Kapıdaki tehlike! Türkiye su fakiri bir ülke olabilir
Yağışlarla birlikte barajlarda hızla artan su seviyeleri 'Türkiye'nin kuraklık riski' konusu şimdilik rafa kaldırdı. Uzmanlar, mevcut tablonun yanıltıcı olmaması gerektiğini belirtirken, yakın gelecekteki kuraklık tehlikesine de dikkat çektiler. Yaz sonuna kadar çok kuvvetli yağışlar beklemediklerini ifade eden Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, esas kuraklık tehlikesinin gelecekte olduğunu söyledi. Kurnaz'a göre, eğer önlem alınmazsa çok uzak olmayan bir dönemde Türkiye su fakiri bir ülke olacak. Peki kuraklık tehlikesiyle mücadele etmek için ne gibi önlemler almalıyız? İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolunay, 5 maddede anlattı.
GÜNDEM , 26 Şubat 2021 Cuma, 16:02
Kapıdaki tehlike! Türkiye su fakiri bir ülke olabilir

Türkiye'de kurak geçen ayların ardından yağışlar geldi ve baraj dolulukları artıyor. Ancak İstanbul gibi büyükşehirlerde nüfusa oranla baraj doluluklarının yeterli olmadığı ve acil önlem alınması gerektiğine dair öne çıkan görüşler var. Kuraklık tehlikesi geçti mi, geçtiyse nasıl önlemler almalıyız? Uzmanları eğerlendirdi.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz'a göre önümüzdeki yaz sonuna kadar özellikle İstanbul, çok kuvvetli yağış almayacak. Eğer suyu idareli kullanmazsak yaz sonuna kadar tekrar bir kuraklık tehlikesi yaşama ihtimalimiz var.

''BİZİ BEKLEYEN ESAS TEHLİKE GELECEKTE''

Öte yandan barajlardaki artan su miktarının bizi önlem alma konusunda yanıltmaması gerektiğinin altını çizen Levent Kurnaz, ''Bizi bekleyen esas tehlike gelecekte'' dedi. Kurnaz, ''Bu topraklarda 100 sene önce senede kişi başına düşen su miktarı 8 bin metreküp civarındaydı. Ancak şu andaki nüfusumuzla bu rakam yaklaşık bin 300 metreküpe düşmüş durumda. Bin metreküpün altı su fakiri ülke sayılıyor. Dolayısıyla iklimde biraz değişiklik olursa ve kontrolsüz nüfus artışı yaşanırsa, çok da uzak olmayan bir dönemde Türkiye su fakiri bir ülke sayılacak'' ifadesini kullandı. Kurnaz, iklim değişikliğinin uzun vadede Türkiye'ye etkisini de değerlendirerek, ''Şartlarının böyle devam etmesiyle Türkiye'deki yağışlarda yüzde 20 ila 30 arasında bir azalma bekleniyor'' dedi.

'EN KÜÇÜK KURAKLIK TEHLİKESİNDE BARAJLAR BİZE YETMEZ'

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay ise özellikle İstanbul'un yıllardır su sorunu yaşadığını, ancak bunun bir türlü ciddiye alınmadığını vurguladı. Tolunay, ''Bugün İstanbul'un yaklaşık 16 milyon olan nüfusu 25 milyona çıkarsa günlük su kullanımı da yüzde 30'a yakın artar. Bu durumda yaşanabilecek en küçük kuraklık tehlikesinde barajlar bize yetemez duruma gelir'' dedi.

BARAJLARIN YÜZDE 80'İ GEÇMESİ GEREKİYOR

Tolunay sözlerine şunları da ekledi:

''İstanbul'daki barajlarındaki durumu sağlıklı değerlendirebilmek için mart ve nisan aylarındaki bahar yağışlarına bakmamız gerekiyor. Yüzde 80'in üzerine çıkması gerekiyor ki, kurak geçen yaz dönemlerini rahat atlatalım''

Kuraklıkla mücadele alınabilecek önlemler ve izlenecek yol haritasını 5 maddede şu şekilde sıralandı:

ÖNEMLİ OLAN UZUN VADELİ PLANLAMALAR

Doğanay Tolunay, kuraklık ve su kıtlığıyla ilgili mücadelenin en önemli başlangıç noktasının uzun vadeli planlamalar olduğunu belirtti.

1) BÜYÜKŞEHİR PLANLAMASI

Büyükşehirlere dikkat çeken Tolunay; İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerin megakentler haline gelmemesi için çalışılmasının oldukça önemli olduğunu söyledi.

Tolunay, ''Nüfusu belirli bir yerde toparlarsanız bu nüfusun ihtiyacı olan suyu ya da gıdaları karşılamak için uzak mesafelerden gıda ve su taşımak zorunda kalırsınız. Yani başka illerinin suyu ve gıdasını tüketirsiniz. İstanbul suyunu Melen ve Istıranca'dan alıyor. Ama alınan bu suda Düzce ve Trakya'da yaşayanların hakkı var" ifadesini kullandı.

2) 'İLK MÜDAHALE TARIMSAL SULAMAYA'

Dikkat edilmesi gereken yerlerden birinin de 'tarımdaki sulama' olduğunu sözlerine ekleyen Tolunay, ''Türkiye'de tüketilen suyun yüzde 72'si tarımsal sulamada kullanılıyor. İlk müdahale yapmamız gereken yer tarım alanları olmalı. Modern sulama sistemelerine geçmeliyiz'' dedi.

3) ÜRÜN DESENİ OLUŞTURULMALI

Tolunay, ''Kuraklıkla mücadelede bölgenin iklim ve toprak koşullarına uygun tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi gerekiyor'' uyarısında bulundu.

4) TOPRAK İŞLEME YÖNETİMİNE DÜZEN

Toprak işleme yöntemlerinin de değiştirilmesi gerektiğini söylen Tolunay, ''Örneğin eğimli alanlarda teraslar oluşturarak suyun toprağa girmesini sağlabiliriz. Toprakların organik madde yani humus içeriğini yükseltmemiz gerekiyor. Çünkü bu ne kadar yükselirse o kadar su toprağın içerisine rahatça girebilir. Böylece yüzeysel akışla suyu kaybetmeyiz, depolarız'' açıklamasını yaptı.

5) ARAZİ KULLANIM PLANLAMASI

Tolunay, ''Kuraklıkla mücadelede alınabilecek önlemlerden bir tanesi de arazi kullanım planlaması. Nerelerin orman, nerelerin mera, tarım arazilsi olarak kalacağını belirlemek gerekiyor ve kesinlikle müdahale etmemiz gerekiyor'' dedi.

Kaynak: NTV

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR