Başbakan Davutoğlu'dan Muhsin Yazıcıoğlu şiiri
Başbakan Davutoğlu, AK Parti Mamak 5. Olağan İlçe Kongresi'nde, 12 Eylül döneminde Mamak Cezaevi'nde yapılan işkencelere atfen Kemal Burkay ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun şiirlerini okudu.
GÜNDEM , 09 Kasım 2014 Pazar, 20:13
Başbakan Davutoğlu'dan Muhsin Yazıcıoğlu şiiri
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mamak Belediyesi Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Mamak 5. Olağan İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, daha önce, Ankara'nın bir seçkin görülen semtleri bir de diğerleri görülen semtleri olduğunu söyledi. Türkiye'deki bu farklı siyaseti kendilerinin ortadan kaldırdığını anlatan Davutoğlu, Mamak'a 5 yıl içinde 250 milyon lira yatırım yapıldığını anlattı. Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada 2 Eylül döneminde Mamak Cezaevi'nde yapılan işkencelere atfen Kemal Burkay ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun şiirlerini de okudu.

"MAMAK'IN SİMGESEL ÖNEMİ VAR"

Mamak'ın siyasette de simgesel öneminin olduğunu belirten Davutoğlu, ilçenin hapishane ile anıldığını da söyledi. Mamak Cezaevinin duvarlarına acıların ve ıstırapların yansıdığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Mamak'ta, bu hapishanede yaşanan çileler aslında yine eski Türkiye'yi temsil ediyordu. 12 Eylül, daha önce ve daha önceleri. Bu hapishanede öylesine ayrımcılıklar, zulümler yapıldı ki işte AK Parti iktidarı özgürlükleri genişleterek, demokratik alanı genişleterek hapishaneler diyarından bir özgürlük semti çıkardı. Aynen Türkiye'de vesayetler rejiminden özgür ve demokratik bir Türkiye çıkması gibi. Bu da bizim için bir ilke."

YAZICIOĞLU VE BURKAY'IN ŞİİRLERİNİ OKUDU

Şair Kemal Burkay'ın 1971'de Mamak Askeri Cezaevinde hükümlüyken yazdığı şiirin,

"Kömür deposu boşaldı işte, Mamak'a sonbahar geldi. Güneş altında tutsaklar geçen sonbahara bakıyorlar. Şirin mi şirin gecekondu evleri, Samsun asfaltında otomobiller, ne güzeldir yollarda olmak şimdi" mısralarını okuyan Davutoğlu, Burkay'ın siyasi perspektifte öncü bir isim olduğunu söyledi.

Burkay'dan farklı görüşlere sahip merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun da Mamak'ta 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7 yıldan fazla kaldığını hatırlatan Davutoğlu, Yazıcıoğlu'nun yazdığı, 'Huzur dolu içimde, ben sonsuzluğu düşünüyorum. Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum. Durun kaçmayın pencerelerim, güneşi kapatmayın, beton çok soğuk, üşüyorum" sözleri paylaştı.

"YAZICIOĞLU, YILMAZ GÜNEY, OZAN ARİF..."

Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti: "Mamak'ın betonu soğuktur, Muhsin Yazıcıoğlu o soğuk betonda kalmıştı, yatmıştı. Kemal Burkay, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya, Ozan Arif gibi sağdan soldan nice insanlar Mamak'ta ıstırap çektiler. Buradan bir kez daha sesleniyorum, özgürlüklerin, kalkınmanın timsali olan başkentimiz Ankara'dan ve kalkınmanın ve özgürlüklerin bu anlamda Ankara'da timsali olan Mamak'tan sesleniyorum; Bir daha bu ülkenin hiçbir mekanında betonlar soğuk olmayacak, hiçbir mekanında zulüm, baskı ve işkence olmayacak. Bunu niye zikrediyorum biliyor musunuz? AK Parti felsefesi doğru anlaşılsın diye, bir. Bizim felsefemizde kim yaparsa yapsın, kime yaparsa yapsın zulüm zulümdür, mazlum mazlumdur. Bizim anlayışımızda zalimin de mazlumun da ideolojisi, siyaseti, dini, mezhebi, etnik ayrımı yoktur. Her birisi, bütün zulüm ayaklarımızın altındadır. Bütün mazlumlar, başımızın üzerindedir."

DERSİM'DEN DE BAHSETTİ

Davutoğlu, partisinin Mamak ilçe kongresindeki konuşmasında, dün Hacı Bektaş'ta aşureyi, Kerbela'yı, Hz. Hüseyin'i anarken, Türkiye'de yaşanan bazı olaylara atıfta bulunduğunu ve o olaylar nedeniyle yaşanan acılara işaret ettiğini, Dersim'den de bahsettiğini hatırlattı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'nin ise "Dersim dolayısıyla Davutoğlu özür dilesin, çünkü Dersim'de vatan hainleri cezalandırılmıştır" şeklinde eleştirilerde bulunduğunu kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi: "Doğrusu şaşırdım. Eğer Kılıçdaroğlu yapsaydı anlardım. Çünkü o dönem tek parti dönemi, CHP zihniyetinin dönemi. Neden birden Bahçeli buna sahip çıktı anlayamadım. Buradan Bahçeli'ye bir kez daha soruyorum ve cevap bekliyorum. Dersim 1937'de olmuştu. 3 Kasım 1944'te bu kez Aleviler ya da Tuncelililer, Dersimliler değil, Bahçeli'nin de önce kabul ettiği Türkçüler, milliyetçiler tutuklanmıştı, tabutluklara konmuşlardı. Başlarında Alparslan Türkeş, Nihal Adsız, Fethi Tevetoğlu vardı, Zeki Velidi Togan vardı, Reha Oğuztürkkan vardı. O günden bu güne MHP kadroları hep o tabutluklara atıfta bulundular."

"ÜMİT EDERİM RÜYASINDA TÜRKEŞ'İ GÖRÜR"

Kimsenin, kendileriyle vatanperverlikte yarışamayacağını ifade eden Davutoğlu, "Madem ki bir cevap bekledi benden, Sayın Bahçeli dinleyecek, ümit ederim bu gece bu muhasebeyle yatar ve rüyasında rahmetli Türkeş'i görür ve rahmetli Türkeş tabutluklarda neler çektiğini, onu anlatır tek parti döneminde. Belki o zaman, tek parti dönemini savunmayı bir kenara bırakır ve biraz düşünür. Şunu diyebilir, 'Dersim'dekiler vatan hainiydi'. Bu konuda yargıda bulunmak bağımsız yargıya ait" diye konuştu.

Dönemin savcısı Kazım Alöç'ün, Alparslan Türkeş ve arkadaşlarıyla ilgili "bunlara zulmediliyor" eleştirisi geldiğinde, "Bunların vatan hainlikleri tescil edilmiştir, bunları Pera Palas'ta ağırlayacak değildik ya" dediğini aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti: "Aynen 12 Eylül paşalarının, 'bunları idam etmeyip de besleyeceğiz mi?' demeleri gibi. 'Bunlar müstahak oldukları cezayı çekecekler, bunlara her türlü zulüm yapılmıştır ve yapılmaya devam edecektir' dedi. Sayın Bahçeli, savunduğunuz tek parti CHP yönetimi buydu. Bizimle diğer siyasi partiler arasındaki fark bu. Bizimle diğer siyasi partiler arasındaki özgürlük anlayış farkı bu. Biz zulmeden eğer şu veya bu dindense şu veya bu mezheptense ayrım yapmayız ama onlar yaparlar."

"KILIÇDAROĞLU, DERSİM DOLAYISIYLA SESSİZ"

Konuşmasında, hem Kemal Burkay'dan hem Muhsin Yazıcıoğlu'ndan alıntılarla Mamak cezaevini anlattığını hatırlatan Davutoğlu, şunları kaydetti: "Devleti baskıyla yöneterek idare edebileceklerini zannedenler hep şöyle düşündüler. 'Şu kadar sünni, şu kadar Alevi cezalandıralım, şu kadar sağcı, şu kadar solcu asalım'. Biz vesayet anlayışını yıkmakla birlikte bu ülke vatandaşlarının her birinin eşit haklara sahip olduğu anlayışını getirdik. Kılıçdaroğlu, Dersim dolayısıyla sessiz, Bahçeli savunuyor.

Bizim için önemli olan her ne olursa olsun yapılan haksızlıkların üzerine gitmektir. Onun için 78 yaşındaki birinin yaşını 51 indirip, 17 yaşındaki oğlunu 21'e çıkartıp o mahkumu, Seyit Rıza'yı sırf manen daha da ezmek, tahkir etmek ve ızdırap vermek için önünde oğlunu idam ederseniz buna ceza uygulamak denmez. Biz bunlara karşıyız. Nasıl Dersim'e karşıysak, tabutluklara sokulan milliyetçilere yapılan zulme de karşıyız. Hepsine birden karşıyız. Mamak Cezaevinde haksız şekilde zulüm görmüş Sağcı, Solcu, Alevi Sünni, Türk, Kürt kim varsa onun yanındayız. Zulme ve işkenceye yapmışların karşısındayız. İşte sayın Bahçeli sizin ile bizim aramızdaki devlet anlayışı farkı bu. Biz devleti güçlü kılmayı, devlet ile milleti barıştırmak olarak anlıyoruz. Siz ise devlet gücünü kullanarak baskıyı, işkenceyi ve zulmü dahi yapanlara sahip çıkmakla devleti yücelteceğinizi zannediyorsunuz. 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR