Diyanet İşleri Başkanı Erbaş Bursa'da hutbe verdi
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, insanoğlunun çoğu zaman Allah'ın verdiği nimetlerden istifade edip yer yüzünü ıslah etmek ve dini çoğaltmak yerine fesat çıkarıp kendisine ve dünya evine zarar verdiğini belirterek, "İnsanoğlu, şehir hayatının, lüks ve konforun cazibesi karşısında ziraatı, doğal hayatı, dengeli hayatı terk etti. Kimi zaman tohumların genetiğini bozarak kimi zaman kimyasal ve yapay ürünlerle tabiatı zehirleyerek tertemiz nimetlere yazık etti" dedi.
BURSA , 02 Kasım 2018 Cuma, 15:46
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş Bursa'da hutbe verdi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ulucami'de düzenlenen İsmail Hakkı Kuran Kursu Hafızlık İcazet Merasimi Töreni'ne katıldı. 99 hafızın belge aldığı törende konuşan Erbaş, "Kuran okunmak, anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilen bir hayat kitabıdır. Hayatımızın rehberidir. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkartmak için Kuran gönderildi. Allah Resulü Efendimize gönderildi. Efendimizin en büyük mucizesi Kuran'ı Kerim'dir. Ben diyorum ki Kuran-ı Kerim'i okumasını bilmeyenler öğrensinler, öğrenenler okusunlar, okuyanlar anlamaya çalışsın. Anlayıp, yaşayalım. Hep birlikte yaşayalım. Yeniden ders almaya çalışalım. Dünya fanidir. Baki olan Allah'tır. Onun en büyük mucizesi Kuran-ı Kerim'dir. Hem öğreneceğiz, hem anlayacağız, okuyacağız, yaşayacağız. Bütün insanlığın karanlıklardan aydınlığa çıkmasının yolu buradan geçiyor" açıklamasını yaptı.

"İnsanoğlu çoğu zaman dini çoğaltmak yerine fesat çıkarıp kendisine ve dünya evine zarar verdi"

Erbaş, hutbe konuşmasında ise şunları söyledi:
"Yerlerin ve göklerin sahibi olan Allah uçsuz, bucaksız bir kainat ve bu kainat içinde insanın hayatını devam ettirmesine uygun bir dünya var etti. Tatlı ve latif sularla bin bir çeşit leziz yiyeceklerle çevremizi donattı. Ekinlerin yetiştiği arazilerin meyve bahçelerini onları büyüten güneşi ve yağmuru lütuf etti. Her biri ayrı güzel ve birbirinden değerleri insanın emrine amade kıldı. Sonrada kullarından seçici davranmasını isteyerek, 'Allah'ın size verdiği helal ve temiz rızklarından yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah'ın yasaklarından sakının, kaçının' buyurdu. Ancak insanoğlu çoğu zaman rabbinin verdiği nimetlerden istifade edip yer yüzünü ıslah etmek ve dini çoğaltmak yerine fesat çıkarıp kendisine ve dünya evine zarar verdi. Şehir hayatının, lüks ve konforun cazibesi karşısında ziraatı, doğal hayatı, dengeli hayatı terk etti. Kimi zaman tohumların genetiğini bozarak kimi zaman kimyasal ve yapay ürünlerle tabiatı zehirleyerek tertemiz nimetlere yazık etti. Halbuki toprağımıza, ürünümüze, el emeğimize sahip çıkmak hepimizin vazifesiydi. İnsanoğlu 'sakın dengeyi bozmayın' ilahi uyarısına riayet etmeyerek kendi elleriyle toprağı, havayı ve suyu kirletti. Maddi menfaatlere aldanarak kendisi dışındaki varlıklara ve gerekli nesillere karşı sorumlu olduğunu unuttu. Allah oysaki, 'düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın' buyurdu"

"Dünya hayatın örnek alacağımız en önemli rehber Kuran-ı Kerim ikincisi Hz. Muhammed Mustafa'dır"

"Bir toplumda maddi ve manevi tazminat gıdanın bozulmasıyla başlar" diyen Erbaş, şöyle devam etti:
"Helal, haram duyarsızlığı insanlarda bir bilinç kirlenmesine dönüşür. Ahlaki ve insanı değerler göz ardı edilince, yenilip içilenler üretilip tüketilenler fayda yerine zarar vermeye başlar. Nihayetinde toplumsal bir yozlaşma gerçekleşir. Küçücük dimağlarınve gencecik yavruların fıtratları bozulur. Sevginin, saygının ve hoşgörünün tükendiği kötülüğün, hayasızlığın ve adaletsizliğin çoğaldığı bir ortam oluşur. Kuran-ı Kerim bizim için bir rehberdir. Allah Resulü Efendimiz kılavuzumuzdur. Onun hayatı onun hadisleri onun sünneti bizlerin rehberimizdir. Dünya hayatın örnek alacağımız en önemli rehber Kuran-ı Kerim ikincisi Hz. Muhammed Mustafa'dır. O yüzden yediğimize içtiğimiz, giydiğimize ve hayatın her alanında Kuran'ı ve sünneti, Allah'ın kitabını ve Resulullah Efendimizin hayatını rehber edinmeliyiz."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR