Bursa'da musluk aramak için gitti, hayatı değişti!
Bursa'da, 4 yıl önce evinde bozulan eski bir musluğun aynısını bulmak için gittiği bit pazarında eski eşyalardan etkilenen esnaf Turgay Özkan, antikacılığa merak sardı.
BURSA , 28 Kasım 2017 Salı, 11:49
Bursa'da musluk aramak için gitti, hayatı değişti!

Kentte 25 yıldır konfeksiyon mağazası işleten 45 yaşındaki Turgay Özkan, 4 yılda Türkiye'nin farklı kentlerindeki bit pazarlarından topladığı antikalara yaklaşık 200 bin lira ödedi.

Bursa Antikacılar ve Antika Sevenler Derneğinin üyesi olan Özkan'ın koleksiyonunda, Osmanlı ve cumhuriyetin ilk yıllarına ait çok sayıda eser yer alıyor.

Özkan'ın koleksiyonunda telefon, plak, dürbün, Osmanlı evrakı, fotoğraf makinesi, kamera, vazo, daktilo, takunya, şamdan, ayna, mikrofon, saat ve tablo gibi antika eşyaları bulunuyor.

Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evde bozulan eski bir musluğun aynısını nalburlarda bulamadığını söyledi.

Bunun üzerine bir arkadaşının yönlendirmesiyle musluk aramak için bit pazarına gittiğini anlatan Özkan, pazarda gezerken gördüğü eski eşyaların ilgisini çektiğini ifade etti.

Özkan, yıllar önce kullanılıp atılan ürünlerin orada değerli olduğunun farkına vardığını belirterek, şöyle konuştu:

"O gün aradığım musluğu bulamadım ama dedemin, ninemin duvarlara astığı halılardan gördüm ve onu satın aldım. Böylelikle antikacılığa ilk adımı da atmış oldum. Sonra her hafta bit pazarına geldim ve antika eşya topladım. Bu arada aradığım musluğu da bulup, aldım. Türkiye'nin çeşitli kentlerindeki bit pazarlarını da dolaştım. Halen de gitmeye devam ediyorum. Şu an elimde bin 500 parça obje var. 4 yılda 200 bin liralık obje satın aldım."

"1950'DEN KALMA MİKROSKOBU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KULLANMIŞ"

İlerde konfeksiyon işini bırakıp sadece antikayla ilgileneceğini anlatan Özkan, "Çünkü hem eskiye sahip çıkıyorum hem de eğlenceli bir iş yapıyorum. Antikacı arkadaşlarla eski herhangi bir şeyin atılamayacağını göstermeye çalışıyoruz. İnsanları çarşıda pazarda da bu konuda uyarıyoruz." dedi.

Özkan, antika işine girince tarih bilgisinin de arttığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bizim şiddetle Osmanlıcayı öğrenmemiz lazım. Çünkü belge niteliği taşıyan evraklar piyasada kilo işi satılmış. Ayrıca bendeki eşyalar arasında bir mikroskop var. 1950 yılında İstanbul Üniversitesi tarafından kullanılmış. Üzerinde de fakültenin ismi yazıyor. Ben bunu eskiciden aldım. Eğer ben almasaydım geri dönüşümde parçalanacaktı. Bu parçaların hepsinin bir hikayesi var. Yeni jenerasyona aktarma açısından çöpe atılmaması, bunlara sahip çıkılması lazım."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR