Futbol Panorama: Neden mutlu değiliz?
Futbol insanları mutlu etmek için oynanan bir oyunken, Bursasporlu taraftarlar için nasıl bir eziyete dönüştüğünü irdelediğimiz bu yazıda; 30. haftanın öne çıkan detayları ile futbolda artık soyut kavramların tükendiğinin ispatları var.
SPOR , 01 Mayıs 2019 Çarşamba, 08:39
Futbol Panorama: Neden mutlu değiliz?

YAZI I Samet ZİNCİROĞULLARI

MESELE KÜME DÜŞMEK Mİ?

Kümede kalma iddianı sürdürmek adına ligin 30. haftasında puan durumunda son sırada yer alan bir ekibe karşı oynuyorsun.
Hafta içerisindeyse Kasımpaşa maçının ardından şehirde bir kenetlenme kıvılcımı yaşanmış Mesut Bakkal'ın birleştirici sözleriyle yavaş yavaş kara bulutlar dağılır gibi olmuştu.
Maç günü ise hava futbol oynamaya müsait, stadyumda lig standardının üzerinde sayılabilecek bir taraftar topluluğu, tribünde ise tarihine adını altın harflerle yazdırmış efsane bir futbolcun var.
Yani zemin 3 puan ve yine "yeni" bir başlangıç için elverişli.
Ancak tüm bu şartlar Bursasporlu taraftarların pazartesi sabahı işine veya okuluna son senelerde sıklıkla olduğu gibi mutsuz gitmesini engelleyemedi.
Ben en son ne zaman bir Bursasporlu futbolcunun saha içerisinde mutlu gözüktüğünü hatırlamıyorum. Veya Sayın Başkan Ali Ay'ın en son ne zaman keyifli bir basın toplantısını yaptığını. Ya da bir Yeşil Beyaz sevdalısı stadyumdan evine en son ne zaman gülümseyerek gitti, göreniniz var mı?
Kazanılan maçlardan sonra bile sinirden ağlayanlar, psikolojisine zarar vermemek için aşık olduğu takımın maçını izlememeyi seçen insanlar var etrafımızda son 3 senedir.
Ben futbol izlerken mutlu olmak istiyorum. Eminim siz de öyle.
Bursaspor taraftarı takımı şampiyon olsun diye sevmez. Yeşil Beyaz arma yeterlidir ona her şartta. Mesele küme düşmek değil. Mesele balığın baştan kokması. Aynı hataların defalarca tekrarlanması ve her sene yaşanan dejavular.
Bursaspor bizi son 4 haftada biraz olsun gülümsetebilir mi? Cevap sizin.

HAMASET Mİ, FUTBOL MU?

Bursaspor Başkanı Ali Ay'ın sezon başındaki imza töreninde "Bu sefer turnayı gözünden vurduk" diyerek Yeşil Beyazlı kulübün başına getirdiği Samet Aybaba'nın Bursaspor'u çalıştırdığı süre boyunca altı olumlu veya olumsuz anlamda çizilmesi gereken birçok demeci oldu.
Aybaba'nın son haftalarında üzerinde durduğu en önemli husussa taraftara yönelik " Bu kadar tepki vermeyin bu takımın son haftalarda düşme stresiyle başa çıkacak gücü yok" laflarıydı.
Akhisarspor maçı Bursaspor için tam da bu doğrultuda sadece sezonun değil son 3-4 yılın özeti olacak bir karşılaşmaydı.
Manisa ekibi önünde zaten sınırlı olan Bursaspor'un yetenek potansiyeli biraz panik havasıyla tamamen etkisiz elemana büründü.
Belki Bursaspor'u yönetenler farkında değil ama futbolda artık "Hadi aslanım yaparsın" , "Bursaspor arması bu maçı kazanır" dönemi çok eskide kaldı.
Maça iyi hazırlanmazsanız, rakibi iyi analiz etmezseniz ve ezbere yakın bir oyun planınız olmazsa kazanma ihtimaliniz sadece tesadüflere kalır.
Ligin geniş alanda en etkili isimlerinden olan Akhisasporlu Manu'nun Bursaspor'a karşı bu kadar boş alan bulabilmesi Bakkal'ın öğrencilerinin maça taktik anlamda ne kadar hazırlanamadığının kanıtı aslında.
Bursaspor 30, Göztepe 30, BB Erzurumspor 29 puanda. Ve 2'si küme düşecek.
4 hafta sonra neler olacağını kestirmek gerçekten çok zor.

EN KÖTÜ HUYUMUZ

Ligimizde ne kadar ihtiyacın olursa olsun maç kazanmak hiç kolay değil. Böyle kritik haftalarda puan durumunda 1. ve 2. sırada bulunan takımlar puan kaybetti. Bu daha önce görmeye alışkın olduğumuz bir durum değil.
Haftanın en zevkli geçmeye aday müsabakası olan Fenerbahçe-Trabzonspor mücadelesinin ardından Volkan Demirel'in yaptığı "sahte kabadayılık" açıklamaları yine sahada tüm olan biten güzel şeyi gölgede bıraktı. Bu bizim en kötü huyumuz. Söyleyin hangi büyük maçtan sonra futbol konuşabildik en son?
2 sezondur Y. Malatyaspor'da başarılı işlere imza atan Erol Bulut'un geçtiğimiz hafta görevinden istifa etmesiyle bu sezon 18 ekip içerisinde teknik direktör değiştirmeyen takım sayısı 5'e düştü. Ligimizin marka değerini kötü etkileyen etmenlerden bir tanesi de bu sabırsızlık.
30. haftada oynanan 9 maçın 6'sının berabere bitmesi ve Burak Yılmaz'ın son yıllardaki en iyi devre arası transferlerinden biri olmaya devam etmesi öne çıkan diğer detaylardı.

JOSEF SURAL'A VEDA

Acı bir haberle sarsıldı Türk futbolu bu hafta.
A. Alanyaspor forması giyen Çekyalı oyuncu Josef Sural geçirdiği trafik kazası sonrasında hayata gözlerini yumdu.
Ölüm hayatın bir parçası. Ama en acı tarafı. Ve ölmek geride kalanlar için de hiç kolay değil.
Huzur içinde uyu Josef Sural.

Haftanın maçı: Beşiktaş-Ankaragücü

Haftanın oyuncusu: Josef Sural (A.Alanyaspor)

Haftanın golü: Ljajic (Beşiktaş)

Haftanın asisti: Abdulkadir Ömür(Trabzon)

Haftanın takımı: Göztepe

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR