Kemal Kılıçdaroğlu: Beni tasfiye etmeye çalışıyorlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tutuklu CHP Milletvekili Berberoğlu'nu işaret ederek yaptığı "Yakında bu zat ile alakalı Kılıçdaroğlu'nun bağlantısı çıkarsa şaşmayın" açıklamasına, "Beni tasfiye etmeye çalışıyorlar" tepkisini gösteren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "MİT TIR'ları belgelerini sizin talimatınızla Enis Bey'in verdiği yazıldı. Böyle bir şey yaptınız mı?" sorusuna ise "Hayır" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı
GÜNDEM , 17 Ağustos 2017 Perşembe, 08:12
Kemal Kılıçdaroğlu: Beni tasfiye etmeye çalışıyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetelerin Ankara temsilcileri ile akşam yemeğinde bir araya geldi. Yemekte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tutuklu CHP Milletvekili Enis Berberoğlu konusundaki "Eğer yakında bu içeride olan zat ile alakalı Kılıçdaroğlu'nun bağlantısı çıkarsa şaşmayın" sözlerine yanıt veren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

DİZAYN ÇABASI

Erdoğan, yaptığı açıklamayla aslında büyük bir itirafta bulunmuştur: "Ben savcılara, hâkimlere talimat veriyorum; benden aldıkları talimat üzerine onlar gereğini yapıyorlar." Evrensel hukukta soruşturmaların gizli olacağı esası var. Burada gizlilik falan söz konusu değil. Aldığı bilgilere göre, muhalefeti dizayn etmeye çalışıyor.

'SUÇ YOK Kİ ORTADA'

Türkiye bir istihbarat devleti midir? İçeriden bilgiyi nasıl alıyorsun? Enis Bey, "50'ye yakın CHP Milletvekili'yle görüştüm, hiç böyle bir şey söylemedim. Suç yok ki ortada, itirafçı olayım" diyor.

TASFİYE ÇABASI

(Sizi tasfiye mi etmeye çalışıyorlar?) Öyle anlaşılıyor. Hukukun üstünlüğüne inanacağız. Bu ülkede namuslu hâkim, savcılar var. Bunların hepsi aynı değil.

SUÇU YOKTUR

Enis Bey, casuslukla suçlanıyor. Türk adalarına Yunan bayrağını Enis Bey çekmedi, Kozmik Oda'ya FETÖ'nün adamlarını Enis Bey sokmadı. Devletin milyonlarca gizli belgesini FETÖ'ye Enis Bey teslim etmedi. Eğer, "Casus" olarak birilerini nitelendirmek gerekiyorsa, devletin bütün sırlarını, Kozmik Oda'yı FETÖ'ye açan ve o bilgileri FETÖ'ye elleriyle teslim edenler, gerçek casuslardır. Hiçbir suçu yok, dosyada Enis Bey'i suçlayacak tek bir belge dahi yoktur.

AİLESİNE SALDIRI

Ağrıma giden; eşinin ve kızının Enis Bey üzerinden saldırıya uğramasıdır. Bunu yapanlar da kendilerini "Muhafazakâr" olarak tanımlayanlardır. Anayasa Mahkemesi diyor ki bu MİT TIR'larıyla ilgili olarak: "Bir devlet sırrı değildir." Herkesin bildiği şey devlet sırrı mı olur?

KUMPAS DAVASI

Bu, Balyoz ve Ergenekon davalarına benzeyen bir kumpas davasıdır. Sahte deliller veya kendilerinin ürettiği deliller üzerinden ordu tasfiye edildi. İnsanları gözaltına aldılar, tutukladılar, mahkûm ettiler. Dönüp dediler ki: "Burada kumpas var." Benzer kumpası oradaki deneyimden yola çıkarak CHP üzerinden yapmak istiyorlar. CHP'yi susturmak, gözdağı vermek istiyorlar. Balyoz ve Ergenekon kumpasında olduğu gibi CHP'ye yönelik kumpasın Erdoğan tarafından yönetilmesidir.

Erdoğan'ın son dönemde beni hedef alıp "Ey Kılıçdaroğlu" diye başlaması, tipik bir Kılıçdaroğlu hastalığının nüksetmesi. İşin özü, Ayhan Ogan'ın söylediklerini unutturmak. CHP üzerinden bir operasyon başlatarak kendi tabanını tahkim etmek istiyor; buna izin vermeyeceğiz.

KİM SÖYLÜYOR BUNU?

(Soruşturmayla karşı karşıya kalacağınızı düşünüyor musunuz?) Kalırım ya da kalmam; bilmiyorum. Onların savcıları, hâkimleri, polisi. Olabilir. Hiçbir koşulda baskıya boyun eğmeyeceğiz. Başımız dik, onurlu gezeceğiz. Biz yurtseveriz. Vatanını, ülkesini satanlar, ülkenin bütün sırlarını terör örgütlerine verenler asıl hesap vermesi gerekenlerdir. (MİT TIR'ları belgelerini sizin talimatınızla Enis Bey'in verdiği yazıldı. Böyle bir şey yaptınız mı?) Hayır, kim söylüyor bunu? Niye belgesini koymuyorlar ortaya? Ekrem Dumanlı ile görüşmem normal; seçimler sırasında medyayı ziyaret ediyorduk, onları da ziyaret ettik. Benden fazla, AKP'liler ziyaret etti.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ HAZIRLIKLARI

"Doğmamış çocuğa don biçilmez" diye bir söz var. Aday, kuvvetler ayrılığına inanacak, tarafsız olacak. Demokratik, özgürlükçü parlamenter sistemi savunacak. Buna uygun Anayasa'nın yapılması için mücadele edecek. Bu çerçevede elbette bakacağız; toplum kimi arzu ediyor, nedir ne değildir? Kişiye değil, sonuca odaklıyız. Yüzde 50'nin üzerinde oy almanız gerektiğine göre; oturacaksınız, konuşacaksınız.

Gördüğüm kadarıyla, her parti bir aday çıkaracak. Büyük bir olasılıkla ikinci tura kalacak, ikinci turda da adaylar yan yana gelecek; oturulacak konuşulacak. Olay bir sağ, sol meselesi değil; toplumun, çocuklarımızın geleceği meselesidir.

Bugün referandum olsa "Hayır" oyları yüzde 60 çıkar ki bugün Erdoğan'ın önündeki sonuçlarda da AKP'nin oyu yüzde 45 gözüküyor. Kan kaybettiklerini biliyorlar.

Bugün başkanlık seçimi olsa Erdoğan kaybedeceğini gayet net biliyor. 2019'a giderken her türlü hukuk dışı yolu deneyecek. Rakip gördüğü herkese; salt benim, salt Meral Hanım açısından değil. Kimi önünde engel olarak görüyorsa, onun bir şekilde tasfiyesini sağlamaya çalışacaktır ama asla başarılı olamayacak.

FOCUS RÖPORTAJI

"107 Medya kuruluşunun hemen tamamında Focus Dergisi'ne yaptığım açıklamaları yaptım. Ben hiçbir zaman, 'Alman turistler Türkiye'ye gelmesin' demedim. Her yerde söylediğim bir şeyi söyledim: 'Türkiye'de kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.' TOBB'da, parlamentoda söyledim. Başbakanla, sivil toplumla, Alman medyasıyla, Hollanda ile kavgalısınız. Geçen yıl turistler geliyordu da ben konuştum diye mi gelmedi? Zaten gelmiyordu. "

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR