Burkay'dan çarpıcı açıklamalar
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin 2023 yılı hedefine ulaşmasında inovasyon ve tasarımın önemli rol oynadığını belirterek, “Ulusal zenginliklerimiz doğal kaynaklar ile değil, yeni fikirlerle ölçülür. İş dünyası, ticaret ve sanayi hayatında değişim ve dönüşümü öncelikli hedef olarak görmelidir” dedi.
BURSA , 13 Eylül 2014 Cumartesi, 12:53
Burkay'dan çarpıcı açıklamalar
Dünya ekonomisinde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandığını kaydeden BTSO Başkanı Burkay, bilginin yeniliğe dönüştüğü ülkelerin zenginleştiğini vurguladı. “Teknoloji ve yeni fikir geliştirme ile ekonomik zenginlik artık içi içe” diyen Burkay, zenginliğin bir ülkenin doğal kaynaklarından ve işgücünden daha çok, rekabetçiliğine ve inovasyon yapabilme kapasitesine bağlı olduğuna dikkati çekti. Bugün dünyanın en çok Ar-Ge yapan ilk 2 bin şirketi arasına 2012 yılında sadece 6 Türk şirketi olduğunu anlatan Burkay, TÜBİTAK kaynaklı bilgilere göre Türkiye'nin 2006-2011 arası Ar-Ge harcamasındaki artış oranının Çin'den sonra ikinci sırada yer almasının sevindirici bir gelişme olduğunu dile getirdi.

“2023 HEDEFLERİNE ULAŞMANIN YÖNTEMİ AR-GE VE İNOVASYON”

Türkiye’nin üretim ve ihracat üssü Bursa olarak Türkiye ortalamasının üzerinde bir büyüme kaydettiklerini vurgulayan Burkay, “Ancak bu öncülüğü devam ettirmek ve daha ileriye taşımak, geleneksel sanayi ve ticaretimizi dönüştürmekten geçiyor. Orta gelir sendromuna takılmadan daha yüksek hedeflere ulaşmanın yöntemi ise Ar-Ge ve inovasyona yönelmektir. Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünde 500 milyar dolar ihracat ve 600 milyar dolar ithalat olmak üzere toplam 1 trilyon doların üzerinde bir dış ticaret hacmi ile dünyanın en büyük 10 ekonomisi içerisinde yer almayı hedefliyoruz. Sanayimizde bilgi ve inovasyona dayalı bir üretim ve ihracat yapısı şart. İleri teknoloji ürünlerinin ihracatımız içerisindeki payı yüksek olmalı” dedi.
Dünyada inovasyon ekonomisi algısının bulunduğunu söyleyen Burkay, “İnovasyon ekonomisi dediğimiz bu yeni süreçte, orta ve ileri teknoloji ürünlerinin ihracatımız içindeki payını yükseltmeliyiz. Bursa olarak bu alanda yüzde 3 seviyesinde olan Türkiye ortalamasının 3-4 katı üzerindeyiz. Bunu daha yukarıya çekmek için ticaret ve sanayi alanlarımızda değişim ve dönüşümü sağlamak öncelikli hedefimizdir” şeklinde konuştu.
BTSO Başkanı Burkay, özel sektör eliyle gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetlerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge Merkezi kurmak için personeli çalıştırma mecburiyetinin 30’a düşürdüğünü kaydeden Burkay, kendi firmasında Ar-Ge merkezi kurarak en az 30 Ar-Ge personeli çalıştıran firmalara Bakanlığın desteklerinden ve vergi muafiyetlerinden yararlanma imkanı sağlandığına işaret etti. Burkay, söz konusu destekler arasında Ar-Ge indirimi, gelir vergisi stopajı teşviki, sigorta primi desteği ve damga vergisi istisnasının da bulunduğunu anlattı.

BTSO’DAN AR-GE MERKEZİ ATAĞI

BTSO olarak Türkiye ekonomisinin lokomotif illerinden Bursa’da sanayideki yüksek teknolojili ürünlerin payını artırmaya dönük projeler yürüttüklerini dile getiren Başkan Burkay, Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirtti. Bursa’daki Ar-Ge Merkezi sayısının artırılması amacıyla Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile işbirliğine gittiklerini kaydeden Burkay, Oda olarak Ar-Ge merkezi belgesi alabilecek firmaları tespit edeceklerini, ardından da firmalara danışmanlık hizmeti vereceklerini anlattı.
Başkan Burkay, Türkiye genelinde faal 159 Ar-Ge merkezinden 45’inin İstanbul’da bulunduğunu ifade etti. İstanbul’u, 23 Ar-Ge merkeziyle Bursa ve 22 Ar- Ge merkeziyle Kocaeli’nin takip ettiğini dile getirdi.

“YOL HARİTASINA SAHİPSENİZ, İYİ BİR NOKTAYA YERLEŞİRSİNİZ”

Türkiye'nin toplam ihracatının 10 yıl önce 36 milyar dolar olduğunu, 2013'de ise 150 milyar doları aştığını ifade eden Burkay, “Yani 4 kattan daha fazla bir artış sağladık. Bugün Türkiye, 300 milyar doları aşan dış ticaret hacmi ile dünyanın en büyük 17. ekonomisidir. Artık ülkemiz önüne 10-15 yıllık hedefler koyabiliyor. Bu da çok büyük avantaj. Tahminler birebir tutacak diye bir şey yok, ama neticede bir hedefiniz varsa ve bu hedefe ulaşacak yol haritasına sahipseniz mutlaka iyi bir noktaya yerleşirsiniz” dedi.

“DETROİT’İN DÜŞTÜĞÜ DURUMA DÜŞMEMELİYİZ”

2008 yılı sonunda başlayan global krizde olduğu gibi üretmeden, dünya ile entegre olmadan sürdürülebilir bir büyümeden bahsedilemeyeceğini ifade eden Burkay, şöyle konuştu:
“Sürekli dış ticaret açığından bahsediyoruz, ama bu aslında bir inovasyon açığıdır. Bu değişim ve dönüşüm, toplumda bir kültür devrimi ile gerçekleşebilir. Bursa, artık sadece otomotiv sektörü özelliği ile anılmamalı. Bu tür bölgeler uzay, havacılık ve savunma sanayii alanında da elverişlidir. Biz Detroit’in düştüğü duruma düşmemeliyiz. Biz Bursa’yı, Türkiye’nin teknoloji merkezi yapmak istiyoruz.”

Sürdürülebilirlik, tasarım, inovasyon ve rekabetin birbirinden ayrılmayan en önemli maddeler olduğunu dile getiren Başkan Burkay, “Artık ülkelerin değil, şehirlerin rekabeti var. Sahip olduğumuz değerleri gerçek anlamda elimizde tutmalıyız. Laftan kurtulmalıyız. Bugün Bursa, Türkiye’nin ekonomide, ihracatta ve istihdamda 2. şehri. Bursa, başarmak zorunda. Dünyada artık ekonomik politikaları yeniden kurgulanıyor. Bütün kurgu değişiyor. Biz o yüzden kentin ortak aklı dedik. ‘Marmara havzası Son Francisco havzası olacak’ dedik. Türkiye’yi 2023 hedefine bu bölge yükseltecektir” dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR