Erdoğan kendi adının verildiği lisenin açılışını yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendi adını taşıyan Fatih'teki ilçesinde Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesinin açılışını yaptı. Erdoğan, "Biz burada öğrenciyken İstanbul'da başka imam hatip yoktu, sadece burasıydı. Kurumsal olarak 66 yıllık mevcut yerinde de 59 yıllık bir geçmişi olan böylesine köklü bir okulun mezunu ve mensubu olmaktan iftihar ediyorum. Mezunlarına baktığımızda siyasetten, bürokrasiye her alanda çok önemli başarılara imza atmış isimlerin olduğunu görüyoruz. Buradan belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar, Cumhurbaşkanları yetişti" dedi
GÜNDEM , 29 Eylül 2017 Cuma, 15:49
Erdoğan kendi adının verildiği lisenin açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih ilçesinde Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin açılış töreninde konuşuyor. Erdoğan'ın konuşması özetle şöyle: Gerek mimari noktada, gerekse bütün hassasiyetiyle imam hatipler içerisinde öyle zannediyorum ki taçlandırılmış bir eser ortaya çıktı. Bu okulun bir evladı olan Mesut Toprak kardeşim başta olmak üzere herkese şükranlarımı sunuyorum. Bugüne kadar okulumuzun çatısı altında görev yapmış olan tüm idarecilerimize, öğretmenlerimize, burayı evleri bilerek sahip çıkan tüm mezun ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Ölenlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Onlar bize çok emek verdiler. Bizi hiç yalnız koymadılar. Gece geç saatlere kadar burada yeni adıyla etüt, eski adıyla mütalaalarımızı yaptık. Bugün açılışını yaptığımız Anadolu İmam Hatip lisemiz 45 milyon liralık, Anadolu Lisemiz de 15 milyon liralık yatırımla Milli Eğitimimizin hizmetine sunulmuştur. Bundan sonra da hayırseverlerimizin benzer hizmetlerinin artarak süreceğine inanıyorum. Biz burada öğrenciyken İstanbul'da başka imam hatip yoktu, sadece burasıydı. Kurumsal olarak 66 yıllık mevcut yerinde de 59 yıllık bir geçmişi olan böylesine köklü bir okulun mezunu ve mensubu olmaktan iftihar ediyorum. Mezunlarına baktığımızda siyasetten, bürokrasiye her alanda çok önemli başarılara imza atmış isimlerin olduğunu görüyoruz. Buradan belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları yetişti.

'ÖLÜ YIKAMAYI BİLE AŞAĞILAYANLAR OLDU'

Fakat söylemek istemezdim ama bilmeyenler vardır, söylemem gerekir diye düşünüyorum. Nedir o? Bazı öğretmenlerimiz de bize şunu söylerlerdi "Ölü yıkayıcısı mı olacaksınız? Niye buralara geldiniz?" Ölü yıkamayı dahi aşağılayanlar olmuştu. Halbuki ilk adım atıldığı zaman ölüleri yıkayacak, gassal denilen, bunu yetiştirilmek üzere bu okulların kurulması var idi. Ama devran değişti. Ve değiştiği gibi de buralardan işte hamd olsun. Bizler yetiştik. Buradan ilim adamları da yetişti, akademisyenler, profesörler yine yetişti. Yok yok, hepsi oldu. Ama baktılar ki bunlar farklı gidiyor, bu sefer ön kestiler. Kapatalım dediler, kapattılar. Türkiye genelindeki öğrenci potansiyelini 600 binden 60 bine düşürdüler. Meşhur 28 Şubat'la. Ama şimdi hamd olsun ortası, lisesiyle 1 milyon 300 bin öğrencisi var. Fakat kemmiyet değildir aslolan, keyfiyettir aslolan. Şimdi siz keyfiyete talip olacaksınız. Buradan ilmiyle irfanıyla, bu ülkenin geleceğine gerçekten hakim olacak bilgi donanımıyla yetişmenizi bekliyoruz.

NUMAN BEY'İN BABASINI UNUTAMAM

Bu okulun gönül dünyamdaki yeri apayrıdır. İlk gençlik yıllarımızda, imam hatipli olmanın verdiği şuurla hayatımıza yön vermeye çalıştık. Milletimiz imam hatip okullarının işte bu özelliğini gördüğü bildiği için tüm gücüyle onlara sahip çıktı. İcabında cebinden parasını koydu. Kalktı yurtlarda yediklerimize kendi tarlasından bu yana, baktık ununu hazırladı gönderdi. Bahçesinden buraya meyve gönderdi. Patates gönderdi, onların gönderdiklerini biz burada yurtlarımızda yedik. Onlarla büyüdük, yetiştik. Bunların halkın nasıl sahiplendiğinin en güzel ifadeleriydi. Biz şimdi yatakhanemizde en üst kat bizim yatakhanemizdi. O yatakhanemizde gece üstümüzü gelip örten o büyüklerimizi unutmamız mümkün değildi. Ve bunlar sıradan insanlar değildi. Ben emekli albay yurt müdürümüzü unutamam. Gelir dolaşır, çocuklar ne durumda diye bakardı. Aynı şekilde şu anda kültür turizm bakanımız, Numan Bey'in babası İsmail Niyazi Kurtulmuş doktor büyüğümüzü unutmamız mümkün değil. Babam beni ona teslim etmişti. Çünkü samimi dostlukları vardı. Yusuf Türel büyüğümüzü unutamayız. Nazif Çelebi büyüğümüzü unutamayız, hep bunların emeği var."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR