Erdoğan'dan kadına şiddete sert tepki: "Zavallı..."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak vatandaşlarımın arasında asla bir ayrımı kabullenemem. Gereği neyse onu da yaparım" dedi. Erdoğan ayrıca, kadınlara şiddet gösterenlere çok sert tepki verdi.
GÜNDEM , 04 Mart 2017 Cumartesi, 14:51
Erdoğan'dan kadına şiddete sert tepki: "Zavallı..."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Hak-İş'in düzenlediği Uluslararası Kadın Buluşması etkinliğinde konuştu. 'Karargah rahatsız' manşeti için "Türk Silahlı Kuvvetlerinde başörtülü kadın personelin çalışabilmesini sinsice eleştiren bir haber" nitelemesini yapan Erdoğan, "Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak vatandaşlarımın arasında asla bir ayrımı kabullenemem. Gereği neyse onu da yaparım. Şayet bunu kabullenemeyen varsa, öyle iki yüzlülükle, riyakarlıkla, alavere dalavereyle değil, mertçe, yiğitçe çıksın ortaya, söylesin fikrini" diye konuştu. Erdoğan'ın açıklamaları:

"BAŞI AÇIK-KAPALI AYRIMI ASLA YAPMADIK"

Israrla din adına ve cinsiyet üzerinden insanları ayrıma tabi tutmak ancak cehaletle izah edilebilir. Biz tüm siyasi hayatımız boyunca işte bu anlayışla hareket ettik. Kadınların kıyafetleriyle değil tıpkı erkekler gibi kafalarının içindeki fikirle değerlendirilmesi gerektiğini söyledik. Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde hiçbir ayrımla uğraşmadık. Başı açık-başı kapalı ayrımı asla yapmadık. Tam tersine böyle davrananların karşısına dikildik.

"BAŞÖRTÜSÜNÜ SİNSİCE ELEŞTİREN HABER"

Geçtiğimiz günlerde bir medya kuruluşunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde başörtülü kadın personelin çalışabilmesini sinsice eleştiren bir haber çıktı. Hani bu işlerden rahatsız olmuyordunuz? Niye rahatsız oldunuz? Dünya değişti, Türkiye değişti, kurumlarımız değişti ama maalesef bazı kafalar hala eski köhne alışkanlıklarından vazgeçmiyor. Biz başı açık veya kapalı hiçbir hanım kardeşimizin bu şekilde çifte standarda, aşağılanmaya maruz kalmasına rıza göstermedik, göstermeyeceğiz.

"KABULLENEMEYEN VARSA MERTÇE ÇIKSIN ORTAYA"

Eğer bir barış devletini konuşuyorsak, eğer özgürlüklerin egemen olduğu bir devleti konuşuyorsak, o zaman bu ülkede, kimse kusura bakmasın, herkes istediği gibi giyinir, kimse buna müdahale edemez, istediği gibi inancını yaşar, kimse buna müdahale edemez. Kökenine, inancına, mezhebine, meşrebine, cinsiyetine, şekline şemaline bakılmaksızın bu ülkenin vatandaşlarının tamamı da birinci sınıf hizmete layıktır. Olayın aslı budur. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak vatandaşlarımın arasında asla bir ayrımı kabullenemem. Gereği neyse onu da yaparım. Şayet bunu kabullenemeyen varsa, öyle iki yüzlülükle, riyakarlıkla, alavere dalavereyle değil, mertçe, yiğitçe çıksın ortaya, söylesin fikrini.

Türkiye demokratik bir devlet olduğuna göre hakem devlettir. Ülkemizi artık böyle utanç verici tartışmalarla oyalamayalım.

"SEÇİLMEK, SEÇMEYE GÖRE DAHA KOLAYDIR"

Seçme yaşını 18 olarak kabul ediyorsun da seçilmeyi niye kabul etmiyorsun? Zor olan seçmektir. Seçilmek, seçmeye göre daha kolaydır. Biz gençliğimize güveniyoruz, gençlerimize güveniyoruz. Bu gençler 15 Temmuz'da kendilerini çok ama çok farklı ispat ettiler.

"GİZLİ İKTİDAR GÜCÜ DEVŞİRENLERİN SONU GELİYOR"

Müsterih olun, rahat olun, devletin ve siyasetin özellikle zayıf şekilde inşa edilmiş yapısı içinden kendilerine gizli iktidar gücü devşirenlerin inşallah sonu geliyor. Eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlara, milletimiz ben inanıyorum ki 16 Nisan'da nihai tokadını vuracak, son sözünü söyleyecektir. Bu konuda iki kesime çok güveniyorum; birisi gençlerimiz, diğeri kadınlarımız.

"KADINA ŞİDDET UYGULAYAN KİMSE ZAVALLININ TA KENDİSİDİR"

Kadını zayıf, korumasız, aciz görerek ona şiddet uygulayan kimse, açık söylüyorum, zavallının ta kendisidir. Hele hele sırf kendi üstünlüğünü göstermek için kadına el kaldıranların durumu cahiliye döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenlerden farklı değildir. Aynı şekilde bu kadını medyada, sokakta, iş yerinde bir meta gibi pazarlayan anlayışla ilkel dönemlerdeki köle tacirleri arasında fark yoktur. Bunu da özellikle ifade ediyorum.

Siyasi hayatımda kadınlara çok borçlanmıştım. 15 Temmuz'dan sonra buna bir de can borcu eklendi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR