Bursa'da 2 bin yıllık şifa kaynağı küllerinden doğuyor
Bursa'da uzun yıllar askeri hastane olarak hizmet veren İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, yeniden düzenlendikten sonra adeta küllerinden doğarak, bölgedeki hastalara şifa dağıtıyor. Bahçesinde bulunan ve üzerinde 1303 yılında yaptırıldığı yazan iki kaplıcadaki 40-42 derece sıcaklığındaki termal su tedavide kullanılıyor.
BURSA , 30 Nisan 2018 Pazartesi, 07:43
Bursa'da 2 bin yıllık şifa kaynağı küllerinden doğuyor

Haber I Namık Göz I

190 yataklı hastanenin bir yandan daha işlevsel hale getirilmesi için çalışmalar devam ederken, diğer yandan tesisin bir bölümü de Türkiye'de bir ilk olacak tamamlayıcı tıp merkezine dönüşüyor. Sülük, arı, hacamat ve müzik terapi gibi 14 branşta hizmetlerin verileceği "Tamamlayıcı Tıp Merkezi" haziran ayında hizmete açılacak.

Bursa'nın diğer unvanlarının yanı sıra tarihten gelen en önemli özelliği, Evliya Çelebi'nin Seyahatna-me'sinde 'Velhasıl Bursa sudan ibarettir' sözleriyle altını çizdiği gibi bir şifa kenti olmasıdır.
Türklerin fethedip başkent yaptığı Bursa ya da o dönemki adıyla Prusa'nın suları, daha eski tarih kaynaklarında da yer alır. Prusalı ünlü filozof ve hatip Dion Khrisostomos'un konuşmalarında kaplıca suları anlatılır. Kimi kaynaklarda ise kaplıcalardan 'Kral Termeleri' olarak söz edilir.
Kenti fethettikten sonra Bursa'yı adeta yeniden kuran Osmanlılar da şifa kaynağı termal suları ihmal etmez ve kurulan yapılarla geliştirir. Çekirge'deki üzerinde 1303 yılında yaptırıldığı yazan iki kaplıca Osmanlı'nın döneminde yaptırılan Büyük İsplandit Palas Oteli'nin bahçesinde yer alır. 1922'de otel askeri hastaneye dönüştürülür. 1950'li yıllara kadar da ahşap binasıyla hizmet verir. Daha sonra yaptırılan betonarme bina ile tarihi iki hamamın bağlantısı sürer.

HASTANE BAĞLANTILI KAPLICA

Askeri hastane, hain darbe girişimi sonrası Sağlık Bakanlığı'na devredilir ve daha sonra Hakkari Dağlıca'da kahramanlık destanı yazarak şehit olan Yarbay İlker Çelikcan'ın adı hastaneye verilir.
Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan ve 4 aydan beri hastanenin başhekimliği görevini yürüten Uzman Doktor Mehmet Özcan ile birlikte hastaneyi dolaşarak, yapılan yenileme çalışmaları hakkında bilgi aldık.
Doğrusunu isterseniz hastane ile bağlantılı kaplıca hamamlarını ilk kez bu gezi sırasında gördüm. Betonarme binanın zemin katında koridorlarında ilerlerken, birden soldan aşağıya doğru 5-6 basamakla inilen kaplıca girişini görünce oldukça şaşırdım. Üzerinde pirinç plakaya yazılmış, 'Bu kaplıca 1303 yılında yaptırılmıştır' ibaresini görünce merakım bir kat daha arttı.

TERMAL SU KALİTESİ YÜKSEK

Zamanında kaplıca suyundan faydalanılması, özellikle fizik tedavi hastalarının nekahat sürelerinin kısaltılması ve hastalara faydalı olunması amacıyla kaplıcalar korunarak bugüne kadar gelmiş. Çinilerle kaplı duvarları ve kubbeli yapısıyla 700 yıl öncesinden izler taşıyan hamamlarda, Uludağ'dan gelen kaynak suyu, özellikle kireçleme, fıtık, felç hastalarının rehabilitas-yonunda tedaviye yardımcı oluyor.
Su kalitesi bakımından Türkiye'de ilk sırada yer alan kaplıcalı hastanede bugünlerde hummalı bir çalışma sürdürülüyor. Asıl amaç A tipi yani trafik kazası, beyin kanaması ya da pıhtı atması sonucu felçli hastaların rehabilitasyonu için yatak sayısını artırmak. Hastane halen 190 yatakla hizmet veriyor. Ayrıca fizik tedavi kürleri için gelen hasta bölümleri de yeni ilavelerle artırılıyor.

TAMAMLAYICI TIP MERKEZİ

Hastanenin daha önce askerler için ayrılan bir bölümünde ise Türkiye'de bir ilke imza atacak çalışmalar devam ediyor. Tamamlayıcı Tıp Merkezi'nde ilk kez doktor kontrolünde, sülük terapi, arı terapi ve müzik terapi gibi 14 branşta hizmet verilecek. Sağlık Müdürü Özcan Akan'ın verdiği bilgiye göre, bu bölüm de önümüzdeki haziran ayında hizmete başlayacak.
Özcan Akan, bu bölümde sadece bilimsel tıbbın yanında bu konuya yardımcı ve destek niteliğinde çalışma yapılacağının altını özellikle çiziyor. Yani bir hastalığın tedavisinde sadece ve sadece o bölüm kullanılmayacak, bir yardımcı-tamamlayıcı bir enstrüman olarak kullanılacak. Bu yöntemler bilimsel bir el tarafından ve hijenik ortamda yapılacak.
Sağlık Müdürü Özcan Akan ve İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Mehmet Doğan ile Bursa'daki sağlık yatırımları ve özelinde kaplıcalı hastaneyi konuştuk.

İĞNE İLE KUYU KAZAR GİBİ TEDAVİ

Bursa İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Mehmet Doğan'ı Dr. Ayten Bozkaya Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi'ndeki başarılı çalışmalarından tanıyoruz. Dört aydan beri de bu hastanede görev yapıyor. Dr. Mehmet Doğan, hastanenin mevcut durumunu şöyle anlattı:
'190 yatağımız var ve bunların 55'i A grubu dediğimiz felçli, MS, Parkinson hastaları için. A grubu yatak sayımızı 100'e çıkarmayı planlı-yoruz. Bursa'da bizim yaptığımız hizmeti kısıtlı sayıda yatakla Uludağ Üniversitesi ve Yüksek İhtisas Hastanesi yapıyor. Bursa'da insanların gideceği başka adres yok. Kaplıca ve kür hastanesi yapmak kolay. Hasta gelir 10 gün yatar ve mutlu olur gider. Ama diğeri zordur. İğne ile kuyu kazmaktır rehabilitasyon. Trafik kazası ve inme geçirmiş bir hastanın geri dönüşü aylar yıllar sürüyor. Cerrah işini üç saatte bitirdikten sonra biz o hastayla haftalarca uğraşırız'

BURSA SAĞLIK ÜSSÜ OLACAK

Bursa'daki sağlık yatırımları ve özellikle hastane inşaatları son hızla devam ediyor. Bu inşaatlar tamamlandığında sağlık hizmetlerindeki sıkıntılar aşılacak mı?

Şehir Hastanesi 2019 yılının haziran ayında bitecek. Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi de 2019'un sonunda tamamlanacak. 2020 yılının sonuna gelindiğinde bizim yatırımlarımız bitmiş olacak. Şu anda 7 bin 500 yatağımız var. Bu yatırımlar tamamlandığında 10 bin 500 yatağa ulaşacağız ve bunların tamamı nitelikli yatak olacak. Uluslararası bir ölçüm var. On bin kişiye düşen yatak sayısıyla baz alınan bir ölçüm. Türkiye ortalaması 10 bin kişiye 27 yatak. Bizi şu anda bu rakamı yakaladık. 10 yıl önce 22'lerdeydi. Bizim hedefimiz on bin kişiye 33 yatak.

Hastaneler yapılırken nüfus da artıyor. Buna göre mi planlama yapıyorsunuz?

2030 yılına kadar daha yatırımları bitiriyoruz. Ancak her yıl 100 bin nüfus geliyor. Bursa'daki hastaneler 6 ile hizmet verdiği için Yalova'nın nüfus artışının yansıması da bizi etkiliyor. Otoban ve hızlı trenle büyüme katlanacak. Zaten Türkiye ortalamasının iki katı büyüyoruz. Uzun vadede Yalova nüfus patlayacak. Karacabey, İznik, Mustafakemalpaşa beklenenin üzerinde büyüyecek. Bu ilçelerin her birinin ayrı bir dinamiği var ve planlamayı ona göre yapıyoruz. Her ilçenin ayrı bir dinamiği var. Gemlik ve Mudanya'da yaşlı nüfus, Nilüfer'de ekonomik yapının güçlenmesiyle obezite, diyabet, Yıldırım'da doğum oranının yüksekliği, İnegöl'de sanayi dolayısıyla yanık merkezi kurulması gerekiyor.
Basamakla sistemini kurmak istiyoruz. Hastalar önce ilçelerindeki hastanelere ardından Bursa'daki iki merkeze yönlendirilecek.
Doğudan gelen hastalar Yüksek İhtisas'a, batıdan gelenler ise Şehir Hastanesi'ne sevk edilecek. Yüksek İhtisas ve Şehir hastaneleri en son gidilecek tesisler olacak. Fizik tedavi ve rehabilitasyon için İlker Çelikcan, önemli bir merkez olacak. O yüzden buraya önem veriyoruz.

Sağlık turizmi konusunda neler yapabiliriz?

Öncelikle sağlık tesislerinizin yüksek kalitede olması lazım. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Dün beni Suudi Arabistan'dan aradılar. Kraliyet ailesinden bir hastayı Almanya'ya götürmek istiyorlarmış. Bursa'ya davet edip, hem özel hem de bizim hastanelerimizi anlattım. Hemen ilgilerini çekti. İnceledikten sonra Bursa'ya gelmeye karar verdiler. Ortadoğu, Rusya ve hatta Avrupa'dan bir hasta, Almanya veya İngiltere yerine bizi tercih ettiği anda bu iş biter. Bursa özel ve kamu yatırımlarıyla sağlık üssü oldu. 10 yıl sonra Alman hastaların Bursa'yı tercih edeceğine inanıyorum. Bursa önümüzdeki dönemde, organ nakli, kanser tedavisi, kardiyovasküler cerrahi ile fizik tedavi ve rehabilitasyonda marka olacak. Organ naklinde bunu başardık. Diğer alanlarda da başaracağız.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR