Halkbank hakkında iddianame hazırlandı! İlk açıklama geldi...
ABD'de Manhattan'daki federal savcılar, İran'a yönelik yaptırımların delinmesi, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlarından Halkbank hakkında iddianame hazırladı. Öte yandan Halkbank tarafından konuyla ilgili olarak bir açıklama geldi.
EKONOMİ , 16 Ekim 2019 Çarşamba, 12:39
Halkbank hakkında iddianame hazırlandı! İlk açıklama geldi...

ABD Hazine Bakanlığı'nın, Türkiye'nin "Barış Pınarı Harekatı" kapsamında Suriye'ye yönelik operasyonuna ilişkin yaptırım kararlarını duyurmasının ardından bir haber de Manhattan Federal Mahkemesi'nden geldi.

ABD'de Manhattan'daki federal savcılar İran'a yönelik yaptırımların delinmesi, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlarından Halkbank hakkında iddianame hazırladı. İddianamede "Halkbank'ın üst yönetimi yüksek düzeyli Türk hükümet yetkilileri tarafından desteklendi ve korundu" ifadeleri kullanıldı.

İddianameye göre Avukat Georey S. Berman şunları söyledi: "Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı'nın, (Hakan Atilla) adlı ve halka açık yargılanması sonrasında ortaya çıkan gerçekler bize gösteriyor ki Halkbank yönetimi milyarlarca İran petrol gelirlerini yasadışı biçimde akladı. Bu davranış planlı ve organize biçimde rüşvet zinciri kurularak gerçekleştirildi. Bu konuda Halkbank''ın ABD makamlarına bir yanıt vermesi gerekir.

Ulusal Güvenlik Genel Vekili John C. Demers ise "Türk devletine ait bir banka olan Halkbank, ABD'yi aldatırken, İran'a milyarlarca dolarlık fonlara erişim hakkı tanıdı. Ve ABD yaptırım rejimini baltaladı. Bu bizim ulusal güvenliğimizi tehdit etmiştir" dedi.

FBI Genel Müdür Yardımcısı William F. Sweeney ise şunları söyledi: "Bugün iddia ettiğimiz gibi, çoğunluğu hissedarı Türkiye hükümeti olan bir Türk finans kurumu olan Halkbank, İran'a karşı ABD yaptırımlarından kaçmak için tasarlanmış aldatıcı faaliyetlerde bulundu. FBI, ABD yasalarını kasıtlı olarak ihlal edenler ve ulusal güvenliğimizi zayıflatmaya çalışanları agresif bir şekilde takip edecek.

İddianame şu noktalara vurgu yapıldı: "2012 le 2016 yılları arasında kamu bankası olan Halkbank, İran'a uygulanan ambargoyu delmek için kullanıldı. Halkbank, İran petrol ve doğalgaz gelirlerini altın ticareti vasıtasıyla sisteme soktu. Banka bu konuda ABD makamlarını kandırdı. Bu plana banka yöneticiler dışında İran ve Türkye'de üst düzey yetkililer de iştirak etti. Rüşvet karşılığı bu işlemlerin ABD incelemelerinden geçirilememesi sağlandı. İran petrol gelirleri için altına dayalı bir fon oluşturuldu. Ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde oluşturulan bu fon ile bu tutar İran'ın uluslararası ödemelerinde kullanıldı. Buna göre Halkbank "(1) ABD'yi dolandırmak için komplo kurmak, (2) Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nı ihlal etmek için komplo kurmak ("IEEPA"),(3) Banka dolandırıcılığı, (4) Banka dolandırıcılığı yapmak için komplo kurmak, (5) Kara para aklama ve (6) Kara para aklama taahhüdünde bulunma" suçlarını işledi. Ayrıca 26 Ekim 2017'de, konu ile ilgili Reza Zarrab, suçlandığı yedi maddeden suçlu bulundu. 3 Ocak 2018'de juri beş haftalık duruşmanın ardından eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'yı suçladığı altı iddanın beşinden mahkum etti. Kalan bireysel sanıklar kaçaktır." ABD'de 32 aydır tutuklu kalan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, 27 Temmuz'da serbest bırakılarak Türkiye'ye dönmüştü. Reza Zarrab ise tanıklığı karşılığında ABD'de serbest bırakılmış ve yaşamını ABD'de sürdürdüğü gözlenmişti.

HALK BANKASI'NDAN AÇIKLAMA GELDİ

Halkbank, ABD Adalet Bakanlığı'na bağlı New York Güney Bölge Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlanarak yargı süreci başlatmasıyla ilgili olarak, "Söz konusu iddialara ilişkin Bankamız masumiyetini ortaya koyan bağımsız inceleme sonuçlarının, kanıtları ile birlikte ABD Adalet Bakanlığı ile paylaşılmasına rağmen iddianame hazırlanarak dava açılması manidardır" açıklaması yaptı.

Halkbank'ın Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada şöyle denildi:

"ABD Adalet Bakanlığı'na bağlı New York Güney Bölge Başsavcılığı tarafından Hakan Atilla davasında ileri sürülen iddialarla bağlantılı olarak bir iddianame hazırlanarak Bankamız hakkında dava açılmak üzere yargı sürecinin başlatıldığını öğrenmiş bulunuyoruz.

"Bu çerçevede, müşterilerimizin, yatırımcıların ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

"Bahse konu iddianamenin; yeni bir bilgi ve bulguya yer verilmeksizin, çoğunlukla Hakan Atilla davasında ileri sürülen iddiaları tekrarladığı ve bu davada ortaya konan girişimlerin Bankamız üzerinden tekrarlanmaya çalışıldığı görülmektedir.

"Söz konusu iddialara ilişkin Bankamız masumiyetini ortaya koyan bağımsız inceleme sonuçlarının, kanıtları ile birlikte ABD Adalet Bakanlığı ile paylaşılmasına rağmen iddianame hazırlanarak dava açılması manidardır.

"Müteaddit defalar kamuoyuna yapılan açıklamalarımızda; Hakan Atilla davasında ileri sürülen iddialar ile bağlantılı olarak ABD'li yetkili kurumların Bankamızdan bilgi ve belge talebinde bulunduğu, Bankamızın da anılan kurumlar ile yakın iletişim ve işbirliği içerisinde olduğu, söz konusu bilgi ve belge taleplerinden ayrı olarak Bankamızın gönüllü bir bağımsız inceleme süreci başlattığı ifade edilmiştir.

"ABD'nin saygın ve büyük hukuk firmalarından King & Spalding ile adli bilirkişi niteliğindeki veri analizi firması Exiger'a Bankamız tarafından gönüllü olarak yaptırılan bağımsız incelemede 6 milyondan fazla belge, 8 milyonun üstünde SWIFT mesajı, yaklaşık 36 GB işlem verisi, 140 bin işlem dosyası incelenmiştir.

"Bir yıllık süre zarfında yaklaşık 30 avukatın 25 bin saatin üzerinde mesai yaptığı bağımsız inceleme sonucunda Bankamızın ABD'nin İran'a yönelik birincil ve ikincil yaptırımları ihlal etmediği, dış ticaret işlemlerinde şeffaf olmayan uygulama ve metotlar kullanmadığı ve herhangi bir tertip ve kumpasın içerisinde bulunmadığı belgelenmiştir.

"Söz konusu firmalar, bu bulguları ABD Adalet Bakanlığı ile ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisine (OFAC) bildirmiştir.

"Bununla birlikte;

(1) Bankamız ABD'nin ikincil yaptırımlarını herhangi bir şekilde ihlal etmemiş olmakla birlikte, Bankamızın ABD'de herhangi bir şubesi ve çalışanı bulunmadığından, ABD Adalet Bakanlığı'nın ikincil yaptırım kararları hakkında yargılama yetkisi yoktur. Buna rağmen iddianame düzenlemesi, tarihte bir ilk olmak üzere emsali görülmemiş bir hukuki yetki aşımıdır.

(2) İddianamede, Hakan Atilla davasında da olduğu gibi, hukuk dışı yollarla elde edilen ve doğruluğu ispatlanmamış deliller kullanılmış, inanılırlığı hayli şüpheli olan tanıkların mahkemedeki sözlü beyanlarına itibar edilmiştir.

(3) İddianamede ileri sürülen hususlar ile ilgili belge ve kanıtların önemli bir bölümü Halkbank tarafından kendilerine sunulduğu halde, Bankamızın masum olduğunu gösteren bu belge ve kanıtlar Savcılık tarafından yeterli düzeyde değerlendirmeye alınmamıştır. Ayrıca, müteaddit defalar tarafımızca talep edilmesine rağmen konu ile ilgili önemli tanıkların bilgisine de başvurulmamıştır.

(4) Hakan Atilla davasına ait temyiz süreci devam etmekte olup, bu sürecin sonuçlanması beklenmeksizin dava süreci başlatılmıştır.

(5) Bankamız ile ABD Adalet Bakanlığı arasında meselenin iddianame düzenlenmeden çözümlenmesi için yapılan görüşmeler sonuçlanmadığı halde, söz konusu suçlamalar, Kahraman Ordumuzun sınırlarımızın güvenliğini sağlamak ve bölgede barışı tesis etmek üzere başlattığı "Barış Pınarı Harekatı" sebebiyle, ABD hükümetince Ülkemize karşı başlatılan yaptırımların bir parçası olarak ortaya atılmıştır.

"Bu haksız dava ile ilgili olarak uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm yasal haklarımız kullanılacaktır. Ayrıca, dava süreci boyunca gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında, Bankamızın güven ve itibarı ile finansal bünyesine zarar verecek nitelikte hareket edenler hakkında Bankacılık Kanunu ile uluslararası hukuktan kaynaklanan gerekli yasal süreçler başlatılarak maddi ve manevi tazminat haklarımız aranacaktır.

"Bankamız, sermayesinin yüzde 51'i kamuya ait bir banka olarak, kurumsal sorumluluklarının bilincinde bankacılık faaliyetlerini sürdürmekte olup, her türlü finansal yükümlülüğünü yerine getirecek güç ve kararlılıktadır.

"Bankamız, geçmiş dönemlerde karşılaştığı bütün güçlükleri nasıl aşıp, ülke kalkınmasına destek vermeye devam ettiyse, bundan böyle de aynı ruh ve inançla çalışmalarına devam edecektir. Müşterilerimizin de her zaman olduğu gibi, Bankamıza olan güvenini sürdüreceklerine ve ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için yürütmekte olduğumuz çalışmalara aynı inanç ve kararlılıkla destek olacaklarına inancımız tamdır.

"Ülkemiz ekonomisine 81 yıldır hizmet sunan Bankamızın, faaliyetlerini geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güçlü, güvenilir ve kesintisiz bir şekilde sürdüreceğini kamuoyunun bilgisine sunarız."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR