İNSİAD'dan "Tedarik, Pazarlama ve Maliyet" semineri
İnegöl Sanayici ve İşadamları Derneği (İNSİAD) tarafından 'Tedarik, Üretim Pazarlama ve Maliyet Hesaplama' konulu seminer düzenlendi.
EKONOMİ , 11 Mayıs 2012 Cuma, 17:00
İNSİAD'dan "Tedarik, Pazarlama ve Maliyet" semineri
İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) toplantı salonunda düzenlenen ve İNSİAD üyelerinin katıldığı seminerin açış konuşmasını yapan İNSİAD Mobilya Komitesi Başkanı Hamza Yalçın Kötek, "Mobilya sektöründe sadece komşu ülkelere değil, Afrika ve Asya pazarına dönük ihracatımız ağırlık kazandı. Mobilya sektöründeki bu hızlı gelişmeyi, girişimcilik ruhunun yanı sıra seri üretimin benimsenmesine, kaliteli mal üretme çabasına ve yetişmiş kaliteli insan gücüne bağlıyoruz. Dünya pazarının öncülerinden biri olmayı hedeflediğimiz mobilya sektöründe, en büyük konularımızdan birisi de tedarik, üretim, pazarlama ve maliyet hesaplamasıdır. 170 ülkeye 1 milyar dolardan fazla ihracat yapabilen, yan sanayileriyle birlikte 500 bin kişiye geçim kaynağı olan mobilya sektörü, ülkemizin parlayan ihracat yıldızı olacak potansiyele sahiptir" dedi.

Dünya mobilya üretiminin ve ihracat dengesinin, daha ucuz ve kaliteli üretim yapan ülkeler lehine değiştiğini ifade eden Hamza Yalçın Kötek, "Avrupa ülkeleri maliyet artışları yüzünden avantajlarını kaybetmeye başladı. İtalya, Çin sebebiyle ilk sıradaki yerini kaybetti. Şimdi Polonya da aynı durumda. Küresel piyasalardaki bu değişimleri doğru analiz edersek, kalitemizi de yükselterek geliştirirsek, ilk 10 ülke arasına girebiliriz. Bu açıdan, bugün düzenlenen bu organizasyonu fevkalade önemli buluyor, Türk mobilya sektörünün atılımına ve İnegöl mobilyasına katkı sağlamasını diliyoruz." diye konuştu.

'Tedarik Üretim Pazarlama ve Maliyet Hesaplama' konulu seminerin konuşmacısı Yönetim Danışmanı Nuri Aksoy ise, işletmeler ister bir kişilik, ister uluslararası boyutta olsun, hepsinin temel yapısının aynı olduğunu belirterek, "İşletmeler, tedarik, üretim ve pazarlama üçlüsünün üzerinde otururken, hedefine giden tren gibi bir ray üzerinde gidiyor. İşletmelerde hedefi olan kara giderken insan üzerinde gidiyor. Bu bileşim çok önemli. Bizim çoklukla atladığımız bir konu var. 'Sermayeyi, işi bulduk, tamam' deyip başlıyoruz. Ama insan kaynağını, ray döşemesindeki kalite gibi kalitelileştirme çalışmasını yapmadığımız için, zaman zaman tren yoldan çıkıyor. Dünyada ülkeler tüm işletmeleri, küçük, orta ve büyük boy olarak üç ana gruba ayırmış, sayı olarak en çok küçük ve orta boy işletmelerin bulunduğu görülmüştür. Büyüklüklerine göre sınıflandırırken, kimi ülkeler sermayeyi, kimi ülkeler işçi sayısını, kimi ülkeler ise ciro artı sermaye ve işçi sayısını ölçü olarak almışlardır. KOBİ, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin kısaltılmışıdır. Dünyada her 100 işletmeden 98'i, Türkiye'de her 100 işletmeden 99,2'si KOBİ ölçekli işletmelerdir. KOBİ'lerin ortalama ömrü Avrupa da 25-30 yıl iken, Türkiye'de 4-5 yıldır. KOBİ'lerin güçlü yönleri ise yenilik, atılım ve girişimciliktir. Ekonomik konjonktürdeki değişikliklere kolay uyum sağlayabilmektedirler. Hızlı ve değişime uyum sağlayabilecek esnek yapıları vardır. Dinamik yapılarıyla ülke ekonomisi için dinamizm kaynağıdırlar. Başarma ve kazanmaya yönelmiş girişimciler bulunmaktadır. Yatırım üretkenliği yüksektir" şeklinde konuştu.




BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR