Göbeklitepe'de tarihi gün...
UNESCO Dünya Miras Listesi'nde bulunan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Şanlıurfa'daki Göbeklitepe Ören Yeri'nin resmi açılışı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hedefimiz bu yıl 50 milyon turisti geride bırakmak, 2023'te de 70 milyon turist hedefine ulaşmak. Bunu başaracağız." ifadelerini kullandı.
GÜNDEM , 08 Mart 2019 Cuma, 18:59
Göbeklitepe'de tarihi gün...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tören öncesi Ören Yeri'nde incelemelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa'daki Göbeklitepe Ören Yeri'nin resmi açılış töreninde konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle;

- Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Bu anlamlı tören nedeniyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum.

- Bugün Şanlıurfa'da dolu dolu bir gün geçiriyoruz.

- Göbeklitepe insanlık tarihinin yeniden yazılmasını sağlayacak bir eser.

- Göbeklitepe insanların inançlarının peşinden giderek yerleştiklerinin ipuçlarını veriyor.

- Göbeklitepe'nin ülkemize kazandırılması titiz bir çalışmayla olmuştur.

- Üzerinde yaşadığımız bu toprakların eşi bulunmaz medeniyetlerin beşiği olduğu zamanla anlaşılacak.

- 2011 UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne giren Göbeklitepe nihayet geçen yıl kalıcı listeye alınmıştır.

- Bizim ülkemiz açık hava müzesidir. Yoğun bir çalışmanın ortaya koyulması lazım.

- 1986 yılına kadar burada ne olduğu meçhul kalmıştır.

- Bu eserlerin tanıtımını yapmak çok önemlidir.

- Dün dediler bin kadar ziyaretçi buraya geldi. Bir günde buraya bin kişi geliyorsa yaz ile birlikte çok daha farklı hale gelecektir.

- Bizim çok geniş bir turizm potansiyelimiz var.

- Şu anda ülkemize gelen turist sayısı 46 milyon.

- Hedefimiz bu yıl 50 milyon turisti geride bırakmak, 2023'te de 70 milyon turist hedefine ulaşmak. Bunu başaracağız, kararlıyız.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAY

- Bulunduğumuz bölge tarihin ilk yerleşim yerlerinden birisidir.

- Bu coğrafya uygarlığın başlangıç noktasıdır.

- İlk tarım ve yerleşik yaşama geçiş burada gerçekleşiyor.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY

- Şu anda Anadolu kültür mirasının zirve noktasındayız.

- Toprak altında daha birçok yapı var.

- Arkeolojide bakışların çevrildiği yeni ufkun ispati Göbeklitepe'dir.

- Ülkemizin tarihi zenginliğine sahip çıkıyoruz.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI MUSTAFA VARANK

- Eşsiz mirası korumak için en küçük detay bile atlanmadı.

- Buradaki keşifler araştırmacılara yeni perspektifler yeni hikayeler de sunacak.

GÖBEKLİTEPE NASIL BULUNDU?

Göbeklitepe'nin bulunuş hikayesi 1986'da tarlanın sahibi Şavak Yıldız'ın iki kireçtaşı heykel bulup müzeye götürmesiyle başlıyor. Bu iki arkeolog Nevali Çori adlı taş çağı yerleşimi baraj suları altında kalmadan kurtarma kazısı yapan ekiptenler. Burada hem eşsiz heykeller hem de ilk defa T başlı bir tapınak bulunduğu için tecrübeliler ve depodaki heykeller hemen ilgilerini çekiyor. Ve Göbeklitepe neresi aramaya başlıyorlar.

Klaus Schmidt heykellerin bulunduğu alanda bir süre sonra kazılara başlıyor. 2 yıl sonra nihayet tapınaklara ulaşılıyor ancak arkeologlar tarafından değil. Tarla sahibi alanın diğer bir köşesinde tarlasını sürmek için taşları temizlemeye çalışırken büyük bir taşa rastlıyor. Yerinden oynatamadığı taşı geldiğinde Schmidt'e gösteriyor. Alman arkeolog yerde gömülü taşın Nevali Çori'den aşina olduğu tapınaklara ait T başlı bir dikilitaşın ucu olduğunu hemen anlıyor. Benzeri olmadığı için ne olduğu anlaşılamayan heykeller uzun süre depoda bekliyor. Ta ki Urfa'daki başka bir taş çağı yerleşimini kazan iki arkeolog depoya eser teslim etmek için gelene kadar.

GÖBEKLİTEPE TAPINAKLARI NEYE BENZİYOR?

Yüz yılın en heyecan verici arkeolojik buluntusu gün yüzüne çıkarıldığından beri tüm dünyada ilginin odağı. Göbeklitepe heyecan verici çünkü 12 bin yıllık yaşı ve Taş Çağı için gerçekten de çok büyük olan boyutları ile benzersiz. Toprak altında radarla tespit edilenler dahil 20 kadar tapınak bulunuyor. Dairesel formda büyük yapılardan kare şeklinde olan küçük yapılara kadar burası bir tapınak kompleksi. Tapınakların merkezinde iki büyük dikilitaş bulunuyor. Çevresinde ise on kadar dikilitaş daha var ve alçak çevre duvarına yerleştirilmişler. Üzerleri yırtıcıların ağırlıkta olduğu enfes hayvan kabartmaları ile bezeli.

Ziyarete açık bölümde tapınakları daire şeklinde ahşap bir yol çevreliyor . Yukarıdan tamamen kazılmış 4 tapınak görülebiliyor. Bu tapınaklar A, B, C ve D tapınakları olarak adlandırılmışlar. A tapınağında yılan, B de tilki, C de yaban domuzu ve D de kuş ve yılan kabartmaları yoğunlukta. Bu tapınakların farklı klanlara ait olup olmadığı önemli bir soru. Tapınakların en büyüğü ve süslüsü olan D tapınağının ortasındaki iki dikilitaş hemen dikkat çekiyor. Üzerinde kolları, incecik parmakları, süslü önlüğü ve T şeklinde başı ile bu ululuğu vurgulanmış bir insanı tasvir ediyor. Diğer dikilitaşların yüzü saygıyla merkezdekilere dönük. Bizim yüzümüz de saygıyla taşlara...

Çünkü bu tapınakların yapıldıkları dönemde henüz ne hayvan evcilleştirilmiş ne yerleşik hayata geçilmiş ne de tarım yapılıyor. Göbeklitepe'yi inşa edenler, tarih kitaplarından bildiğimiz uzun saçlı, taş baltalı avcı-toplayıcılar. Ellerinde sadece obsidiyen ve çakıl taşları var ve dikilitaşların üzerlerine çeşitli hayvanlar, hatta soyut semboller işlemişler. Dahası 5-6 ton ağırlıkta ve 5,5 metreye varan uzunluktaki dikilitaşları civardaki taş ocaklarından taşımış ve ana kayadan şekillendirilmiş kaidenin tam ortasına dimdik yerleştirmişler. Bu gerçekten de akıl almaz...

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR