Ölümle yaşam arasında 4,5 saat
Beyin damarlarının tıkanmasına veya beyin kanamasına bağlı olarak ortaya çıkan ve sakatlığa yol açan hastalıklar arasında birinci sırayı alan inme, dünyada kalp krizi ve kanserin ardından üçüncü sıradaki ölüm nedenini oluşturuyor. Ancak, günümüzde iskemik inmenin tedavisinde tıp imkanları adeta yepyeni bir sayfa açıyor.
SAĞLIK , 09 Ekim 2012 Salı, 12:07
Ölümle yaşam arasında 4,5 saat

Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde, iskemik inme tedavisi, Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Semih Giray ve Doç. Dr. Zülfikar Arlıer tarafından başarıyla uygulanıyor.

Doç. Dr. Giray, özellikle beyin damarlarının tıkanmasına bağlı ortaya çıkan iskemik inmenin tüm inmelerin yüzde 80'nini teşkil ettiğini ancak, tedavinin mümkün olduğunu belirterek, "Bu hastalık her ne kadar çok tehlikeli olsa da ilk 4,5 saatte, toplardamardan yapılan bir iğne ile (pıhtı eritici) tedavi edildiğinde kişiyi hayata döndürüyor" dedi.
Giray, bu süre geçirildiğinde ya da uygulanan tedaviye yanıt alınamazsa, hastanın bir diğer yeni tedavi şekli olan endovasküler tedaviye (anjiografisuitine) alınarak, tıkanan beyin ya da boyun atardamarındaki pıhtının özel cihazlarla alındığını kaydetti.
Adana'nın yanı sıra Mersin, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi ağır yağlı yemek kültürünün hakim olduğu bölgede, bu hastalık riskinin daha yüksek olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Giray, erken tedavi edilmediğinde yatalak kalan bir hastanın hem hastanenin yoğun bakımında geçen süre hem de taburcu olduktan sonra devlete maliyetinin katlanarak arttığını ifade etti.

Sadece ileri yaş hastalığı değil
Doç. Dr. Zülfikar Arlıer ise, halk arasında çoğunlukla ileri yaş hastalığı olduğu sanılan "inme"nin, aslında her yaşın hastalığı olduğunu ve dünyada yılda her 1000 kişiden 6'sının bu hastalıktan etkilendiğini belirterek, "Bu veriler, başka bir ifadeyle 2 milyon nüfuslu bir yerde günde 30 kişi anlamına geliyor" diye konuştu.
İnmede, özellikle vücudun bir bölümünde aniden ortaya çıkan belirtilerine de dikkati çeken Doç. Dr. Zülfikar Arlıer, şunları söyledi:
"Yüz, kol veya bacakta uyuşma, güçsüzlük veya konuşma bozukluğu en önemli belirtilerdir. Bir ya da iki gözde ani görme kaybı veya görme azlığı, baş dönmesi ve dengesizlik, çift görme, aniden başlayan ve nedeni bilinmeyen şiddetli baş ağrısı ile bilinç bulanıklığı veya bilinç kaybı da belirtiler arasında sayılır. Bu belirtilerin inmeyle ilişkisini belirleyen en önemli özellik çoğunlukla aniden ortaya çıkmasıdır."

İnme tedavisindeki amacın ölüm ve sakatlık riskini azaltmak olduğunu ifade eden Doç. Dr. Arlıer, "İnme tek bir hastalık değildir. Beyin damar tıkanıklığı veya beyin kanamasına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle öncelikle hastanın sorununun damar tıkanıklığına mı, yoksa beyin kanamasına mı bağlı olduğunu anlayabilmek için bir takım tetkikler yapılır" dedi.
Dr. Arlıer, merkezleri bünyesinde hem Nörolojik Yoğun Bakım (NYB) hem de İnme Yoğun Bakım ünitelerinin bulunduğunu, bu konuda deneyimli, özel olarak yetiştirilmiş uzman doktor ve hemşirelerin görev yaptığını belirtti.

Hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, orak hücreli anemi, sigara içimi ve yüksek kolesterolün inmeye neden olan risk faktörleri arasında yer aldığını vurgulayan Doç. Dr. Arlıer, genetik faktörler ve yaşın ilerlemesiyle birlikte riskin de arttığını sözlerine ekledi.

 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR