Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brookings Enstitüsü'nde düzenlenen panelde konuştu.
GÜNDEM , 31 Mart 2016 Perşembe, 20:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Hain saldırıda maalesef 7 Emniyet mensubumuz şehit oldu. Ben hayatını kaybeden polislerimize Allah’tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına ve tüm milletimize baş sağlığı diliyorum.
Bu saldırılar bizim terörle mücadelemizi kesintiye uğratmayacaktır. Milletimizin desteği ve güvenlik güçlerimizin desteğiyle bu terör belası engelini kaldıracağız.

Terör örgütü köşeye sıkıştıkça kirli yüzünü ifşa etmektedir… Masum insanların kanını akıtan teröristlere “terörist” diyemeyenlerin olduğunu görüyoruz.

Çeşitli kılıflar altında himaye gören terör, maalesef aldığı bu cesaretle ülkemizi, vatandaşlarımızı hedef almayı sürdürüyor. Bizim, buna tahammülümüz kalmamıştır.

Türkiye şu anda dünyanın en eli kanlı terör örgütlerinin ortak hedefi durumunda bulunan bir ülkedir. Buna rağmen demokrasiden, özgürlüklerden, hukuk devletinden taviz vermeden mücadelemizi sürdürüyoruz. Maruz kaldığı yüksek birçok terör tehdidiyle mukayese edildiğinde hak ve özgürlükler bakımından Türkiye'den daha ileri standartta bir ülke yoktur. Bu hakkın, ülkemize ve milletimize teslim edilmesini özellikle bekliyorum.

"TÜRKİYE MİLLİ GELİRE GÖRE İNSANİ YARDIMDA DÜNYA LİDERİDİR"

Bu saldırıların, Avrupalı ülkeler başta olmak üzere tüm dünyanın PKK terör örgütünün ve uzantılarının geçek yüzlerini görmelerine vesile olmasını diliyorum.Etrafımızdaki krizler bizim insan odaklı politikamıza engel olmadı ve de olmayacak. 2000'li yıllara dış yardım alan bir ülke olarak girmiştik. Bugün Türkiye milli gelirine göre insani yardımda dünya lideridir.

ABD ile önemli meselelerde işbirliği içerisindeyiz. Bu işbirliğinin canlı ve dinamikl tutulmasını istiyoruz. Bazı meselelerde görüş ayrılıkları olabilir.

Türkiye'nin öncelikli sorularının başında terör eylemleri ve sınırımızdaki insani kriz geliyor.

Türkiye olarak Suriyeli sığınmacılar konusunda hassasiyet gösteriyoruz. Önlemler sadece güvenlik üzerine bina edilmeli.

Bu krizlerin sorumlusu kendi halkının meşru taleplerini bastıran diktatördür.

DAİŞ ve PKK'nın saldırılarında parçalanan bedenler tüm dünyanın bedenini yaralamalıdır.

Suriye'deki kaos sürdükçe PYD, DAEŞ gibi örgütler büyüyüp serpilecek ve uluslararası toplumun başına bela olacaktır.

PKK'nın kendi emelleri dışında DAİŞ'le mücadelesi yoktur, bu yalandır.

RUSYA İLE İLİŞKİLER

İlişkilerimiz Rus yönetiminin son yıllardaki politikaları yüzünden zaten yıpranmaya başlamıştı.

24 Kasım'da yaşanan uçak hadisesinden sonra Rusya ile sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz.

Türkiye ve Rusya aynı coğrafyada birbirleriyle etkileşim içerisinde olan önemli ülkelerdir. 

KIBRIS SORUNU

Kıbrıs meselesinde garantör ülke olarak kalıcı çözümden yana kararlılığımız sürüyor.

Kıbrıs'ın tamamının su ihtiyacını karşılayacak projeden adanın her iki halkının da yararlanabilmesini arzu ederiz.

İSRAİL VE FİLİSTİN KONULARI

Netenyahu'nun telefonla özür dilemesinden sonra İsrail'le görüşme süreci başladı.

İsrail'in Gazze ambargosunu kaldırması önemli bir başlık. Su sıkıntısı da var. Tekliflerimizi İsrail tarafına ilettik.

İsrail ile Nisan ortasında yapılacak görüşmeler sonucunda olumlu bir netice sağlayabilmeyi umuyoruz.

Terör, düzensiz göç, ırkçılık düşmanlığı gibi tehlikelere karşı her ülkenin çözüm araması gerekir.

Terör saldırılarının hedefi olmayan ülke neredeyse kalmadı.

"PYD, DAİŞ'e karşı saldırıyor, dolayısıyla iyi bir örgüttür." Böyle bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değil. PKK bizim için neyse PYD de o'dur.

DAİŞ'e karşı mücadele ettiği söylenerek PYD ve YPG'nin iyi ör güt olduğunun söylenmesini kabul etmemiz mümkün değildir.

Başta ABD olmak üzere müttefiklerimiz ile dayanışma ve güçlü işbirliği içerisinde hareket ediyoruz.

"BU NASIL ÖZGÜRLÜK YA?"

Belçika'ya bildirdiğimiz canlı bomba serbest bırakıldı. Bizde işadamını öldüren terörist Brüksel'de rahatça dolaşabiliyor. Kendilerine bu teröristin bize teslim edilmesini söylediğimizde aldığımız cevap "Biz özgürlüklerden yanayız." Bu nasıl özgürlük ya?

Batı da İslamofobi'yi insanlık suçu kabul etmeli. Semavi bir dinin terörizmle bağdaştırılmasını kabul edemeyiz.
Çocukları öldüren bir anlayış hangi dinde yer bulur. Terörü din ile bağdaştırma yaklaşımı, yüz karası anlayışın güçlenmesine yol açıyor. Terörün dini, milliyeti yoktur.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR