Bursa'da bebeklerini çöpe atan sevgililer hakkında flaş karar
Bursa'da gayrimeşru olarak dünyaya getirdiği bebeğini çöp konteynerine atıp ölüme terk ettiği öne sürülen sevgililere verilen müebbet hapis cezasını İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi bozdu.
GÜNDEM , 09 Temmuz 2017 Pazar, 10:27
Bursa'da bebeklerini çöpe atan sevgililer hakkında flaş karar

Merkez Osmangazi ilçesi Tuna Mahallesi'nde erkek arkadaşı Sezai D. (39) ile yaşayan Çiğdem Ş. (20), 20 Ocak'ta evde kendi kendine doğum yaptı. Tuvalette gerçekleşen doğumun ardından kordon bağını kesen Sezai D.'nin erkek bebeği bir çöp poşetinin içine koyarak evin çatı katına çıkardığı, 12 saat sonra bebeği gece saatlerinde Veysel Karani Mahallesi'ndeki bir çöp kutusuna atarak olay yerinden uzaklaştığı ileri sürüldü. Kanaması devam ettiği için Çekirge Devlet Hastanesine giden Çiğdem Ş.'nin şüpheli hareketleri üzerine polis soruşturma başlattı ve iki sevgili tutuklandı.

Bursa 5'inci Ağır Ceza Mahkemesinde Çiğdem S. ile Sezai D. hakkında 'ihmali davranışla kasten adam öldürme' suçundan 25 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açılmıştı. Sezai D., mahkemede şu ifadeleri vermişti:
"Hamile olduğundan haberim yoktu. Tuvalete gitti. Bir süre sonra çıktı. Hela taşının üzerine düşen bebek ölüydü. Çöp poşetine koydum. Koridora bıraktığım çöp poşetini üst kata çıkardım. Çiğdem akrabalarına gittiğinden dolayı ben de evde alkol aldım. Gece saat 01.00 sıralarında Çiğdem'in eve gelmeyeceğini anlayınca poşeti eski Yalova yolunda bir çöp konteynerine attım. Eve geri döndüm. Çiğdem hastaneye gidince olay ortaya çıktı. Çiğdem'i doğum yaparken görmedim. Bebeğin canlı mı cansız mı olduğunu bilmiyorum. Beraatımı ve tahliyemi istiyorum."

Çiğdem Ş. ise, "Sezai ile birlikte yaşıyordum. Uyuşturucu ve sigara kullanmaz iken, Sezai yüzünden başladım. İlk zamanlar hamile olduğumu anlamadım. Son zamanlarda hamile olduğumu bildiğim için alkol ve sigara almıyordum. Hamile olduğumu Sezai'ye söyledim. Sezai, alkolün etkisiyle karnımın üzerine oturdu. Evden çıkmıyordum. Çocuğu dünyaya getireceğimi söyledim. O da arkadaşına telefon ederek çağırdı. Ben tuvalete girince yeniden arkadaşını arayıp gerek kalmadığını söyledi. Ayakta çocuğu dünyaya getirdim. Aşırı kan kaybım vardı. O da makasla çocuğun kordonunu kesti. Ben kendimi daha sonra banyoya attım. Baygınlık geçirdim. Kendime geldiğimde gece eve çağırdığım yakınlarımla hastaneye gittim. Ameliyata aldılar. Bebek dünyaya getirdiğimi söyledim. Sezai bana, 'Beni bu olaya karıştırma. Çocuğun başkasından olduğunu söyle. Ben sana yardım ederim' dedi" demişti.

Canlı dünyaya gelen bebeğin kan kaybından dolayı ölümüne sebep olan sanıklara cumhuriyet savcısı mütalaasında önce müebbet, daha sonra 25 yıla kadar hapis cezası istemişti. Karar duruşmasında mahkeme heyeti, avukatların indirim isteğine rağmen iki sanığa müebbet hapis cezası verdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı duruşmaya katılmadığı ve evrakta eksik olduğu için kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararı bozdu. Sanıklar önümüzdeki günlerde yeniden hakim karşısına çıkacak.
Konuyla alakalı İhlas Haber Ajansına (İHA) açıklamalarda bulunan Çiğdem Ş.'nin avukatı Mihriban Ünal, "Müvekkilimle cezaevinde konuştum. Bana, 'İçimde bulunduğum zor şartlar ve benden 20 yaş büyük her türlü hayat tecrübesine sahip adam tarafımdan sömürüldüm. Aslında olayın bir diğer mağduru olmam dikkate alınmadan hiçbir indirime gidilmeden karar verildiğini düşünüyorum' dedi. Müvekkilim bebeği istiyordu. Onu öldürme kastı yoktu. İsteseydi daha önce düşürürdü" diye konuştu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR