'Cinayeti 10 ay önce bildirdim'
Gazeteci Hrant Dink cinayetinde ihmali olduğu öne sürülen polis memuru Muhittin Zenit, cinayeti net ve somut ifadelerle 10 ay öncesinden rapora yazdığını öne sürdü.
GÜNDEM , 21 Haziran 2016 Salı, 08:34
'Cinayeti 10 ay önce bildirdim'
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinde ihmali olduğu öne sürülen tutuksuz sanıklardan polis memuru Muhittin Zenit, Dink cinayetini 10 ay öncesinden raporladığını öne sürdü.
Dink cinayetinde ihmali olduğu öne sürülen polislerin yargılanmasına devam ediliyor. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada Muhittin Zenit, savunma yaptı.

Erhan Tuncel'e "bilgi getir" diye yalvardığı dönemler olduğunu ifade eden Zenit, "Alternatifi olmadığı için bu kişiyle çalışmak zorundaydık. Verdiği bilgileri raporlandırıyorduk" dedi.

Hrant Dink'in bir cinayete kurban gideceğini, net ve somut ifadelerle hazırladığı raporlara yansıttığının aşikar olduğunu dile getiren Zenit, "Rapordaki, 'Dink ne pahasına olursa olsun öldürülecek' cümlesi bilgilerin özüdür. Tüm bunlara rağmen aslı astarı olmayan şeylerle suçlanıyorum. Raporlara yansıttığım bilgi zaten iddianamede belirtiliyor. İddianamede, başka bir bilgiyi aktarmadığımın belirtilmesi gerekiyor ama böyle bir şey yazılmamış. Cinayeti tasarlamış olsam, cinayetten 10 ay önce nasıl oluyor da devletime bildirmiş oluyorum bunu? Akla hayale sığmayan bir iddia bu" diye konuştu.

"NE PAHASINA OLURSA OLSUN ÖLDÜRÜLECEK?"

Muhittin Zenit, Dink'in öldürülmesine, "Dink ne pahasına olursa olsun öldürülecek" cümlesinden başka hangi cümlenin raporda yazılması halinde engel olunacağını merak ettiğini belirterek, şunları söyledi:
"Bu bilgiyi cinayetten 10 ay önce kayıtlara geçmem, üyesi olduğum belirtilen örgütü sabote etmek anlamına gelmiyor mu Ben emniyet teşkilatı örgütünün bir üyesiyim ve üstlerimin bana verdiği görevleri yapıyorum. Cinayet planını deşifre eden bir kamu görevlisiyim. İddia edilenin aksine, bu cinayetin gerçekleşmemesi için tüm iş ve işlemleri yapmışım. Ne böyle bir örgütün varlığından haberdarım ne de böyle bir örgüte mensubum. Emniyet mensubu bir kamu görevlisiyim. Sakladığım iddia edilen F4 raporu, benim hazırladığım, lehime olan bir rapor. Nasıl olur da lehime sayılacak bir raporu müfettişlerden saklarım Bir örgüt varsa ve evrak saklanmışsa ben mağdur edilmişim demektir."

"TUNCEL ZORLAMA USULLERLE BİLGİ VERİYORDU"

Haber elemanı Erhan Tuncel'in, bazen kendisine doğru bilgiler vermediğini, istihbarat tekniklerini iyi bildiğini ve elde ettiği bilgileri, karşı tarafın neyi ne kadar bildiğini görerek söylemeye çalıştığını ifade eden Zenit, "Erhan'n genel özelliği bu. İstihbarat bir sanattır, başarıdır. Evet Erhan bize bilgiler veriyordu ama zorlama usullerle" dedi.

Cinayetten sonra Erhan Tuncel'le yaptığı telefon görüşmesi nedeniyle 10 yıldır örselendiğini ve bilgi vermesine bakılmaksızın suçlandığını öne süren Zenit, bu telefon görüşmesinin cinayetin çözülmesine yönelik yapıldığını, televizyondaki haberlerden cinayetin oluş şeklini öğrendiğini, 1 saat 45 dakika sonra da Erhan Tuncel ile bir görüşme yaptığını ve istihbaratın "sanat sayılacak usülleriyle" Tuncel'i konuşturmaya çalıştığını savundu.

"Asıl cinayeti önlemediğini düşündüğüm insanlar, bu telefon görüşmesini basına sızdırarak bizzat beni mağdur etmişlerdir. Bu kişiler F4 raporunu yazdığımı biliyorlardı" diyen Zenit, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosunun cinayetten sonraki dönemde kamu görevlileriyle ilgili hiçbir şey soruşturmadan takipsizlik kararı verdiğini ileri sürdü.

"RAKEL DİNK'TEN ÖZÜR DİLİYORUM"

Telefon görüşmesini sorgu amaçlı yaptığını dile getiren Zenit, "Bununla ilgili tek bir özür borcum var. Bu basın tarafından sabote edilecek biliyorum, amaçları üzüm yemek değil bağcıyı dövmek çünkü. Tabii yöntem olarak eleştirilebilir ama bu konuşmayı yapmam gerekiyordu. Vicdanımı rahatlatmak için mahkemeniz huzurunda sayın Rakel Dink'ten, özür diliyorum. Bunu da mahkemenin huzurunda belirtmek istiyorum" diye konuştu.

Kendisi üzerinden kitaplar yazarak trilyonlar kazanıp rant elde eden insanlar olduğunu, Dink'i ölümünden rant sağlayanlardan daha çok sevdiğini öne süren Zenit, "Hrant Dink bu ülke için zararlı bir insan değildi. Zaten bu yüzden hedef yapıldı. Bu benim görüşümdür. Söylediği bir sözden dolayı hedef seçildi ve adım adım ölüme götürüldü" dedi.

Basına parça parça verilen bilgilerle hedef haline getirildiğini ve "Keşke bunu yazmamış olsaydım" diyemediğini dile getiren Zenit, "Ben bu mesleği yapıyorum. Görevimi yaptığım için vicdanım rahat. Ama bile bile beni bu duruma getiren insanları da Allah'a havale ediyorum" ifadesini kullandı.

Dava konusu raporların Hrant Dink'i korumak amacıyla yazıldığını ve gereksiz ham bilgilerin, kafa karışıklığına neden olmaması için raporlara geçmediğini savunan Zenit, tutuklu sanıklardan dönemin Emniyet İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'i amirinin yönlendirmesiyle cinayet günü tanıdığını söyledi.

Bayburt'a görevlendirmesi konusunda Yılmazer'in amiriyle görüşme yaptığını aktaran Zenit, bunun da iddianamede yazıldığı gibi Yılmazer'in kendisini tehdit ettiği anlamına gelmediğini savundu.

"F5 RAPORLARINI YOK ETME" İDDİASI

F5 raporlarının kendisini tarafından yok edildiği iddiasına ilişkin ise bu raporlarda takip ettikleri şahıslarla ilgili izlenimlerini yazdıklarını, içeriklerinin önemli bilgiler taşımadığını ifade eden sanık Zenit, cinayetten önce Trabzon'la irtibatını kesip Bayburt'a gittiğini ve daha sonra hazırlanan raporların da kendisiyle ilişkilendirildiğini öne sürdü.

Beraatini talep eden Zenit, çalıştığı yerden gidip gelmesinin zor olacağını belirterek, duruşmalara gelme zorunluluğunun da kaldırılmasını istedi. 

Zenit, şimdiki ifadesiyle daha önce savcılığa verdiği arasındaki bazı çelişkilerin nedeninin sorulması üzerine, cezaevinde iken kendisine baskı uygulandığını ileri sürerek, "Savcı çağırdı. Jandarmayı dahi almadığı odasında 2 saat sorguladı beni. Psikolojim bozuktu. Israrla dışarıda hiç olmayan şeyleri soruyordu bana. Kastı aşan bir şekilde davranıyordu. Çelişkiler ondan kaynaklı olabilir" diye konuştu.

Mahkeme Heyeti Başkanı Canel Rüzgar'ın, "F5 raporları sadece Yasin Hayal ile ilgili miydi " sorusunu da yanıtlayan Zenit, "Hayal ile birlikte çevresindeki kişilerle de ilgiliydi. Teknik takipler mahkeme kararıyla olmuyordu" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR