CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Bursa'da - Haberleri - Bursa Hakimiyet
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Bursa'da
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa Akademik Odalar Birliği'nde (BAOB) düzenlenen üye katılım törenine katıldı.
BURSA , 01 Haziran 2018 Cuma, 11:53
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Bursa'da

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Bursa'da. Partisine toplu üye katılım törenine katılan Kılıçdaroğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sanayici ve iş insanları ile de bir araya geldi. Bursa'daki program çerçevesinde Şehit Aileleri Derneğini de ziyaret edecek olan Kılıçdaroğlu, STK temsilcilerine konuştu.

Ortak miting yapılmayacak

Kılıçdaroğlu'nun konuşması satır başlarıyla şöyle:

'Sizler kanaat önderisiniz'

"24 Haziran'da sandığa gideceğiz ve oylarımızı kullanacağız. Sizlerle özel toplantı yapmamın özel bir nedeni var. Miting ve başka toplantılar yapabiliriz. Ama sizlerle bire bir oturup konuşmak, dertleşek ve Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloyu aktarmak benim görevim. Nedeni şu: Sizler kanaat önderisiniz. Toplumun değişik kesimlerine, yani kılcal damarlarına duyguları, düşünceleri aktaran temel aktörlersiniz. Sizlerle toplantı yapmak benim için şeref, gurur.

'Hepinizin tek tek sorumluluğu var'

Bu toplantının bir başka özelliği; benim sorumluluğum var. Bir siyasi partinin genel başkanıyım. Sizden daha fazla çalışmak zorundayım. Benim sorumluluğumun büyüklüğü Türkiye'yi yönetmeye talip olmamdan. Ama bu ülkede beraber ve huzur içinde yaşayacaksak hepinizin de tek tek sorumluluğu var. İster bir STK başkanı olun, ister muhtar olun, sizlerin de sorumluluğu var. Bir şekliyle asgari müştereklerde buluşmak zorundayız. Millet İttifakı'nın kurulmasının temel nedeni de bu. Demokrasi, huzur ve çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak için bir araya geldik, gelmek zorundayız. Sizlerin zorunluluğu içinde bulunduğunuz grubu şu veya bu biçimde aydınlatmak. Bir şey çok önemli; karamsarlığa asla ve asla hakkımız yoktur. Umutsuzluğa kapılma gibi bir hakkımız yoktur. Eğer bu ülkede Milli Kurtuluş Savaşını başlatanlar en zor koşullarda başarıya ulaşmışlarsa, bu ülkenin sivil toplumu, meslek kuruluşları başarıya ulaşmak zorundadırlar. Hep beraber başarıyı yakalamak zorundayız. Bu bizim temel görevimiz.

'Birinci maddemiz sorumluluk'

Başarı için mücadele ederken kimlik farkını, inanç farkını, yaşam tarzını asla sorgulamayacağız. Kim olursa olsun, demokrasiyi, hukuku, adaleti mi savunuyor, daha iyi bir eğitim düzeni, herkesin karnı doysun, her yerde huzur, herkesin işi ve aşı olsun mu istiyor, o zaman bir araya gelip ortak ses çıkaracağız. Mesleklerimiz farklı olabilir. Kimimiz işçi, emekli, mühendis olabilir. Hayatın her alanında şu veya bu şekilde yer almış olabiliriz. Ortak paydamızı büyütüp, sahip çıkmak zorundayız. Nedir ortak payda? Az önce rozet taktığım köydeki kardeşlerimiz eğer dışlanıyorsa, onlara sahip çıkmak bizim namus borcumuzdur. Onlar köylerinde rahat yaşamak, doğa bozulmasın istiyorlar. 'Yüz yıllardır burada yaşıyoruz' diyorlar. Onların huzurunu bozmaya kimin ne hakkı var? Hem memlekette huzur isteyecek hem de insanları rahatsız edeceksiniz, bu doğru değil. Birinci maddemiz sorumluluk ve sorumluluğun gereğini yapmak.

'İkincisi demokrasiye sahip çıkmak'

İkinci maddemiz demokrasiye sahip çıkmak. Bu ne demektir? Eğer bir vatandaş ister STK'nın başında, meslek kuruluşunun başında, ister Esnaf Kefaret Kooperatifine, ister TOBB'a, ister TMMOB'a üye olsun, nerede yer alırsak alalım demokrasiyi savunacağız. Eğer bir engelli, çiftçi, işçi, sanayici haksızlığa uğramışsa, o haksızlığı özgürce dile getirmenin rejimi demokrasidir. Bu yoksa kimse korkudan uğradığı haksızlığı dile getiremez.

Bugün içinde yaşadığımız tabloya bakalım. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, bugün Türkiye'de kimsenin can ve mal güvenliği yok. Bunu söyleyince kızıyorlar. Peki soru şu; kişilerin can ve mal güvenliği nasıl sağlanır? Bunun dünyada bilinen bir yolu var. Yargı bağımsızsa, yani hakim bir yerden talimat almadan hukukun üstünlüğüne göre vicdanına göre karar veriyorsa, orada yargı bağımsızdır."

'Yarış eşit şartlarda olmalı'

Şu anda medyanın yüzde 90'ı hükümet tarafından kontrol edilmektedir. Cumhurbaşkanı adaylarımız var. Bir cumhurbaşkanı adayına günün 24 saati ayrılıyor. Belki yaında uyuduğu zamanları da verebilirler. Sayın İnce'ye ayıp olmasın diye 2-3 saat. Diğer adayları hiç göstermiyorlar. Neden göstermiyorlar? Meral Hanım, Temel Bey, Doğu Bey aday değil mi? Eşit şartlarda yarış olması lazım.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR