Meclis'te 'dekont ve Zarrab' kavgası
İktidarla ana muhalefet arasındaki yurt dışında hesap polemiği ve ABD'de görülen Zarrab. davası Meclis Genel Kurulu'na da yansıdı. AK PARTİ ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
GÜNDEM , 29 Kasım 2017 Çarşamba, 21:52
Meclis'te 'dekont ve Zarrab' kavgası

TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, "bazı siyasetçi ve yakınları ile ilgili yurt dışına para transferine ilişkin iddiaların araştırılması" konusunda verdiği önergenin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Partisinin önerisi üzerine söz alan İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun iddialarına değinerek, "Ne Başbakan ne Cumhurbaşkanı, 'Bu ticareti yapanlar ben değilim, yakınlarımdır' diyerek bundan kendilerini sıyıramazlar." ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun dünkü konuşmasını, bütün Türkiye'nin nefeslerini tutarak izlediğini savundu. Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça söylüyoruz: Önümüzde bir fırsat var. Belgeleri, bu konuda kurulacak bir araştırma komisyonuna vereceğiz ve bu belgelerin teker teker ispatlanmasını sağlayacağız." dedi.

Özel, "belgelerin hepsinin hava, su, toprak" gibi gerçek olduğunu savunarak, Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise "bağırıp, çağırmaya" gerek olmadığını, hakikatlerin heyecanlı konuşmalara ihtiyacı olmayacağını dile getirdi.

Kılıçdaroğlu'nun iddialarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İddialarını ispat et. İspat etmezsen sen yerinden çekilecek misin? Edersen ben çekileceğim" dediğini anımsatan Bostancı, "Kılıçdaroğlu, bu hafta Grup Toplantısı'na geldi. Dizi filmlerin temel noktası, izleyicide 'Şimdi ne olacak' duygusu uyandırmaktır. Bu bir propaganda tekniğidir. Tam da buna uygun bir tarzda düzenlenmiş, 'şimdi ne olacak' duygusu uyandırmak kastı çerçevesinde, Sayın Kılıçdaroğlu elinde birtakım kağıtları salladı, 'İşte ispatı burada' dedi ve bazı para hareketlerinden bahsetti." dedi.

"Dünden bugüne bu belgeler kimin elinde?" sorusunu yönelten Bostancı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Benim elimde böyle iddia ve ispat yönünde bir belge olsa hemen bütün basın organlarıyla paylaşırım. Paylaşmamışsınız, vermemişsiniz? Yetmez. İspattan bahsediyoruz. Partiler grup toplantılarında, 'İddiası da bu, ispatı da bu; hadi bakalım sen de gereğini yap.' diyorlar. Böyle bir mantık olabilir mi? Böyle bir şey olmaz. İspat yeri mahkemedir.

Sayın Özgür Özel, 'Belgeler bende, bana itimat edin önce bir komisyon kurun, yaptığım spekülasyona inanın, sonra da belgeleri vereceğim.' diyor. Sayın Özgür Özel, belgeleri önce basın organlarıyla paylaşmanız lazım. İkincisi, mahkemelere gitmeniz lazım. Meclis, siyasi spekülasyon yapma aracı değildir. Meclis, ortada hakikate yönelik araştırılması gereken konular varsa bunları araştırır ama CHP Grubu'nda iddia yeri de orası, ispat yeri de orası Meclis bunun aracısı olmaz."

Özgür Özel ise belgeleri vermeyeceklerini söylemediklerini belirterek, "Bu belgelerin gerçek mi sahte mi olduğunu araştırmak üzere çoğunluğu da sizde olacak içtüzüksel, anayasal bir komisyon kurulsun diyoruz. Sayın Bostancı, 'Belgeler basınla paylaşıldığı gün bu komisyonu kurma önergesini AK Parti olarak biz vereceğiz' diye söz verin, ben sözünüze itimat edeceğim." ifadesini kullandı.

AK Parti milletvekillerinin, "Dekontları görelim dekontları" demesi üzerine Özel, "Gel göstereyim" diye karşılık verdi.

Bunun üzerine AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, söz konusu dekontları görmek için Özel'in yanına gitti. Özel'in iddia edilen dekontları göstermemesi üzerine, Ünal tekrar sırasına geçti. AK Parti milletvekilleri, Özel'e tepki gösterdi.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Öte yandan MHP Grubunun organize sanayi bölgelerine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi de konuşmaların ardından yapılan oylamayla reddedildi.

ZARRAB KAVGASI

CHP milletvekilleri, Yüksek Seçim Kurulu Teşkilat Teklifi'nin görüşüldüğü Genel Kurul'da Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e Zarrab davasıyla ilgili eleştiriler ve sorular yönelttiler. Dosyanın Türkiye'de siyasi olarak kapatıldığını savunan CHP'liler, Gül'e "Daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırılıp dava açılmasını sağlayacak mısınız?" diye sordular. Bunun üzerine "Bizim hükümetimizden fazla CHP bu davayı takip ediyor. Her gün orada arkadaşınız var" diyen Gül, ses tonunu yükselterek şunları söyledi:

"10 bin kilometre ötedeki bir kumpas davayı hangi hararet, hangi aşk, hangi motivasyon sizi oraya kadar götürüyor, Pensilvanya'nın yanına, bunu hayretle izliyorum. Yanı başımızda, Sincan'da, TBMM'yi bombalayan, 250 vatandaşımızı şehit eden, 2 bin vatandaşımızı gazi yapan, cumhuriyete, demokrasiye kasteden katillerin davası devam ederken hiçbir şekilde o davayı takip etmiyorsunuz. Türkiye adına, CHP adına çok utanç verici bir durumdur. Bunu, Atatürk'ün partisinin bir FETÖ'nün partisi olma yönündeki bu çabalarını gerçekten üzüntüyle izliyoruz."

SÖZLE YENİN BİZİ

Bakanın konuşması sürerken CHP'li Özel'in Gül'ün üzerine yürümesiyle ortam karıştı. Kürsü önünde toplanan CHP'liler ile AK Partililer arasında itişmeler yaşanırken, CHP Grup Başkanvekili Özür Özel ile AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş da karşı karşıya geldi. Oturumu yöneten Başkanvekili Yaşar Tüzün'ün birleşimi kapatmasına karşın gerginlik sürdü. AK Partili yöneticiler, Gül'ü arbededen uzaklaştırmak amacıyla CHP grubuna yakın olan komisyon sırasından alarak AK Parti grup sıralarına götürdüler. Arbede sırasında CHP'li Özel'in üzerine yürüyen AK Parti Ordu Milletvekili Oktay Çanak'ı arkadaşları engellemeye çalıştı. Özel'e doğru yumruğunu kaldıran Çanak'ın kolunu partili arkadaşları tuttu. Özel, "Gelin dövün beni, bu kadar adamsınız. Sözle yenin bizi, kaba kuvvetle olmaz" derken, Muş da "Sen demokrasiyi hazmedeceksin! Grup başkanvekili, grup başkanvekili gibi davranacak" diye bağırdı. CHP'liler, sinirlenen Özel'i salondan dışarı çıkarmaya çalışırken, Özel de "Grup başkanvekiliniz saldırıyor" diye bağırdı. Özel, Muş ve Bakan Gül'ün ikna edilerek dışarı çıkarılmasının ardından tartışma yatıştı. Ancak bir süre daha Genel Kurul çalışamadı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR