İçeceksen git evinde iç
Başbakan Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında alkol düzenlemesi hakkında konuştu. Başbakan Erdoğan, ''Kimsenin yediğine içtiğine karışmayız. Karışana da müsamaha göstermeyiz. İçeceksen yine alkollü içeceğini al evinde iç. Buna karşı değiliz'' dedi.
GÜNDEM , 28 Mayıs 2013 Salı, 13:48
İçeceksen git evinde iç

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin Meclis’teki Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Şair Necip Fazıl Kısakürek'in ölüm yıldönümü nedeniyle şiirlerinden alıntı yapan Başbakan Erdoğan, "Kendisini rahmetle yad ediyorum" dedi.

Erdoğan, 1960 darbesinin yıldönümü nedeniyle Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'yu rahmet ve minhetle yad ettiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

"3. Boğaz Köprüsü’nün yarın temelini atıyoruz. İstanbul ulaşımına yeni bir kolaylık ve zenginlik katacak. Köprü 2*5 şeritli olmak üzere 2 bin 164 metre uzunluğunda olacak. Asma köprü, bağlantı yolları dahil, maliyeti yaklaşık 4.5 milyar dolar olacak. İnşallah 2.5 yılda köprü ve otoyolu tamamlayacağız.

İnsanı bir makineye benzeten akımlar olmuştur. Muhafazakar, demokrat bir parti olarak bizim insana bakışımız son derece nettir, sarihtir, açıktır. İnsan, Allah’ın yeryüzündeki halifesidir.

'BİNLERCE FATİH YETİŞTİRMELİYİZ'

Yollar, konutlar inşa etmek önemlidir ama yetmez. Biz insana maddi ihtiyaçları kadar, manevi ihtiyaçlarını sağlayacak özgür ortamı sağlamakla mükellefiz. Biz binlerce Fatih Sultan Mehmet, Ulubatlı Hasan, Molla Gürani, Akşemseddin yetişsin istiyoruz. Yüzlerce Mimar Sinan, Itri yetiştirmeliyiz. Biz çocuklarımıza hedefler göstermek zorundayız.

Medya gençliğimize düşünmeyi, okumayı değil, farklı uygulamaları telkin ederse o zaman aradığımız nesli bulamayız. Son 200 yıldır gençlerimiz ithalci, taklitçi bir anlayışla yoğrulmuştur. Kendi mecrasında yürümemiş, çocuklar formatlanmak istemiştir.

MİLLETVEKİLLERİNE TEŞEKKÜR

Biz hiçbir dayatmanın içinde değiliz. Biz ortaya tercihler koyarız. Bizim yaptığımız dayatmalara son vermek, tercih özgürlüğü vermektir. Fatih nesline böyle anlamlı bir yasa armağan ettiğiniz için sizleri yürekten kutluyorum.

'BİLİM SİZİN GİBİ DÜŞÜNMÜYOR'

Bu millet bazı köşe yazarları gibi düşünmüyor. Bilim CHP gibi düşünmüyor, bunun zararlı olduğunu açık ve net olarak ortaya koyuyor. Bütün hastalıkların anası alkoldür. Basit gördüğünüz sigara insanı lime lime doğruyor. Kökünden yasaklama gibi bir şey söz konusu değil.

Bu ülkede trafik terörü denilen bir vahşet var. Buna karşı tedbirimizi almak zorundayız. Bu terörün en önemli nedeni alkoldür. Oldu-bittiye getirildi diyorlar. Biz kaç yıldır bu yasa üzerinde çalışıyoruz. Ehli olanlar bu yasa üzerinde çalışmıştır.

'HİÇBİR ŞEYİ YASAKLAMADIK'

Yurtdışında ve yurt içinde ‘alkol yasaklandı’ diyenler, bunu yazıp çizenler, bunu yurtdışında ve yurt içinde yayanlar, en hafif tabiriyle yalancıdır. Biz hiçbir şeyi yasaklamadık. 10.5 yıldır kimsenin yediğine, içtiğine karışmadık. Bundan sonra da karışmayız. Karışana da müsemaha göstermeyiz.

'İÇECEKSEN EVİNDE İÇ'

CHP yönetimine aynen şunu söylüyorum, siz aynen bu şekilde devam edin. CHP’ye gönül verenlere sesleniyorum; ‘Siz sakın bu yöneticilerinizin izinden gitmeyin.’

Hiç kimse alkol düzenlemesini kimlik düzenlemesi haline getirmemelidir. Düzenleme, yaşam tarzına müdahale değildir. İçeceksen git alkolünü al, evinde iç. Bu düzenleme bir yasak değil, yaşam tarzı ve kimliklere müdahale değildir. Bu konuda destek veren MHP'ye de teşekkür ediyorum.

'BİNDİRİLMİŞ KITAYLA KENDİMİZİ ALDATMAYIZ'

CHP Genel Başkanı Reyhanlı’daki ziyaretimize gelenler için ‘bindirilmiş kıta’ diyor. Bizim bindirilmiş kıta anlayışımız yoktur. Sen halen müdürlükten kurtulamadın. Biz siyasetin içinde geldik. AK Parti Reyhanlı’da yüzde 72 oy aldı. Biz bindirilmiş kıtalarla kendimizi aldatmayız.

Ahmet Tuna, şehit olan oğlu Oğulcan Tuna’nın adının okula verilmesini istedi. Gerekli talimatı verdik. Şehit olan üç öğrencinin adını da okula vererek, isimlerini yaşatacağız.

'TEHLİKELİ OYUN TEZGAHLANIYOR'

Reyhanlı’da bu alçakça saldırının ardından, daha dumanlar tüterken bize karşı bir kampanya yürütüldü. Hem Hatay’ı hem de Türkiye’yi tahrik edecek girişimlerde bulundular. Hatay ve Reyhanlı’da muhalefetin yansıttığı gibi bir atmosfer yok. Hatay’da tehlikeli bir oyun tezgahlanıyor. Türkiye dışında tezgahlanıyor. Siyasi mezhepçilik yapılıyor.

'CHP'YE YAKIN GAZETECİ TUTUKLANDI'

Hatay'da gazeteci, tüccar, işadamı kılığındaki bazı karanlık şahısların ajanlık derecesindeki, vatana ihanet derecesindeki faaliyetleri tespit edilmiştir. Bunlar tutuklanarak yargıya teslim edilmiştir. Maalesef bu şahısların CHP içindeki bazı milletvekilleriyle irtibatları da tüm delilleriyle, belgeleriyle tasdiklendi. Örneğin CHP'ye yakın bir gazetenin Hatay temsilcisi, ajanlık yaptığına dair çok bariz delillerle şu anda tutuklanmış durumdadır.

'ESAD BABASININ REKORUNU AŞTI'

Bizim Suriye tavrımız; etnik, dinsel, mezhepi saikler üzerinden şekillenmez. Biz Suriye meselesine tamamen insani baktık. Diktatör Beşşar Esad, babasının rekorunu aştı. Babası 30 bin kişiyi öldürdü, Esad’ın öldürdükleri 100 bine yaklaştı.

Suriye meselesine mezhep aşamasından bakmak son derece tehlikelidir. Hataylılar bu oyuna gelmesin. CHP bizi desteklemeyebilir, bizim Suriye politikamızı eleştirebilir. CHP, Suriye konusunda tehlikeli oyunlarda taşeron olarak yer alamaz. Buna millet de yargı da müsaade etmez.

CHP’ye oy vermiş kardeşlerimin, CHP’nin başında nasıl bir kadro olduğunu görmelerini istiyorum. CHP Genel Başkanı’nın bize ‘teröristbaşı’ diyecek kadar izanını kaybetmesinin nedeni, bu karanlık senaryolarda yer almasıdır. Suçluluk psikolojisidir.

'SALDIRI PLANINI YAPAN KİŞİ'

CHP’den iki heyet, Suriye’ye giderek, eli kanlı Esad’la görüştü. Utanmadan fotoğraf çekip yayınladılar. Hatay’da bazı vatandaşlar işbirlikçi ve maşa olarak kullanıldı. CHP’li bir milletvekilinin yakın akrabası da karanlık senaryoların içinde yer aldı.

CHP heyetine rehberlik yapan kişi, hem Reyhanlı saldırısını, hem de kamplara yönelik saldırı planlarını yapan kişinin ta kendisidir. CHP’yi Şam’a götüren, Esad’la görüşmelere katılan şahıstır.

'DEVE DEĞİL, OTOMOBİL FOTOĞRAFI'

CHP Genel Başkanı ve bazı arkadaşları boğazlarına kadar çamura battılar. İstihbaratın elinde deve değil, otomobillerin fotoğrafları var.

CHP Genel Başkanı'nın ahlaksızca, edepsizce yaptığı saldırılar, Reyhanlı ve diğer karanlık olaylarla ilgili irtibatı örtmeye, karartmaya yetmez. CHP bu meseleyle, bu irtibatlarla ilgili derhal tatmin edici açıklama yapmak zorundadır.

Hatta CHP Genel Başkanı ve arkadaşları derhal ama derhal istifa etmelidir. Çünkü CHP'ye gönül verenler de bu Genel Başkan'dan kurtulmalıdır."

Eşi Nazmiye Demirel’in vefatı nedeniyle 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i telefonla arayarak başsağlığı dilediğini belirten Erdoğan, “Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine başsağlığı diliyorum” dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR