Kadınlara müjdeli haber! Gözaltı torbaları ve kırışıklıklar kabus olmaktan çıkıyor
Kadınların korkulu rüyası olan gözaltı torbaları, göz kapağı düşüklüğü ve göz çevresinde beliren kırışıklıklar kişiyi olduğundan daha yaşlı gösterirken, estetik kaygıyı artırıyor. Göz ve göz çevresi estetiği olarak bilinen Oküloplasti ise göz çevresi ve göz kapağına yönelik tüm sorunları ortadan kaldırıyor.
SAĞLIK , 17 Ağustos 2018 Cuma, 22:22
Kadınlara müjdeli haber! Gözaltı torbaları ve kırışıklıklar kabus olmaktan çıkıyor

Ender olarak erken yaş dönemleri, sık olarak da orta yaş grubunda karşılaşılan göz kapağı şekil bozuklukları, gözaltı torbaları ve göz çevresi kırışıklıklarına yönelik yapılan cerrahinin yüzde yüze yakın başarısı olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Melih Türe, alt göz kapağının içe veya dışa dönmesi, kirpiklerin göze batması vakaları ile sıkça karşılaştıklarını ifade etti. Bu durumun yaş ilerledikçe dokuların dejenerasyonu ile ortaya çıktığını kaydeden Türe, "Buna ilaveten göz kaşımayla zaman içerisinde göz kapağını yerinde tutan dinamik dokuların gevşemesine neden olunuyor. Göz kapağı dışa ya da içe dönüyor. Burada çözüm cerrahi oluyor, çünkü göz kapağı göz yüzeyinden ayrılmışsa veya göz yüzeyine dönmüşse göz yüzeyini bozabiliyor, gözün kuru kalmasına neden olabiliyor" dedi.

Göz şekli bozuklukları sürekli baş ağrısına sebep oluyor

İleri yaş gruplarında göz kapağı düşüklüklerinin sıklıkla görüldüğüne vurgu yapan Op. Dr. Melih Türe, "Göz kapağını kaldıran kas yaşa bağlı veya yıllarca kaşıma benzeri travmalarla gevşer ve bunun sonucu olarak göz kapağı normal bulunması gereken yükseklikten daha aşağıda bulunur. İlişkin yaş grubunda göz kapağı düşüklüğünde de temel tedavi cerrahidir. Çocuklarda yapılan cerrahiden daha basit bir prosedürle ve daha yüksek bir başarıyla gerçekleştirilir. Erişkin yaş grubunda en sık gördüğümüz sorunların başında göz kapağının total düşmesi gelirken ikinci sırada göz kapağı cildinin sarkması gelir. Göz kapağı dinamik olarak düşük değildir; ama göz kapağındaki derinin sarkması sonucu düşme meydana gelmiştir. Hastalarda estetik kaygılar oluşur, estetik kaygının yanı sıra hastalar göz kapağındaki yığılmaları ortadan kaldırmak için sürekli kaşlarını yukarı kaldırır. Bu durum da özellikle alın bölgesindeki kırışıklıkların artmasına ve alın bölgesinde sürekli devam eden bir ağrıya neden olur. Hastalarımız genellikle ağrının nedenini bulmak için nöroloji, kulak burun boğaz gibi pek çok bölüme başvururlar. Sonuç alamazlar, çünkü nedeni sürekli kaşları kaldırmaktır" diye konuştu.

Göz sağlığı böyle bozuluyor

Göz şeklinde meydana gelen bozukluların kirpik düşmesine sebep olduğunun altını çizen Türe, "Sağlıklı kirpikler yay gibi yukarıya doğru kavislidir. Göz kapağındaki sarkmış olan cilt dokusu, kirpiklerin kavisini bozarak kirpikleri öne doğru eğer. Sürekli basın sonucu kirpiklerde düşme meydana gelir. Ameliyat yapsak bile bu kirpik düşmelerini normale indiremeyiz. Onun için kirpik düşmesi olmadan önce ameliyatın yapılması gereklidir. Bu ameliyata biz Blefaroplasti ameliyatı diyoruz. Blefaroplasti ameliyatının pek çok yöntemi var. Kaşın düşük olmasıyla beraber hem kaşın yükseltilmesi hem de fazla dokuların ortadan kaldırılması gerekiyor. En önemlisi hastanın fonksiyonlarını düzeltiyoruz. Yani bu kaş kaldırma refleksi ortadan kalkıyor. Hastalar genellikle bunu 'Gözlerimden bir ton yük kalktı' ifadesiyle dile getiriyor. Hem göz kapaklarının estetik düzenlemesini yapıyoruz hem de fonksiyonlarını yerine getirebiliyoruz. Ameliyatlarda farklı yöntemler uygulanıyor. Göz kapağı dinamik bir organdır. Sadece estetik kaygıyla yaparsanız göz kapağında estetik bir görünüm sağlarsınız; ama göz kapağı fonksiyonlarını düşünmeden yaparsanız göz sağlığını bozabilirsiniz" şeklinde konuştu.
Atagöz Göz Hastalıkları Dal Merkezi Kurucu Ortağı, Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Melih Türe, şöyle devam etti:
"Bu tür ameliyatları genellikle Oküloplastik Cerrahi Uzmanları yapmalıdır; çünkü göz çevresi dokularının fonksiyonunu en iyi bilen göz hekimleridir. Buradaki temel amacımız fonksiyonel ve estetik düzeltmeyi yarar-zarar oranını düşünerek çok ince hesaplar yaparak gerçekleştirmektir. Uyguladığımız ve çalıştığımız alan hareketsiz bir doku değil vücudun en fonksiyonel alanıdır. Bu yüzden ameliyatı işi bilen cerrahların yapmasında fayda var."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR