Frengi hastalığı nedir? Frengi nasıl anlaşılır?
Cinsel yolla bulaşan yada anneden bebeğe geçen sifiliz (frengi) hastalığı tedavi edilmediği takdirde kalp, karaciğer, beyin gibi organlara hasara neden olarak hayati risk oluşturabiliyor. Frengi hastalığına etken olarak Treponema pallidum adlı bakteri sebep oluyor. Peki, ateş, baş ve boğaz ağrısı, kas-eklem ağrıları ile kendisini gösteren frengi hastalığı nedir ve nasıl anlaşılır? İşte, frengi ile ilgili bilinmesi gerekenler.
SAĞLIK , 25 Nisan 2019 Perşembe, 23:39
Frengi hastalığı nedir? Frengi nasıl anlaşılır?

Özellikle cinsel temasla insandan insana bulaşan Sifiliz (frengi) hastalığı hamile bir kadından doğmamış bebeğe geçerek bebeğin doğmadan ölmesine sebebiyet verebiliyor. Frengi hastalığı, taşıyıcı olan bir kimsenin kanının başka bir kişinin yarasıyla teması sonucu bulaşabiliyor. Frengide bulgular cinsel ilişkiden sonraki 3 hafta içinde ortaya çıkmaya başlar. Hastalık üç evrede görülebilir. İşte, 'frengi nedir?' sorusuyla ilgili bazı bilgiler.

SİFİLİZ (FRENGİ) NEDİR?

Sifiliz (Firengi) doğru tedavi edilmediği takdirde uzun dönemde çok ciddi komplikasyonlara (istenmeyen sonuçlara) neden olan cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır. Hastalık etkeni Treponema pallidum adı verilen bir bakteridir.

FRENGİ NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Birinci Evre: Birinci evrede tipik bir sifiliz yarası görülür. Şankr adı verilen kenarları belirgin, sert, yuvarlak-oval, tek, tabanı temiz, sulantılı ve ağrısız bir yara oluşur. Bazen birden fazla da olabilir. Yara etkenin vücuda giriş yerindedir. Çoğu hastada bu dönemde tek taraflı, deriye yapışık olmayan, ağrısız lenf bezi büyümesi de vardır.

İkinci Evre: Şankırın çıkmasından ortalama 1-6 ay sonra ateş, baş ve boğaz ağrısı, kas-eklem ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı kusma gibi belirtiler ortaya çıkar. İkinci evre boyunca deri döküntüleri ve/veya yaralar görülebilir. Bu evre vücudun bir ya da birden fazla bölgesinde ortaya çıkan cilt döküntüleriyle başlar. Döküntüler pürüzlü, kabarık, kırmızı, kırmızımsı kahverengi benekler şeklindedir. El avuç içlerinde ve ayak tabanlarında sıktır. Genelde kaşınmaz ve bazen farkına varılamayacak kadar soluktur. Bu döküntülere benzer şekilde ağız, yutak ve genital bölge mukozasında gri-beyaz plaklar şeklinde lezyonlar da görülür. Bu dönemdeki bazı hastalarda sinir sistemi tutulumu, eklem, karaciğer, göz, böbrek tutulumu olabilir. Sifiliz bu evrede doğru tedavi edilmezse bir sonraki evreye ilerler.

Gizli ve Geç Evre: Sifiliz tedavi edilmezse herhangi bir bulgu vermeksizin yıllarca vücutta kalabilir. Bu dönemdeki bulgular arasında kas hareketlerinin koordinasyonunda güçlük, felç, hissizlik, körlük, ruhsal bozukluklar görülebilir. Bu evredeki hasta bulaştırıcı değildir. Hastalık iç organlarda (kalp, karaciğer, beyin gibi) hasar yaparak ölüme sebebiyet verebilir. Tedavi edilmeyenlerde kalp ve damar tutulumu ve buna bağlı göğüs ağrısı ve enfaktüs görülebilir.
Sifilizin her evresinde sinir sistemi tutulabilir ve bu tutulum belirtisiz olabileceği gibi şuur bozukluğu, felçler, yürüme ve denge bozukluğu, bunama, idrar kaçırma, konuşma bozukluğu gibi bulgulara neden olabilir.

FRENGİDEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

Hastalığın aşısı yoktur. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmakta en önemli unsur, korunmasız cinsel ilişkiden kaçınmaktır. Ayrıca tek eşlilik önerilmektedir. Cinsel ilişkide mutlaka kondom kullanılmalıdır. Genital bölgede yara, akıntı veya kaşıntı gibi belirtiler gözlendiğinde uzman bir hekime danışılmalı ve cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.

TEDAVİSİ NASILDIR?

Sifiliz hastası olan kişiler mutlaka doktor kontrolünde tedavi ve takip edilmelidir. Tedavide doğru antibiyotik kullanımı önemlidir ancak tedavi enfeksiyonun neden olduğu hasarları geri çeviremez.Penisilin bu hastalığın her evresinde başvurulan ilk seçenektir ve genellikle hastalığı başarıyla tedavi etmektedir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR