyaya hayırlı olmasını dileriz. Elbette demokratik seçimlerde halkın tercihine herkesin saygı duyması lazım. Bu saygıyı da ilk gösteren zaten Hillary Clinton olmuştur ve Trump'ı arayarak tebrik etmiştir. Ayrıca seçim öncesinde adaylar birbirleriyle ilgili yine bazı konularda önemli açıklamalar yaptı, retorik içine de girdiler. Seçim öncesi olabilir ama seçim sonrası kazanan Başkan Trump'ın da Clinton ile ilgili sarfettiği nezaket içeren sözler de önemlidir. Siyasette her zaman görmek istediğimiz budur. Biz ABD ile her zaman ilişkilerimize önem veriyoruz. Güvene dayalı ilişkilerimizin gelişmesi lazım, sadece ikili ilişkilerimizin değil, birçok alandaki işbirliğimizin. Dolayısıyla Trump'la birlikte de yine güvene dayalı ilişkilerimizi daha da geliştireceğimizi umut ediyoruz. Bu konuda hiçbir şüphemiz yok. Elbette her başkan, ABD'nin de çıkarlarını savunmak zorunda ama ABD gibi küresel bir aktör, dünyanın sorunlarına da her zaman daha duyarlı olmak zorunda. Bizimle işbirliği içinde olduğu zaman da bu duyarlılık her zaman adalet çerçevesinde yapıcı bir şekilde olur. Çünkü bizim Türkiye olarak dış politikamızın ana unsurlarından biri de insan odaklı, adaletli, yapıcı dış politikadır. İnanıyorum önümüzdeki süreçte ilişkilerimiz ABD ile daha da güçlü olacaktır. Trump'ın ekibini de tanıyoruz, kişisel dostluklarımız da var. Hatta sabah aradık, tebrik ettik ekibindeki arkadaşlarımızı. Önümüzdeki süreçte, ocak ayından sonra işbaşı yaptıktan sonra ekibini kuracaktır, biz de yeni yönetimle Türkiye olarak işbirliğimizi sürdüreceğiz."

Çavuşoğlu, ticari ilişkilerin nasıl etkileneceğine ilişkin soru üzerine, Trump'ın iş adamı olduğunu ve ekonomiye önem verdiğini belirterek, Trump'ın ABD ekonomisini güçlendirmek ve birçok ülkeyle ekonomik ilişkilerini daha fazla geliştirmek istediğini ifade etti.

Türkiye'nin ekonomik ilişkilerini geliştirmek için çeşitli adımlar attığını dile getiren Çavuşoğlu, "Fakat potansiyelin çok gerisinde olduğunu da biliyoruz. Müttefikiz, siyasi ilişkilerimiz var, işbirliğimiz var, NATO içindeyiz ama ABD, bizim dış ticaretimizde ilk 3 ortaktan birisi değil, ilk 5 de değil. Potansiyel var. Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi, Türkiye'nin AB ile ABD arasındaki TTIP anlaşmasına dahil olması gibi önemli aşamaları da aşarsak, bizim ABD ile ekonomik ilişkilerimiz de daha güçlü olur. Trump yönetiminde de bu anlayış var, hem ABD ekonomisi güçlendirme, hem de dünya ile ekonomik işbirliğini artırma. Türkiye de bu anlamda daha önemli bir ticaret ortağı olabilir. Biz buna hazırız." dedi.

"Trump'ın ve yönetiminin FETÖ'ye bakış açısı net, bunu kampanya zamanında da gördük"

Çavuşoğlu, "Fetullah Gülen'in iadesi noktasında bir gelişme bekliyor musunuz?" sorusuna karşılık şunları söyledi:
"Trump'ın ve yönetiminin FETÖ'ye bakış açısı net, bunu kampanya zamanında da gördük. Esasen biz şu andaki yönetimden FETÖ'nün bize iadesini istiyoruz, beklentimiz budur. Yani bu işi savsaklamamaları gerekiyor. Ellerinde en güçlü dosya var. Delilleri içeren dosyayı biz, aşama aşama ilettik. En son Adalet Bakanımız, yine çok güçlü bir dosyayı kendi eliyle teslim etti. O ziyaretten sonra Adalet Bakanlığımız bize yeni deliller ulaştırdı, Dışişleri Bakanlığına. Biz de büyükelçiliğimiz aracılığıyla Washington'a bu delilleri ilettik. Dolayısıyla şu anda ABD eğer diyorsa 'Bizim elimizde yeterli delil yok', biz de deriz ki 'Bu doğru değil, şu anda elinde en sağlam deliller var.' Bir an evvel geçici tutuklanmasını, bize de bir an evvel iade edilmesini bekliyoruz. Yeni yönetimden de tabii inşallah yeni yönetime bırakılmaz bu iş, elbette bu talebimiz yeni yönetimden de geçerlidir. Türkiye'de darbe girişimi yapıldıktan sonra Trump'ın Türkiye'ye yönelik sarf ettiği sözleri de hatırlıyoruz. Cumhurbaşkanımıza yönelik gayet pozitif, Türk halkını ve Cumhurbaşkanımızı takdir ettiğini de söylemiştir ve darbe girişimine, darbecilere karşı tavrını koymuştur. Yeni yönetimden her alanda olduğu gibi bu konuda da -inşallah kalmaz- ama beklentilerimiz açıktır."

"Başından beri biz AB'ye bu mesajı veriyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AB'ye yönelik "Nihai kararınızı verin" sözlerine ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk çağrısı olmadığını kaydetti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Defalarca AB, Türkiye'yi oyalarken Türkiye'nin önüne siyasi engeller çıkarırken ve Türkiye'ye yönelik mesnetsiz -daha önce reddettiğimiz raporlarda da görüyorsunuz- suçlamalarda, ithamlarda bulunurken 'Türkiye'nin tam üyelik değil de Türkiye'ye başka şeyler verelim' önerileri gelirken de sayın Cumhurbaşkanımız, 'Eğer bizi istemiyorsanız, Türkiye'yi tam üye olarak istemiyorsanız, bunu da net bir şekilde dürüst olun, bize söyleyin, bizi oyalamayın' diyor. Defalarca sayın Cumhurbaşkanımız bu mesajı verdi, ilk defa vermiyor. Şimdi de darbe girişiminden sonra 'Yok şöyle olursa üyelik durur', terörle mücadele konusunda 'Bak üyelik sürecini durdururuz'... Biz de diyoruz ki 'Bizimle böyle tehditvari bir şekilde ilişkilerinizi sürdüremezsiniz, ne yapmak istiyorsanız, kararınızı verin. Durdurmak istiyorsanız da durdurun. Sürdürmek istiyorsanız, biz buna hazırız ama bizi eşit ortak olarak görmek durumundasınız. Bizi ikinci sınıf bir ülke olarak gördüğünüz sürece ilişkilerimiz belli bir mesafenin ötesine gidemiyor. Bu bakış açınızı değiştirmeniz lazım.' Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği bu mesaj, ilk defa değildir. Başından beri biz AB'ye bu mesajı veriyoruz, yineliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Rusya ile ilişkilerimizi ileriye götürmemiz, AB'ye ya da başka bölgelerdeki ilişkilerimize bir alternatif değil"

Bakan Çavuşoğlu, Rusya ile ilişkilerde gelinen noktayı da değerlendirerek, "Rusya ile ilişkilerimiz henüz uçak düşürme hadisesinden önceki döneme ulaşmadı." dedi.

Çavuşoğlu, çünkü ticaretin önünde bazı engellerin olduğunu aktararak, "Ama o dönemin daha da ilerisine gitmek için, uçak düşürme hadisesinin öncesindeki ilişkilerimizin de ilerisine gidebilmek için, kararlılıkla mekanizmalarımız var. 3 defa görüşme oldu iki cumhurbaşkanı arasında. Telefonda sık sık görüşülüyor. Keza biz muhataplarımızla görüşüyoruz. 2017'nin başında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı Rusya'da gerçekleştirilecek. Onun öncesinde Lavrov ile hazırlık toplantısını Türkiye'de yapacağız. Bazı konularda görüş ayrılığımız olabilir, Kırım, Suriye, Esed konusunda ama bu konularda da diyaloğumuz var." ifadelerini kullandı.

Özellikle Suriye konusunda oluşturulan yeni bir mekanizma bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, "Genelkurmay başkanlarımız sürekli görüşüyor, istihbaratlarımız, diplomatlarımız sürekli görüşüyor, bazen ayrı ayrı, bazen birlikte görüşmeler yapıyorlar. Biz, doğru bildiklerimizi, düşüncelerimizi hem ikili ilişkilerimiz bakımından, hem de bölgesel işbirliğimiz bakımından Rusya ile de paylaşıyoruz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, şu anda ilişkileri daha ileriye götürme konusunda ortak bir irade olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Bu da güzel. Bizim Rusya ile ilişkilerimizi ileriye götürmemiz, AB'ye ya da başka bölgelerdeki ilişkilerimize bir alternatif değildir, bu tamamlayıcıdır. Hiçbir zaman da böyle görmedik. Daha önce, uçak düşürme hadisesinden önce Rusya ile ilişkilerimiz çok iyiyken ve birinci ticaret ortağımız Almanya ile beraber ya da ikinci ticaret ortağımız iken bile biz bunu bir alternatif görmedik. Niye alternatif görelim? Çünkü Türkiye, çok yönlü bir dış politika izlemeli, proaktif bir dış politika izlemeli. Çok yönlü dış politika izlerken de ilişkilerini gayet dengeli bir şekilde sürdürmelidir. Bizim de yapmaya çalıştığımız bu."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR