Başbakan'dan Kılıçdaroğlu'na sert sözler
Başbakan Yıldırım, "Kılıçdaroğlu 18 - 25 yaşı o kadar çarpıtıyor ki... İşi getirdi bağladı askerliğe. Bu yaş aralığındakilerin yarısı kadın. Zihninde kadınlar yok. Bu çok gülünç bir şey " dedi.
GÜNDEM , 22 Mart 2017 Çarşamba, 12:31
Başbakan'dan Kılıçdaroğlu'na sert sözler

Başbakan Binali Yıldırım, TİKAD Olağan Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu. Yıldırım, "Siyasette kadınların daha fazla olması lazım. Kılıçdaroğlu'nu gerçekten anlamıyorum. 18-25 yaş arası olanların yarısı kadın, 4,5 milyon askere gitmiyor. Kılıçdaroğlu kadınları yok sayıyor. Zihninde kadın yok. Bu çok gülünç bir şey." dedi.

Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

KILIÇDAROĞLU'NUN ZİHNİNDE KADIN MAALESEF YOK

Kadın esnafımızın ülke ekonomisine katkısı var. Kadınlarımızın istihdama katılımında önemli gelişmeler var. Kadınlara ayrıcalık yapmak, pozitif ayrımcılık götürmek bir yöntemdir; ama fırsat eşitliği sağlamak daha sağlıklı bir yöntemdir. Yarışta onların erkeklerden geri kalmadığını düşünüyorum. Yeter ki şartlar oluşsun, engeller ortadan kalksın. Hayat mücadelesini kadın-erkek hep beraber yapmamız lazım. Seçmenlerimizin yarıdan biraz fazlası kadın, nüfusumuzun yarısı kadın yarısı erkek. Onun için siyasette kadınlarımızın daha fazla olması lazım. Kılıçdaroğlu bunu anlamıyor. 18-25 yaşı o kadar çarpıtıyor ki, bunun yarısı kadın. İşi getirdi, bağladı askerliğe. Peki bunun yarısı kadın, onları zihninde yok sayıyor. Zihninde kadın yok. Sosyal demokrat olmak lafla olmaz. 9 milyon 18-24 yaşın yarısı kadın. Bir ana muhalefet partisi başkanına yakışmayacakbir şey bu.

AK PARTİ'NİN 11 YILLIK BAŞARISININ ARDINDA KADIN VAR

Nene Hatunlar, Kara Fatmalar nasıl düşmana geçit vermediyse, istiklal ve istikbal mücadelesini birlikte vereceğiz. Güçlü Türkiye'nin kadınları her alanda daha güçlü hale geliyor. AK Parti yeni bir çığır açtı. Mutlaka bizim partimizin en etkin, en güçlü teşkilatı Kadın Kolları teşkilatı. AK Parti'nin 11 seçimde başarısının arkasında kadınlarımız var. Sonra gençler, sonra diğer seçmenler gelir. Genç nüfusu geleceğe hazırlamak, bu enerjiyi boşa harcamamak, amacımız bu. Enerjimiz çok, verimli enerjimiz zayıf. Niye? Terörle, kısır çekişmelerle zaman kaybediyoruz. Bin yıldır bu ülkede kader birliği yaptık, beraber olduk, bir olduk, tasada da sevinçte de hep birlikte olduk. Bu ülkeyi bölmeye çalışanlar Suriye, Irak, Yemen, Libya'yı vaadediyor. Buralarda ne var? Kan, gözyaşı, yoksulluk her türlü mağduriyet var.

BİZ YOLLARI BÖLDÜK MİLLETİ BÖLMELERİNE İZİN VERMEDİK

Bugün artık 2023, 2053, 2071 hayallerini kurmak, hedeflerini gerçekleştirmek için gücümüzü, enerjimizi bir araya getirip, zaman kaybetmeden yol almak. Bu değişiklik niçin yapılıyor? Burada bir rejim değişikliği yok. Rejimin değişimi 1923'te oldu. Cumhuriyet'i kurduk. Şimdi yapmamız gereken zaman ekonomisini uygulamaktır. Zaman kayıplarını azaltmaktır. Diyebilirsiniz "Siz şimdi 15 yıldır iktidardasınız niye yapmadınız", yaptık. Bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Yolları böldük milleti, gönülleri birleştirdik. Yolları böleriz, Türkiye'yi böldürtmeyiz. Bu bizim kırmızı çizgimiz. Bu milletin kardeşlerini birbirine düşürmek isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bunun ne anlama geldiğini analar herkesten iyi bilir. Dağa çıkarılan genç sayısı bu sene sadece 4. Türkiye nereden nereye geldi. Geçmişte 1.500 kişi dağa çıkarılırdı.

GÜVENLİĞİNİZ DESTEĞİNİZ BİZDEN YATIRIM SİZDEN

Gencimiz parlak bir gelecek görüyorsa, umutları yeşeriyorsa dağı tercih etmiyor. Bugün terör örgütünün sultası, baskısı ne şehirde ne kırsalda kalkmıştır. Terör örgütü Nevruz'da bile kimseyi toplayamıyor. Terörün büyük bir sorun olduğu gerçeği Türk, Kürt, bu ülkede yaşayan vatandaşlarımız tarafından ortak bir kanaat olarak anlaşılmıştır. İnşallah başlattığımız cazibe programı 23 ilde gerçekleşiyor. 100 milyar yatırım teklifi geldi. Her türlü destek, teşvik var. 23 il sizi bekliyor. Ankara'da, İzmir'de, İstanbul'da iş yapmak kolay. Vatanseverlik Türkiye'nin her köşesine gidebilmektir. Biz bunun şartlarını sağladık. Güvenliğiniz, her türlü desteğiniz bizden, yatırım sizden.

BAKAN OLABİLİRSİNİZ AMA SİZE DE BİR BAKAN OLMASI LAZIM

Sizlere güveniyoruz. Siz olmazsanız bir perişanız. İşin bir de bu yönü var. Bakan olabilirsiniz ama size de bir bakan olması lazım. Bu işin ilavesi. Bunun dışında ne kadar iş yapıyorsunuz. Sizin sorumluluğunuz hanımlar olarak erkeklerden daha fazla. Hakikaten bir evin dirliği, düzeni, geleceği kadınlarla var. Osmanlı kadını diye bir tabir vardır. Osmanlı kadını demek, evi çekip, çeviren bütün bireyleri birarada tutan, kaynakları birleştiren, geleceği inşa eden akil bir insan demek. Bizim öyle bir özelliğimiz yok. Hem evi düzene koyalım, hem de ailenin geleceğini, vizyonunu çizen bir kadın profilimiz var. Bununla da gurur duyuyoruz. Sizlerin hayatın her alanında daha etkin yer almanızdan büyük bir mutluluk duyarız. Zerre kadar kıskançlığımız hakikaten yok, samimiyetle söylüyorum. Bunun yapay olmaması lazım hanımefendiler. Biz size lütfedelim, buyrun şurayı size verelim değil. Mücadele alanlarının açık olması lazım. Kısıtlamaların kaldırılması lazım, yarışın eşit şartlarda olması lazım.

MEMLEKETİN GELECEĞİNE 16 NİSAN'DA SİZ KARAR VERECEKSİNİZ

Biz gücümüzün tamamını kullanamıyoruz. Nüfusta, seçmede eşitiz, ama sorumluluk almada henüz eşit değiliz. Bunu birlikte sağlayacağız. Siz bu mücadeleyi vereceksiniz, biz de elimizde ne imkan varsa kullanacağız. 16 Nisan önemli bir tarih. Memleketin geleceğine karar vereceğiz. Biz bir değişiklik getiriyoruz. Bu bizim ihdas ettiğimiz bir şey değil. Bu değişiklik Cumhuriyet'in kuruluşundan beri yönetim sisteminde varolan birtakım anlaşmazlıkların son bulmasını amaçlayan bir değişikliktir. Bunun ilk adımını 2007'de biz attık. Meclis'te Cumhurbaşkanını seçemedik, artık millet seçsin diye karar verildi. Milletin seçtiği ilk Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan şu anda işbaşında. İki seçilmişle ülkeyi yönetmek zordur, olmaz. Milli irade bir yerde toplansın diyoruz. Onun da kararını siz sandıkta verin. Türkiye'yi beş yılda kim yönetecek adını koyun.

BUNUN KARARINI MİLLETİMİZ VERECEK ALMANYA DEĞİL

Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık tek makamda toplanıyor. Sandıkta belirleniyor. 5 yıl boyunca ülkeyi yönetme yetkisini ve sorumluluğunu veriyoruz. Ama boş bırakmıyoruz. Meclis denetimleri yapıyor, ihtiyaç olan kanunları çıkarıyor. Bütün bunlara rağmen memleketi kötü yönetti, 5 yıl sonra karar veriyor ve hesabını soruyoruz. Efendim, bu Başkanlık sistemi Amerika'ya benzemiyor, Fransa'ya benzemiyor diyorlar, doğrudur. Bu bizim ihtiyaçlarımıza göre belirlenmiş bir sistem. Bunun kararını da bizim milletimiz verecek. Amerika, Almanya vermeyecek. Her ne kadar onlar taraf oldu. Hayır kampanyasında taraf oldular. Onların oy hakkı yok. Sedece konuşurlar. Vatandaşımız onların dost mu düşman mı olduğunu çok iyi görüyor.

DEMOKRASİMİZ DAHA GÜÇLENECEK İSTİKRAR SÜREKLİ OLACAK

Yürüyerek değil, koşar adımlarla hedefimize ulaşacağız. Bürokrasi ağır işliyor. Şikayet etme konumunda değiliz, ama yapıdan kaynaklanıyor. Yapı o kadar karmaşık ki, o kadar kurumsal yetkiler içiçe geçmiş ki, maalesef yol alamıyoruz. Ama şimdi yasama sınırları belli, icraat, yürütmenin sınırları belli, yargının sınırları belli. Herkes kendi alanında uyum içerisinde ülkenin geleceğine yönelik üzerine düşen görevi yapacak. Bu sistemin getireceği şey demokraside bir kademe daha üste çıkmak. Demokrasimiz daha güçlenecek, istikrar sürekli olacak.

İŞ YAPMAK ELİNİ DEĞİL BAŞINI TAŞIN ALTINA KOYMAKTIR

Bu hayırcı korosunun gelecek Türkiyesi ile ilgili hiçbir fikirleri yok. Olamaz, bunlar hayatında tek bir sorumluluk alıp, bir iş üretmiş değiller. Köprü yaparsın karşı çıkarlar, havaalanı yaparsın karşı çıkarlar, baraj, tünele karşı çıkar. Ne kadar hayırlı, güzel iş varsa bunlar hep karşısında. Ama yapıp bitirdikten sonra en önce onlar kullanıyorlar. Öyle de bir özellikleri var. Bu tecrübeyle sahiptir. İş yapmak risk almak, iş yapmak Türkiye için elini değil başını taşın altına koymaktır. Avrasya Tüneli'ni yaptık. Dünyanın en önemli projesi. Denizin 106 metre altından geçen başka bir tünel yok. Amerika'da 44,5 metre. Bir mühendislik harikası.

MENDERES TEK BAŞINA İKTİDARKEN BİLE CANINDAN BEZMİŞTİR

Dışarıdakilerin Türkiye'nin üzerine gelmesinde kıskançlık var. "Dünyanın en büyük havalimanını niye Türkiye yapıyor" diyorlar. Kıskanıyorlar, açık söylüyorum. Biz dünyanın geleceğini gördük. Dünyada zenginlik Batı'dan Doğu'ya dönmeye başladı. İster Batı'ya, ister Doğu'ya geçeceğimiz yer İstanbul'dur. Bizim kimsenin varlığında, malında, mülkünde zenginliğinde gözümüz yok. Ama hiç kimsenin bizim geleceğimizi şekillendirmek gibi bir pozisyonda olmasını kabul etmeyiz. Bu bizim kırmızı çizgimiz. Geleceğimiz kararını biz vereceğiz. Biz gidiyoruz, 3 adım arkamdan gel diyor. O Türkiye yok artık. Türkiye bölgenin geleceği hakkında karar veren ülke. Bunun yolu da birlik, beraberlik, iç sorunlarımızı çözmemizden geçiyor. 50 senedir bunu tartışmanın anlamı yok. Rahmetli Menderes bundan şikayetçiydi. Tek başına iktidar olmasına rağmen hatıralarında diyor ki, "Bazen canımdan bezdim" diyor. Rahmetli Türkeş, Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Özal, Erbakan hocamız aynı görüşte.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR