Bu hikaye gerçek olaylardan uyarlanmıştır
Akhisarspor-Bursaspor maçının senaryosunu belki de Samet Aybaba'nın bile abartılı bulacağı bir film senaryosu olarak gördüğümüz bu yazıda, ligin ilk 2 sırasında bulunan takımların seyirci ortalamasının bin 500 olması ve Erzurumspor'un düşme hattındaki dinamikleri nasıl değiştirdiğine değindik.
SPOR , 28 Kasım 2018 Çarşamba, 07:55
Bu hikaye gerçek olaylardan uyarlanmıştır

HABER I Samet ZİNCİROĞULLARI

Samet Aybaba'ya Akhisar maçı öncesi bir kalem verseniz ve "Hocam buyurun. Maçın hikayesini yazın" deseniz. O da eminim buna benzer bir senaryo yazardı. "Maçın ilk bölümünde 2 farklı geriye düşelim, sonrasında Sakho ve Stancu'nun sakat olduğu yerde en büyük sıkıntımız olan mevki santrforumuz 2 gol atıp moral bulsun, daha sonrasında Bursaspor tarihine geçecek bir golle öne geçelim ve pastanın üzerindeki kremayı da oyuna sonradan aldığım Vakıfköy patentli bir oyuncumuz koysun ki alacağımız galibiyet normal bir 3 puan olmaktan çıkıp, tüm camiayı, taraftarları ve samanlıkta iğne ararcasına maddi kriz içerisinde çözüm bulmaya çalışan yönetimi bir nebze olsun gülümsetsin." Belki Samet Hoca bile "Bu kadarı abartı" diyebilirdi. Ama Akhisarspor önünde senaryo hayal mahsulü olmaktan çıktı. Filmlerin başında olduğu gibi ben de Akhisarspor-Bursapor maçını izlerken 4. golden sonra şöyle bir yazı önüme gelecek diye bekledim; "Bu hikaye gerçek olaylardan uyarlanmıştır."

Ünal Karaman'a kulak verelim

Trabzonspor Teknik Direktörü Ünal Karaman 2-1 kazandıkları Fenerbahçe maçının ardından aynen şu cümleyi söyledi, "Altyapımızı her anlamda hazır edeceğiz. 3 sene içerisinde kadromuzun büyük bölümünü özkaynak düzenimizden yetiştirdiğimiz oyunculardan oluşturacağız. "Tahmin ediyorum tanıdık gelmiştir bu laflar. Bursaspor Teknik Direktörü Samet Aybaba'nın sezon başında Bursaspor'a imza atarken söylediği cümlelerin aynısı. Bursaspor sezon başında bu yana bir evrim gerçekleştirmeye çalışıyor. Diğer tüm takımlar da artık Bursaspor'u örnek alıyor ve şu anki futbol ortamında almak zorunda. Eskiden mumla aradığımız genç oyuncuları şimdi Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'da bile (!) çokça görüyoruz. Ne mutlu. Ancak Ünal Karaman bir cümle daha kurdu. "Genç oyuncularımız sadece görevlerini başarılı bir şekilde yaptı. Fazla abartmayalım." Belki de ilk cümlesinden daha önemli olan bu. Tek olumlu harekette göklere çıkarmayalım, ilk olumsuz durumda da yerin dibine sokmayalım.

Ligde öyle bir puan durumu oluştu ki ilk iki sırada yer alan takımın seyirci ortalaması 1000-1500 civarı. Uzun vadede bu durum Kasımpaşa ve M. Başakşehir'i nasıl etkiler bilemiyorum ama iki takım da oynadıkları oyun olarak sıralamadaki yerlerini hak ediyor. Daha önce de yazmıştım, yine belirteyim. Önümüzdeki hafta oynanacak derbi sonrası çıkacak sonuç ve 3 hafta sonra oynanacak Başakşehir-Galatasaray maçının ev sahibi takım lehine sonuçlanması ligin ikinci yarısında tek bir takımın tekelinde sıkıcı (!) bir şampiyonluk yarışı izlememize neden olabilir.

Kötü haber geldi

Alt sıraların dinamiklerine dönecek olursak sezon başında ben dahil çoğu kimsenin düşmenin en büyük adayı olarak gördüğü BB Erzurumspor, Mehmet Özdilek ile çıkış yakalayarak düşme hattından uzaklaştı. Aslında bu "gizli" küme düşme adaylarına kötü haber. Çünkü Erzurum'un kümede kalması beklenemeyen bir takımın küme düşmesi demek. İlerleyen haftalarda göreceğiz. Haftanın en göze batan oyunları Bursaspor ve Trabzonspor haricinde Atiker Konyaspor ve A. Alanyaspor olurken bu hafta gerçekten kalite anlamında Latovlevici, Sosa ve Ljajic'ten Avrupa seviyesinde goller izledik. Darısı geri kalan 21 haftaya.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR