Bursa'ya BTSO'nun konuğu olarak geldi
Country rock müziğin en çok satan şarkıcı ve söz yazarlarından Mary McBride, yüz binlere şarkı söylemekle yatalak bir hastaya şarkı söylemek arasında hiçbir fark görmüyor!
MAGAZİN , 31 Mayıs 2012 Perşembe, 11:21
Bursa'ya BTSO'nun konuğu olarak geldi
 Bin kişiye şarkı söylemekle yatalak birine şarkı söylemek aynı şey! Şarkı söyleyerek dünyayı dolaşmak! Mary McBride'ın yaptığı tam da bu! "Hayatta en çok sevdiğim iki şey; şarkı söylemek ve seyahat etmek" diyen Amerikalı şarkıcı, Japonya'dan Pakistan'a Laos'tan Rusya'ya kadar dünyanın dört bir tarafını şarkı söyleyerek dolaşıyor...

Bazı insanlar vardır; şanla şöhretle değil hayattan ne kadar keyif aldıklarıyla, ne kadar anı biriktirdikleriyle ilgilenirler. Mary McBride da onlardan biri.. Sahneye sıfır makyajla çıkıp, nasıl göründüğüyle değil kendisini dinleyenlere ne hissettirdiğiyle ilgileniyor. Mary McBride, nasıl bir sanatçı olduğunu, aşkın aslında ne demek olduğunu, hayatın ona öğrettiği en önemli şeyi, müziği, hayatı ve Türk hayranlığını anlatıyor.

Mary McBride müziğe nasıl başladı?
Müziğe 9 yaşımda okulda başladım. Ve ilk profesyonel performansımı da o yaşlarda gerçekleştirdim. Aslında çocukluk hayalim opera sanatçısı olmaktı, bunun üzerine eğitim aldım ama daha sonra rock'n roll ile tanıştım ve fikrimi değiştirdim.

Elvis Presley ve Beatles gibi isimlerden etkilendiğinizi biliyorum. Size ilham veren sanatçılar var mı?

Ben gospel dedikleri kilise müziği dinleyerek büyüdüm. Franklin ve Memphis benim en çok dinlediğim ve etkilendiğim isimlerden biriydi. Ve tabii ki Elvis Presley ile Beatles.

Beatles gibi grupların ünlü olduğu yıllarda şarkı söylemek ister miydiniz?
Çok isterdim. Ben hala müzikte en iyi dönemin onların dönemi olduğunu düşünüyorum.

ADELE MUHTEŞEM BİR SANATÇI!

Bir konserinizde de yeni jenerasyonun popüler isimlerinden Adele'in şarkısını seslendirmişsiniz. Adele'i nasıl buluyorsunuz?
Bence Adele muhteşem biri! Onun çok iyi bir sanatçı olduğunu düşünüyorum. Pakistan'daki konserimizde onun bir şarkısını seslendirmiştik ve bu kadar yeni bir şarkıcı olmasına rağmen oradaki çocukların Adele'in şarkılarını biliyor olması bizi çok şaşırtmıştı. Bu gerçekten önemli bir başarı.


Birbirinden çok farklı ülkelerde konserler veriyorsunuz. Rusya'dan Pakistan'a Laos'a kadar... Konser verdiğiniz yerlerde nasıl bir atmosferle karşılaşıyorsunuz?

Biz Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın programı kapsamında dünyayı geziyoruz ve her gittiğimiz yerde farklı kurumlarla konserleri gerçekleştiriyoruz. Bazen bu konserlerimiz huzur evlerinde oluyor, bazen yetimhanelerde, bazen okullarda oluyor... Ve her konserimizde farklı şeyler yaşıyoruz.


Peki şarkı söyleyerek dünyayı dolaşmak nasıl bir duygu?

Harika! Ben iki şeyi çok seviyorum. Biri seyahat etmek, diğeri şarkı söylemek.

Bir gün gelse ve hiç kimse sizi dinlemese yine de şarkı söylemeye devam eder misiniz?
Kimse beni dinlemese de yine şarkı söylerim. Kendim için söylerim! Çünkü ben bu işten keyif alıyorum. Biz elbette büyük kesimlere hitap ediyoruz ama aslında yaptığımız işin büyük bir bölümü de canlı müziğe ulaşamayan kesimlere sesimizi ulaştırmak. Dolayısıyla milyonlara hitap etmek gibi bir amacımız yok. Biz küçük gruplarla da mutluyuz.

Bir şarkınızda "Aşk sonsuzdur" diyorsunuz. Aşkın sonsuz olduğuna gerçekten inanıyor musunuz?

Kesinlikle aşkın sonsuz olduğuna inanıyorum! İnsanlar birlikte olabilirler, ayrılabililer... Önce sevdiğiniz bir insanla daha sonra farklı koşullar nedeniyle ayrılabilirsiniz ama AŞK DEVAM EDER!


Şarkılarınızda yalnızca kendi hayatınızda yaşadıklarınızı mı yazıyorsunuz, yoksa çevrenizdeki insanların yaşadıklarından da etkileniyor musunuz?
Her ikisi de. Ben şarkılarımda kendi yaşadıklarımı yansıtıyorum ama aynı zamanda metroda olsun, yolda geçerken gördüğüm insanlar olsun, iletişimde olduğum herkesten de etkileniyorum.

Ünlü olmak sizin için ne ifade ediyor?
Benim için bin kişiye hitap etmekle yatalak bir hastanın önünde şarkı söylemek aynı şeyi ifade ediyor. Biz çok şanslıyız çünkü sevdiğimiz işi yapıyoruz. Hem seyahat ediyoruz hem şarkı söylüyoruz. Farklı insanlara hitap ediyoruz. 10 yıldır da birbirinede çok bağlı olan bir grupla şarkılarımı söylüyorum. Bunların hepsi benim için çok özel.

Türk sanatçılardan hiç tanıdığınız, beğendiğiniz isimler var mı?
İki günlük bir tur için biz buradayız o nedenle Türk müziğine ya da Türk sanatçılarını çok fazla tanıma fırsatımız olmadı. Ama arkadaşlarımla da onu konuştuk, Amerika'ya tekrar döndüğümüzde Türk müziğini biraz daha yakından tanımak için çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz.


Röportaj: Sevginar OSMANOĞLU

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR