Biz kimiz?
Ligimizin kimlik sorunu yaşadığı gerçeğinin ülkenin teşhir maçında yine biz futbolseverlerin yüzüne vurulmasının yanı sıra M.Başakşehir'in çok önemli bir fırsatı teptiği Spor Toto Süper Lig'in 14. haftasının değerlendirmesi bu yazıda.
SPOR , 05 Aralık 2018 Çarşamba, 08:06
Biz kimiz?

Haber I Samet ZİNCİROĞULLARII

Türkiye Futbol Ligi Avrupa liglerine genç oyuncu veya teknik adam yetiştiren bir lig mi? (Belçika ve Hollanda gibi) Yoksa 30'undan sonraki veteran yıldızlar(!)'ın Avrupa'daki antrenman temposundan yorulup daha az bilinen organizasyonda daha çok paraya oynarım hesabı yaptıkları bir lig mi? (Katar, BAE ve Çin gibi) Yoksa kendi içerisinde yarışmacı, Avrupa'da her sezon başarılar elde eden kaliteli oyuncuların verimli çağlarında oynadığı bir lig mi? (İtalya ve Fransa gibi). Bence hiçbiri. Zaten ligimizin asıl problemi de bu. Bir kimlik sorunumuz var ve bu sorun ligimizde oynanan maçlara da yansıyor. Ligimizdeki her takım neredeyse aynı sistemle, aynı oyun planıyla ve aynı tip oyuncularla sahaya çıkıyor. Bu kadar aynının içinden farklı ve izlenmeye değer bir oyun nasıl çıkar?

DİĞER TAKIMLAR NE YAPSIN ?

Geçtiğimiz hafta Galatasaray ve Beşiktaş arasında bir derbi maçı oynandı. Derbi demek o ligin en iyi oyuncularının ve en kaliteli takımlarının birbirleriyle oynadığı mücadeleler, adeta o ligin teşhir ürünü demek. Ama bu hafta yine hayal kırıklığına uğradık. "Ne yapıp ne edip kazanalım nasıl kazandığımız hiç önemli değil" felsefesi maalesef tüm takımlarımızı "kör dövüşü" bir fanusun içine esir almış. Oyuncuların yaratıcı işlerden yapmaktan ne kadar uzak olduğu ancak en ufak bir pozisyonda hakeme itiraz etmekte ne kadar muktedir olduklarını gördük. Zaten bir ligin derbisinde futbol kalitesi bu haldeyse diğer takımların vay haline! Futbolcu ve teknik adam dahil sadece kazanmaktan değil futbol oynamaktan da zevk alan insanlar ligimizi kurtaracak.

GÜVENİ 'KARAKTER' VERİYOR

Sezon başında her takım için çekilen fikstürde yanına 3 puan yazılan maçlar vardır. Bursaspor için sezon BB Erzurumspor maçı böyle bir maçtı. Bu kadro yapısıyla oynaması gerektiği gibi oynadı ve kazandı. Çok abartmamak gerektiği kanaatindeyim. Timsah'ın önünde avantajlı gibi gözüken bir fikstür var ancak maçlar sahada kazanılıyor. Eğer kalan 3 maçta en az 6 puan alınabilirse ligin ikinci yarısını geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi kaos halinde değil hem puantaj hem camia olarak sükunet halinde geçirilir gibi duruyor. Çünkü oyuncu grubu yetenek olarak olmasa da karakter olarak bu güveni izleyenlere veriyor.

BÜYÜK FIRSAT KAÇTI

Türkiye'den çıkacak 6. şampiyonun kısa vadedeki en büyük adayı M.Başakşehir bu hafta altın değerinde bir 3 puanı kaçırdı. Eğer DG Sivasspor önünde kazansalar şu an hem Beşiktaş, hem de Galatasaray ile 9 puan fark yapacaktı. Haftanın hem puan hem anlayış olarak ileri giden takımı ise A.Konyaspor. Kadro kalitesi olarak belki ligin ilk 5-6 takımı içerisinde değiller ama bu tip takımlara maksimum kompakt oyunlarını oynatan Aykut Kocaman gibi bir teknik direktörleri var. Diğer yandan Fenerbahçe'nin neden hâlâ 'ligimizin dinamiklerini bilen' bir teknik direktörle anlaşmayarak zaman kaybettiğini anlamak güç. Geçtiğimiz yılın Sumudica ile iyi futbol oynayan takımlardan Kayserispor, sezon başına göreve getirdiği Ertuğrul Sağlam ile yollarını ayırdı. Futbolda her anlamda sonlardayız ama teknik direktör kıyımı hariç.

Haftanın maçı: Fenerbahçe-Kasımpaşa

Gol krallığı:
1) Diagne (Kasımpaşa) : 16 gol
2) Yasin Öztekin (Göztepe) : 7 gol
3)Doukara (Antalyaspor): 6 gol
4) Rodellega (Trabzonspor) 6 gol

Asist krallığı
1) Quaresma (Beşiktaş): 8 Asist
2) Edin Visca(Başakşehir): 7 Asist
3) Guilherme ( Y.Malatya): 6 Asist
4) Pereira (Trabzonspor): 5 Asist

Haftanın oyuncusu:

Trezeguet (Kasımpaşa)

Haftanın asisti:

Fernando Boldrin(Ç.Rizespor)

Haftanın golü:

Serdar Özkan(Antalyaspor)

Haftanın takımı:

DG Sivasspor


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR