Cumhurbaşkanı Erdoğan Musul Başkonsolosluğu çalışanlarını kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 101 gün sonra kurtarılan Musul Başkonsolosluğu çalışanlarını Çankaya Köşkü’nde kabul etti. Erdoğan, "Konuştuklarımız konuşacaklarımız bir de tabi konuşamayacaklarımız var." dedi.
GÜNDEM , 21 Eylül 2014 Pazar, 12:37
Cumhurbaşkanı Erdoğan Musul Başkonsolosluğu çalışanlarını kabul etti
Erdoğan burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:      

8 ayrı noktada buna gurbet demeyeceğim çile diyeceğim sizler bu çileyi çektiniz.
Bu çileyi vatanda yaşayan eşleriniz, kardeşleriniz, analarınız, babalarınız aynı çileyi burada yaşadı. Hepsine geçmiş olsun diyorum. 
Metanetle kurtuluşu beklediniz. Bundan dolayı hepinizi kutluyorum.
Hiçbir oyuna gelmediniz tahriklere kapılmadınız.

TEBRİK EDİYORUM... 

Bu sabrınız metanetiniz her tülü takdirin üzerindedir. Hepinizi bundan dolayı tebrik ediyorum.
Buradaki vakur duruş bu milletin de vakur duruşunun bir ifadesi.
Bu bizim her zaman acil gündem maddemiz oldu.
Bir kovalamaca oynuyorsunuz b ir yerde. Böyle bir iş heyecanla duygusal olarak olmazdı. Orada bir kardeşimizin burnunun  kanaması bizi kahrederdi.
Şu anda ABD’lilerin İngilizlerin başına gelenleri gördünüz duydunuz değil mi. Allah korusun biz böyle bir şeyi yaşamak istemezdik.

'KONUŞAMAYACAKLARIMIZ VAR'

MİT’e, Genelkurmay Başkanlığımıza, Emniyet teşkilatımıza teşekkür ediyorum. Hepsi beraber birlikte bir hazırlığın içinde olduk ve bu çalışma birlikte yürüdü.
Et ve tırnak gibiydik ayıramazdık. Konuştuklarımız konuşacaklarımız bir de tabi konuşamayacaklarımız var.
Çünkü devlet yönetmek bakkal işletmeye benzemez. Bu hassasiyetleri korumak zorundasınız korumazsanız farklı faturaları gelir. 
Umudumuzu hiçbir zaman yitirmedik. Bu umudu koruduğumuz için başarısız olmayı hiç düşünmedik.
Koalisyon tekliflerine hemen evet diyemezdik. Çünkü bizim 49 canımız var. Bunların can güvenliğini halletmeden biz adım atamayız dedik.
Personelimizin can güvenliğini düşünerek adımlarımızı attık.

İSTİSMARA FIRSAT VERMEDİK

102 gün aradan sonra son derece isabetli bir yaklaşımla kamuoyu gündeminden uzak tutma çabası içinde olduysak.
Bu istismara açık olan konuyu koruma altına aldık ve istismarına pek fırsat vermedik.

MİLLETÇE DUYGULANDIK 

İçeride ve dışarıda bazı siyasetçiler bilerek ya da durumunu nezaketini bilmeden oldukça sorumsuz tavırlar sergilediler.
Biz personelimizin güvenliğini düşünerek sükutu tercih ederken durumumun hassasiyetinden rant sağlama gayreti içinde olanlar oldu.
Nihayetinde bugün tedbirli ve temkinli olmanın neticesini hamdolsun aldık.
O duygulu anlarınızı ekranda izledik ve biz de duygulandık, milletçe duygulandık.

ONLAR ORADA BIRAKILABİLİR Mİ?

Dün engelli bir teyzenin sürünerek bizim topraklarımıza girişini gördüm. Şimdi siz onları nasıl bombaların altında bırakırsınız.
Bir anne ve çocuklarını izledik. Kim bilir kaç km yürüdüler. Onlar orada bırakılabilir mi?
Ayrımcılığımız var mı yok. Arabı da geliyor Kürtü de geliyor Ezidisi de geliyor. Hepsine kapımızı açtık bağrımıza bastık.
Her toplumun kötüsü de var iyisi de var. Ama biz bütün geleceğimizi bu iyilikleri üzerine inşa edeceğiz.
Türkiye krizi zamanlarında vatandaşlarını anında tahliye edebilen hatta başka ülke vatandaşlarını da tahliyen edebilen bir ülkedir.
Başkonsolosumuzun bu süre içindeki tavrını, gerek MİT gerek Dışişleri ile kurdukları irtibatlarda vakur duruşları ve süreci iyi yönetmeleri nedeniyle takdirle anıyorum.
8 ayrı noktada gidiş gelişlerde büyü cefa oldu. Hanım kardeşlerimizi bu işin büyük çilesini çektiler. Kendilerini özellikle takdir ediyorum.
Tüm ailelere gösterdikleri vakur sabırlı duruşları nedeniyle şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum.

1 AY İZİNLİSİNİZ 

Çok ayrı kaldınız. 1 ay izinli sayalım. 1 ay izin kullanmak suretiyle ailece bir olun.
Gerçi 3 aylık ayrılığa 1 ay yetmez ama… Hayat devam ediyor. Bu bir fırsattır. 1 ay 1 aydır. Gerçi okular başladı ama okullarla kaynaşarak bu süreci devam ettirmiş olursunuz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR