Futbol Panorama: Bir hayalim var
M.Luther King'in zihniyeti ile Bursaspor üzerine bir bağlantı kurduğumuz, 25. haftanın öne çıkan detaylarını içinde barındıran ve İngiltere ile aramızdaki problemden kurtulma farklarını değerlendirdiğimiz başlıklar bu yazıda.
BURSASPOR , 13 Mart 2019 Çarşamba, 08:02
Futbol Panorama: Bir hayalim var

Haber / Samet ZİNCİROĞULLARI

ZİHNİYET MESELESİ

2018-2019 futbol sezonunun bitmesine sadece 9 maç kaldı.
Bursaspor'un henüz bu haftadan tek hedefi "kümede kalmak".
Yeşil Beyazlılar bu "büyük hedefine" ulaşsa dahi bu sezonun başarısızlıkla geçtiği gerçeği değişmeyecek.
Bu doğrultuda Ankaragücü önünde kazanılan 1 puandan çok kaybedilen 2 puana odaklanmak lazım. Bursaspor için Samet Aybaba'nın dediğinin aksine "puan puandır" devri çoktan kapandı.
Maalesef camia da bu kötü duruma o kadar alıştı ki Bursaspor'un şu anki başarısızlığına ses çıkaran kimse yok. Tüm ipler Samet Hoca'nın eline bırakılmış durumda.
Maç 0-0 devam ederken yedek kulübesinden yaptığı hamlelerle "beraberliğe razı" görüntüsünü ben "büyük kulüp" zihniyetiyle bağdaşlaştıramıyorum.
Benim hayalimdeki Bursaspor'da maç 0-0'ken 86. dakikada Sakho çıkıp bir diğer santrfor Umut Nayir girmez. Savunmadan veya orta sahadan bir oyuncu alınıp çift forvete dönülür.
Bu bir taktikten ziyade zihniyet meselesi ile saha içerisinde oyuncuya ve taraftara verilen mesajdır.
Gerçi benim hayalimdeki Bursaspor'da "transfer yapmama" cezası da alınmaz, oyuncular paralarını alamadıkları gerekçesiyle "idmana çıkmamazlık" da yapmaz, "takım otobüsüne haciz" de gelmez veya "her sene küme düşme stresi" yaşamaz.
Belki de benim hayallerim gereğinden fazla yüksek bilemiyorum.
Ama ABD'de ezilenlerin sesi olan Martin Luther King'in dediği gibi
Benim bir hayalim var...

YUSUF BİZİ KANDIRIYOR

Trabzonspor'un sezon başında kadrosuna kattığı 29 yaşındaki Nwakaeme menajerlik ücreti çıkıldığında bu sezon 900 bin Euro garanti ücret kazanıyor.
Şu ana kadar gösterdiği performans ise 22 resmi maçta 8 gol ve 4 asist.
Bursasporlu Yusuf Erdoğan. 27 yaşında. Bu sezon o da Yeşil Beyazlı kulüpten 900 bin Euro garanti para alıyor. Gösterdiği performans ise 19 resmi maçta 1 gol 2 asist.
Futbolda en önemli hususlardan biri maliyet ve faydadır.
Yusuf, maçlardaki birkaç iyi hareketiyle taraftarları ve camiayı amiyane tabirler "kandırıyor".
Kendisi Bursaspor'un son yıllardaki maliyet ve fayda anlamında en başarısız transferlerinden.
Timsah'ın bu mali durumunda 900 bin Euro alan bir oyuncunun "doğru planlamada" kalite ve skor anlamında takım liderlerinden olması lazım.
Ankaragücü maçında da bir kez daha anlaşıldı ki Yusuf "beceri eksikliği" ile bu rolden çok uzak. Yusuf bu kötü planlamanın tek örneği değil.
Şu anda 1 milyon 250 bin Euro ile takımın en çok maaş alan oyuncusu Jıres Kembo'nun Vakıfköy'de çalıştığını görünce Bursaspor'un maliyet/fayda boyutu üzerinden kadro mühendisliğinin ne durumda olduğunu bir kez daha anlıyoruz maalesef...

İLGİNÇ HAFTALAR

25. haftadaki diğer takım performanslarına kuşbakışı baktığımızda da M.Başakşehir'i Fenerbahçe önündeki belki de şampiyonluğun fitilini ateşleyen galibiyeti almasıyla ön plana çıkarabiliriz.
Ç.Rizespor'un 10 haftadır yenilmeyen Kayseri'yi 3-0 ile geçerek gövde gösterisi yapması, A.Alanyaspor'un BB Erzurumspor'u 2 penaltı kaçırdığı maçta 2-1 yenmesi ve Akhisarspor'un Karadeniz'den puansız dönerek lige havlu atması öne çıkan detaylardandı.
Deplasman ekiplerinin galibiyet alamadığı 9 maçta ise dikkat çeken en önemli nokta bu sezon pek görmediğimiz şekilde 2 karşılaşmanın 0-0 bitmesiydi.
Ve bitime 9 maç kala ligin 5. sırasında bulunan A.Konyaspor ile düşme hattının en yukarısında bulunan Göztepe arasındaki puan farkı sadece 8.
İlerleyen süreçte ateş hattında çok ilginç haftalar bizi bekliyor.

İNGİLTERE VE TÜRKİYE

Ülke futbolumuzun örnek alması gereken bir olay için son olarak İngiltere'ye gideceğiz.
Son yıllarda futboldaki en büyük problemlerimizden bir tanesi kulüplerin oldukça yüksek meblağlarda ceza almasına sebep olan taraftar olayları.
Biz ülke olarak bu gibi hadiseler yaşayınca ya palyatif çözümler buluyoruz ya da passolig gibi bir anlamı olmayan sistemlerle uğraşıyoruz.
Geçtiğimiz hafta Championship'te Birmingham ve A.Villa arasından oynanan maçın 10. dakikasında sahaya giren Birmingham taraftarı Paul Mitchell, A.Villa kaptanı Jack Grealish'e yumruk atmıştı.
Bu olay bizde olsa A. Villa'ya 5-6 maç saha kapama ve ağır para cezası verilir.
İngilizler ne yaptı peki?
Bu olayda faturayı A.Villa'ya değil sahaya giren taraftara kesti.
27 yaşındaki taraftara 3,5 ay hapis, 350 Pound para cezası ve 10 yıl boyunca ülkedeki tüm futbol müsabakalarına giriş yasağı verildi.
Yani federasyon diğer taraftarlara "hadi sıkıysa bir kişi daha bu hareketi yapsın" mesajını verdi.
Acaba böyle imrendiren cezaları ülkemizde de yakın zamanda görebilir miyiz?

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR