Erdoğan: Kerkük için adım atacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKYB'nin Kerkük'te işgalci konumda olduğunu belirterek "Şu anda merkezi yönetim Kerkük'e yönelik gerekli adımları atacak
GÜNDEM , 05 Ekim 2017 Perşembe, 11:15
Erdoğan: Kerkük için adım atacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sayın Hasan Ruhani'nin daveti üzerine 4. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı için Tahran'ı ziyaret etti. Erdoğan, bu ziyaret dönüşünde aralarında Doğan TV Ankara Temsilcisi Hakan Çelik'in de bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hakan Çelik de CNN TÜRK canlı yayınına katılarak değerlendirmelerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündeme ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

Kerkük meselesi referandumda tahrik meselesi oldu. Barzani'nin orayı ziyaret etmesi böyle değerlendirildi. Kriz Kerkük odaklı bir zemine çekilmek mi isteniyor?

Kerkük çok hassas. IKYB de malum, genelde, Kerkük'le ilgili olarak burası benim havası oluşturmak istedi. Halbuki oralar özellikli bölgelerdir. Dolayısıyla, orada hiç kimse, 'Burası benimdir' havasına giremez. Orada bir defa Türkmenler var, tarihine baktığımızda burada Türkmenlerin geçmişe yönelik çok ciddi sahiplenme hakkı var. Fakat biz o veya bunun şeysi derdinde değiliz. Biz diyoruz ki: Orada kimler yaşıyorsa biz onların hukukunu koruyalım. Ama iyi biliyoruz ki Kürtlerin orada hiç bir hukuku yok. Onlar aslında şu anda orada işgalci konumundalar. Ellerinde güç var, o gücü kullanarak Kerkük'e hep girme gayreti içinde oldular. Ama şu anda merkezi yönetim Kerkük'e yönelik gerekli adımları atacak. Irak, İran'la görüşmelerimiz sürüyor. Atılması gereken adımlar neyse atılacak. Kerkük için de atacağız, Musul için de atacağız. Biz oralarda yaşayanların, oraların gerçek sahiplerinin yanında olacağız.

Biraz da iç siyasete dönelim. Yerel yönetimler ve teşkilatlar konusunda geçtiğimiz günlerde, "İstifalar yok ama olmayacak anlamına gelmez" dediniz. Belli bir rutinle mi ilerleyecek istifalar?

"Biz, rutin, alışılmış, sıradan bir siyasi parti değiliz. Bizim siyasi partimiz, aynı zamanda bir davadır. Bu davaya inanmış olanlar, bu davaya gönül vermiş olanlar, gerektiğinde genel merkeze gelir istifasını teklif eder, ondan sonra da bir başka arkadaşla yola devam edilebilir. Zaten istifa eden de, partiden istifa amacıyla değil, bulunduğu makamı boşaltmak için o tür bir adım atar. Tabii bunları farklı yere çekme gayretine girenler de oluyor.

Metal yorgunluğu

Tabii partideki görevleri, partinin üst yönetimi, gerektiğinde istifasını istemeden de alabilir. Belediyelerdeki durum tabii ki farklı. Onun iki yöntemi vardır: Partiden ihraç veya görevi ihmal veya kötüye kullanmaktan dolayı yapılabilir.

Tabii ki biz bu yolları denemek istemiyoruz. Eğer hakikaten illerde ilçelerde bu tür sıkıntılar varsa, teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcımız çağırır görüşür kendileriyle; iyi niyet içerisinde mesele çözülür. Ama olay belediyeolduğu zaman farklı. Ama orada da görüşmek suretiyle gelinen nokta budur denilebilir; ilgili başkana, istifa suretiyle o makamı boşaltmanın kendisini de bizi de sıkıntıya düşürmeyeceği anlatılabilir.

Bir makama getirilirken her şey iyi güzel, ama benim metal yorgunluğu olarak dediğim durumlarda makamı boşaltılmasının istenilmesi niye yadırganıyor?

Kaldı ki istifa ya da görevden ayrılma, bu davada bir sorun olarak görülmemelidi

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR