Bursa'da işçi müdürüne teessüf bildirince kovulmuştu...
Pazarlama ve tahsil elamanı olarak çalıştığı şirketin bir uygulamasına öfkelenen işçi, şirket yetkilisine teessüflerini bildiren bir e-mail attı.
BURSA , 04 Mart 2018 Pazar, 11:15
Bursa'da işçi müdürüne teessüf bildirince kovulmuştu...

Şirket yetkilisine hitaben, 'Oturduğunuz sıcak koltukta, bindiğiniz lüks araçta kendinizi yüksekte görüyorsunuz sanırım. Bence kendinizi ulaşılmaz sanmayın. Sizin oturduğunuz koltukta daha önce gelip geçenler oldu" ifadesini kullanan işçi kendisini kapı önüne konuldu. Mahkemenin işe iade ettiği işçiye Yargıtay'dan kötü haber geldi.

Özel bir şirketin şubesinde pazarlama ve tahsilat elemanı olarak çalışan işçi, şirket genel merkezinin, bölge müdürü ve kendisine bilgi vermeden bazı müşterilerinin hesabının silinmesine öfkelendi. Şirketin idari işler müdürüne teessüflerini içeren bir e-mail gönderen işçi, elektronik postada, ".... Bey, yılda toplasanız 200-300 lira alışveriş yapan müşterilerin limitlerini sıfırlamak kolay. Limit sıfırlayacaksanız, size listelediğim ve ekte paylaştığım, bizden yüksek ciroyla çalışan ve ödemelerini düzgün yapmayan müşterilerin limitini sıfırlayın.

Sanırım bu sektörde tecrübeniz yok. Oturduğunuz sıcak koltuk ve bindiğiniz lüks otomobilden dolayı kendinizi yüksekte görüyorsunuz sanırım. Bence kendinizi ulaşılmaz sanmayın. Sizin oturduğunuz koltukta daha önce gelip geçenler oldu. Siz yaptığınız işi düzgün yapın, sahadaki temsil çalışmaz ise, size de orada ihtiyaç olmaz. Unutmayın. Sahadaki adamdan üstün değilsiniz. Sahanın iki patronu vardır; birincisi satış temsilcisidir. Müşteriyi tanıyan, bilen kişidir. İkincisi ise bölge müdürüdür. Müşterileri ve sorumlu olduğu temsilcisini sizden daha iyi tanır ve birer bir muhatap olduğu için daha objektif davranır. Saygılarımla" ifadelerini kullandı.

Yöneticisinin e-maille bütün çalışanlar nezdinde küçük düşürüldüğünü belirten işveren, işçiyi kovdu. Niyeti; şirketin bir uygulaması hakkında yetkili isme sadece teesüflerini bildirmek olan işçi, işten atılmanın şokuyla sarsıldı. 3. İş Mahkemesi'ne işe iade davası açan işçi, feshin geçersiz olduğuna karar verilmesini talep etti. Mahkemede savunma yapan işveren ise; yöneticinin küçük düşürülmesi eyleminin e- posta yolu ile basit asgari saygı ve liyakat sınırları aşarak gerçekleştiğini öne sürdü. Davacı işçinin bu davranışı neticesinde kendisinden savunmasının istenildiğini ve iş akdinin iş kanunlarına göre haklı ve geçerli şekilde feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etti. Tarafları dinleyen mahkeme; genel merkezin bir kaç eski müşterinin hesabını bölge müdürü ile davacıya sormadan kapatması sebebiyle davacının e-posta yoluyla şirket yetkilisine teesüflerini bildirdiğini, mailin dozunun biraz kaçmış olduğu iddia edilmişse de sahanın temsilcisi olan davacıya sorulmadan böyle bir tasarrufta bulunulmasının yanlış olduğuna dikkat çekti. Şirket genel merkezinin bu tasarrufunun davacı için onur kırıcı bir durum olduğunu vurgulayan mahkeme, böyle bir mail gerekçe gösterilerek davacının iş güvencesi hükümlerinin ihlal edilemeyeceği gerekçesiyle feshin geçersizliğine hükmetti.

İşveren kararı temyiz etti. Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mahkeme kararını bozdu. Yüksek mahkeme kararında şu ifadelere yer verildi: "Davacı işçinin davalı şirketin genel merkez çalışanına gönderdiği mailde yer alan sözler, eleştiri sınırını aşarak, davacının yönetici konumunda olan işverenin diğer işçisine ithamda bulunma ve had bildirme mahiyetinde olduğu görülmüştür. Davacının çalıştığı şube müşterisi ile ilgili bir konunun kendisine danışılmadan karara bağlanmasına kızsa dahi eleştiri sınırını aşan, ancak hakaret ve tehdit içermeyen sözler söylemesi, işyerinde olumsuzluklara yol açmıştır. İş sözleşmesinin devam ettirilmesi işverenden beklenmemelidir. Davalı işverenin feshi geçerli nedene dayandığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır. Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, davanın reddine, davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine oy birliği ile karar verilmiştir."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR