‘First lady kılığına girmiş bir canavar’
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eşi Sara’nın, first lady’ye Başbakan’ın kararları üzerinde veto hakkı veren gizli bir anlaşmaya imza attıkları iddia ediliyor
DÜNYA , 01 Haziran 2016 Çarşamba, 08:26
‘First lady kılığına girmiş bir canavar’
30 yıllı aşan siyasi kariyerinde türlü manevralarla giderek güçlenen ve dört dönemdir koltuğunu kimseye kaptırmayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugünlerde yeni bir baş ağrısıyla karşı karşıya. Krizin baş rolündeki isim ise first lady Sara Netanyahu.

Sol eğilimli Haaretz gazetesinin geçen pazar günü yayınladığı haberle, İsrail polisinin, devlet bütçesinden şahsi harcama yapmakla suçlanan Sara Netanyahu hakkında iddianame hazırlanması tavsiyesinde bulunduğu ortaya çıktı. Haaretz’e göre bu gelişme Emniyet Müdürü tarafından kamuoyundan saklandı.Başbakanlık resmi konutu için satın alınan mobilyaları yazlık evine götürdüğü belirtilen first lady, bu suçlamalar nedeniyle Aralık 2015’te sorgulanmıştı. Şimdi Başsavcılığın hakkında inceleme başlatılıp başlatılmaması konusunda karar vermesi bekleniyor.

Çalışanlara ‘eziyet’

Sara Netanyahu (57), daha önce de lükse düşkünlüğü ya da ‘zayıf insani ilişkileri’ nedeniyle dedikoduların merkezinde yer alsa da, bunlar şimdiye kadar fısıltı gazetelerinden öteye gitmemişti. Ancak bu sene first lady için pek de iyi başlamadı.  
First lady, şubat ayında, eskiden başbakanlık konutunda çalışan iki yardımcısının açtığı davada mahkum oldu. 170 bin şekel tazminat kazanan çalışanlara göre, Sara Netahyahu sık sık öfke nöbetlerine kapılıyor, çalışanlarına ağır hakaretler yağdırıyor, akıl almaz taleplerde bulunuyordu. Mahkemede verilen ifadeye göre, bir keresinde first lady yardımcısı Meni Naftali’yi sabaha karşı 03.00’da yanına çağırarak plastik poşet yerine karton kutuda satılan sütlerden aldığı için azarlamış, sadece bir günlük çiçekleri ‘yeterince taze olmadığı için’ vazosuyla birlikte yere fırlatmıştı.

‘Gazeteciler korkuyor’

Söz konusu davalar küçük ölçekli olaylar olsa da, muhalifler açısından Sara Netanyahu’nun sınırları aştığının yargı önünde kanıtlanması açısından önemli. Haaretz yazarı Yossi Klein’a göre, “İsrail’de her gazetecinin Sara Netanyahu hakkında en az bir hikayesi vardır. Ancak bunlar asla haber olmaz. Muhabirler, olaylardan polislerden önce haberdar olsalar dahi kimsenin yazmaya cesareti yoktur”. Muhaliflere göre, bunun en önemli nedenlerinden biri, İletişim Bakanı görevini de üstlenen Başbakan’ın kanalların lisansını yenilememe gibi yöntemlerle medya patronlarına yaptığı baskılar. Klein, “First lady hakkında olumsuz bir haber yapan gazeteci, mahkeme celbinin yolda olduğunu bilir” diyor. First lady’nin şu ana dek altı iftira davası açtığını belirten Klein, dava süreçleri ile gazetecilerin yıldırıldığını savunuyor. First lady’nin gücü gazetecilerle sınırlı değil. Son olarakİtalya Büyükelçiliği’ne aday gösterilen Fiamma Nirenstein, Sara Netanyahu için “first lady kılığına girmiş bir canavar” dediğinin ortaya çıkmasının ardından çekildi.

‘Başbakan’ı yola attı’

Bugünlerde yine bir gazeteci Netanyahular’ı kızdıran bir iddia ortaya attı. Yediot Aharonot gazetesinden Igal Sarna, Facebook hesabına yazdığı iletide, bir kavga sonucunda Sara Netanyahu’nun resmi konvoyu durdurarak Başbakan’ı ‘arabadan attığını’ iddia etti. Başbakanlık ofisi bu iddiayı sert bir dille yalanlarken, Sarna hakkında 280 bin şekel tazminat talebiyle iftira davası açıldı.

Sarna, verdiği ifadede iddiasının gerçek olduğunda ısrar etmekle beraber, daha büyük bir iddia ortaya attı. Uzun süredir bir dedikodu olarak kulaktan kulağa dolaşan ancak kimse tarafından dillendirilmeyen bu iddiaya göre; 1993’te Başbakan’ın eşini aldattığını itiraf etmesiyle sonuçlanan ‘kaset skandalı’nın ardından, Binyamin ve Sara Netanyahu bir avukat aracılığıyla gizli bir anlaşmaya imza attı. Bu anlaşma, üst düzey atamalar dahil Netanyahu’nun birçok kararı üzerinde first lady’ye veto hakkı veriyordu. (Eşini aldattığını gösteren bir kasedin bulunduğu yönünde şantaja maruz kalan Netanyahu, basın danışmanı Ruth Bar ile ilişki yaşadığını itiraf etmişti.)

Bakan’ı uçağa almadı

Sarna, Sara Netanyahu’nun Başbakan’ın uçağına kimlerin bineceği konusunda dahi veto hakkı bulunduğunu, Almanya ziyareti sırasında hazzetmediği Adalet Bakanı Ayelet Shaked’i resmi heyetin bulunduğu uçağa almadığını öne sürüyor. Shaked’in Almanya ziyareti sırasında tarifeli uçağa bindiği iddia edilmiş ancak Başbakanlık bunu reddetmişti. Sarna, kaynaklarının sağlam olduğunu öne sürse de bu iddialarını mahkemede kanıtlaması pek de olası değil. Netanyahular’ın daha acil olarak baş etmesi gereken sorun, devlet kaynaklarını özel harcamaları için kullanmakla suçlanan first lady hakkında dava açılıp açılmayacağı... 

49 yıl önce istifa geldi

İsrail siyasetinde daha önce de benzer bir olay yaşandı. 49 yıl önce Başbakan Yitzhak Rabin, eşi Leah’nın yabancı banka hesabının olduğunun ortaya çıkması üzerine İşçi Partisi liderliğinden istifa etmiş ve seçimlerde aday olmamıştı. O dönemde İsraillilerin yurtdışında hesap bulundurması yasaktı. Yargılanıp suçlu bulunan first lady, ağır para cezasına çarptırılmıştı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR