Futbol Panorama: Neden?
Tüm liglerde yarışan 126 profesyonel kulübün yüzde 90'ının altyapısını boş. Eğitmen kadrosu zayıf. Zeminler berbat. Antrenör yetiştiremiyorsun. Belirlediğin bir altyapı planın yok. Ama tutturduk yine yabancı oyuncu diye. Yabancı oyuncu sayısını düşürünce bir anda Türkiye'de futbolun zirve yapacağına, altyapılardan yetenek fışkıracağına inanan var mı gerçekten?
SPOR , 06 Kasım 2019 Çarşamba, 09:20
Futbol Panorama: Neden?

YAZI I Samet ZİNCİROĞULLARI

10. haftası geride kalan "Süper" Ligimizde oynanan futbolun başka hiçbir sorunu yokmuş gibi "Yabancı oyuncu sınırı" tartışması gibi abes bir konu yeniden gündemde.
Hem de Federasyon başkanlığı makamından yükseldi en son ses.
Yabancı oyuncu sayısı düşsünmüş. Neden?
2015-16 sezonundan itibaren Süper Lig'de geniş kadroya 14 yabancı oyuncu dahil edebiliyor kulüplerimiz. Yani 5. sezonun içerisindeyiz.
A Milli Futbol Takımı bu süreçte 2016 Avrupa Şampiyonası'na giderken 2018 Dünya Kupası'nı ıskaladı. 2020 Avrupa Şampiyonası'na katılmasına ise ramak kaldı.
Türkiye Ligi'nden bir başka lige tarihin en büyük yerli oyuncu satışı gerçekleşti (Cenk Tosun 24 milyon Euro + bonus)
Kulüplerimiz oyuncu satmayı öğrendi.
Enes Ünal'dan başlayan oyuncu ihracı furyası Cengiz, Çağlar, Merih, M. Zeki, Ozan Kabak, Yusuf ve Mert Çetin ile devam etti ve ülkeye büyük miktarda "Euro" girdisi gerçekleşti.
14 yabancı hakkıyla sadece "olmuş" oyunculara değil "ya tutarsa" transferleri yapma lüksünü de elde eden kulüplerimiz yabancı oyuncu ihracını Bruma, Fabri, Marcelo, Tosic, N'Diaye, Eljif Elmas, Aleksic gibi futbolcularla sürdürerek ülkeye yine büyük bir "Euro" girdisi sağladı.
İlk kez bir temsilcimiz Şampiyonlar Ligi gruplarından namağlup çıkmayı başardı.
Bu saydıklarımın tek sebebi olmasa da se-beplerinden bir tanesi mutlaka yabancı sayısının 14'e çıkarılmasıdır. Hiç tartışmasız.
Yani bu kuralın Türkiye'de futbolu geriye götürüldüğünü söylemek mümkün değil.
Futbolcu ancak daha iyi bir futbolcuyla birlikte oynayarak gelişir. Sadece futbol olarak değil vizyon da buna dahil.
Ve defalarca yazılan en önemli husus şu; 14 yabancı oynatmak zorunlu değil. İster-seniz hiç oynatmayın.
Yabancı oyuncu sayısının düşürülmesini talep edenler hangi bilimsel verilere dayanarak bunu istiyor kendilerinin de mantıklı bir açıklaması yok.
Sadece daha "bizim çocuklar" daha fazla oynasın, "futbolumuz küçük olsun bizim olsun" diye mi?
Yani sırf Türkiye Cumhuriyeti pasaportuna sahip olan oyuncuyu, ondan daha yetenekli olan yabancı futbolcuya tercih ediyoruz öyle mi?
Bizi el aleme güldürmeyin.
Tüm liglerde yarışan 126 profesyonel kulübünün %90'ının altyapısını boş. Eğitmen kadrosu zayıf. Zeminler berbat. Antrenör yetiştiremiyorsun. Belirlediğin bir altyapı planın yok. Ama tutturduk yine yabancı oyuncu diye.
Yabancı oyuncu sayısını düşürünce bir anda Türkiye'de futbolun zirve yapacağına, altyapılardan yetenek fışkıracağına inanan var mı gerçekten?
Doğru planlama ve kaliteli eğitmen kadrosuyla futbolcu yetiştirmenin yabancı oyuncu sayısı ile ne alakası var benim beyin hücrelerim bunu anlamakta güçlük çekiyor.
Yabancı oyuncu meselesinde İstiklal Marşı üzerinden yapılan hamasetin Avrupa'da her maçı izleyebilme imkanı olan nesile çok komik geldiğini görmüyor musunuz?
Yabancı oyuncu sayısı keşke 14 değil de sınırsız olsa.
Yerli veya yabancıdan ziyade iyi ve kötü futbolcu olduğuna bakılsa.
Keşke dünyanın önde gelen futbol ülkelerindeki gibi böyle fütursuz konular yerine futbolu nasıl geliştirebiliriz onlar konuşulsa.
Keşke.

ÖZDİLEK AYNI TAKIMLAR FARKLI

Geçtiğimiz sezon 9 yıl aradan sonra TFF 1. Lig'de şampiyon olup Süper Lig'e yükseldi Denizlispor.
Bir önceki yıl da Erzurumspor 20 yıl aradan sonra Süper Lig'e çıkmıştı.
Her iki takım da kendilerini şampiyon yapan hocalarıyla sezona başlamış ancak "büyük beklentiler olacak ki Mehmet Altıparmak Erzurum'da, Yücel İldiz de Denizlispor'da henüz 7. haftada gönderildi.
Ancak iki takımın da bu iki özellikleri dışında bir kesişim kümesi daha var.
Son yıllardaki "başarılı(!)" performansıyla olacak ki iki ekip de hemen Mehmet Özdilek ile anlaştı.
Özdilek, geçtiğimiz sezonun 25. haftasında Erzurumspor'un küme düşeceğini anlayıp takımı bırakmıştı.


Bu sene ise yeni ekibi Denizlispor'un başında çıktığı 3 maçta 2 mağlubiyet aldı. Hatta son maçta tribünler "yönetim istifa" diye bağırdı 9 yıl sonra Süper Lig'e çıkan camiaya.
Türk futbolunda hayli garip "tesadüfler" hayli garip "işler" oluyor.

Umarım geçtiğimiz sezon A planından vazgeçerek Özdilek sonrası C planı olan Hamzaoğlu ile küme düşen BB Erzurumspor gibi olmaz Denizli ekibinin sonu.
Aslında bu hikaye sadece Erzurum ve Denizli'nin değil Türk futbolunun "hikayesi".

BAZI 'AN'LAR ÇOK ÖNEMLİDİR

Bursaspor çok ilginç bir camia.
Bu sınırlar içerisinde 1 haftada takımınız şampiyon da olabilir 1 haftada "bu takımdan bir şey olmaz" kafasına da girebiliyorsunuz.
Burak Kapacak, Balıkesirspor önünde karşı karşıya kaldığı pozisyonu atsa şu an şehir şampiyonluk havasına girme aşamasına gelmişti.
Ama futbolun yıllardır dünyanın en popüler sporunu olmasını sağlayan da bu zaten.
"90 dakikada sadece bir pozisyon üzerinden açıklanamaz" lafı dünyanın en güzel teknik direktör yalanıdır. Bazen bırakın bir pozisyon üzerinden maç açıklamayı o pozisyon üzerine roman yazar film çe-kerseniz. Futbol "an"ların oyunu. Ve Bursaspor o "an"larda şu ana kadar istediklerini yapamadı.


Uzatmaya gerek yok.
Bu kaos liginde 1. veya 2. olup direkt Süper Lig'e çıkmak istiyorsanız iç sahada Balıkesirspor'u yeneceksiniz.
Çünkü Süper amacınız Süper Lig'e çıkmak ise iyi değil çok iyi olmalısınız.
Son pasaj da Yalçın Koşukavak'a olsun.
Hoca bazen takımın teknik direktörü değil de bir "yorumcu" gibi konuşuyor.
Bursaspor gibi büyük camialarda bir teknik direktörün "Balıkesirspor'un bize karşı böyle oynayacağını biliyorduk o yüzden ilk yarıda zorlandık(!)"ve "bu tip puan kayıpları normal" şeklinde demeçler verirken 1 değil 111 kere düşünmesi gerekir.
Bazen büyük camialarda çalışmanın ne demek olduğunu anlayabilmek gerekiyor. 47 yaşından sonra olsa bile.

10. HAFTADA ÖNE ÇIKANLAR

10. haftayı geride bıraktığımız ligimizde henüz 20 puana ulaşan bir takımın olmaması dikkat çekerken, Göztepe'nin sürpriz galibiyeti, Kayserispor'un ilk kez kazanması, son dakikada atılan goller, ilk 3 sırada hâlâ Anadolu kulüplerinin bulunması ve Alanyaspor'un son 6 haftada sahadan sadece 1 puan kazanarak ayrılmasına rağmen liderliğini sürdürmesi haftanın öne çıkan gelişmeleriydi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR