Önce barış sonra medeniyet
Cumhurbaşkanı Gül, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ve beraberindeki gençlik temsilcileri heyetini Çankaya Köşkü'nde kabul etti.
GÜNDEM , 17 Mayıs 2012 Perşembe, 15:35
Önce barış sonra medeniyet
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün iki şeye çok önem verdiğini belirterek, ''Birincisi, 'Yurtta sulh, cihanda sulh' dedi. Çünkü yurtta barış, huzur, barış olacak, çevrenizde de huzur barış olacak ki ondan sonra siz kendi geleceğinizle ilgili konularla uğraşabilesiniz'' dedi.

Atatürk'ün önem verdiği ikinci şeyin, ''muasır medeniyetler seviyesine'' çıkma hedefi olduğunu dile getiren Gül, ''Muasır demek çağdaş demek. Bugün yani bizim muasırımız olan kimlerdir, çağdaş olan kimlerdir? Buna bakmak lazım. Atatürk o gün söylediğindeki ülkeler farklı, bugünkü ülkeler farklı'' dedi.

Çağdaş denildiğinde yaşanılan anda yeryüzünde en ileri giden, halklarını mutlu ve zengin eden, kalkınmış ülkelerin anlaşılması gerektiğini ifade eden Gül, şunları kaydetti:
''Yani o günkü, bundan yüz sene önce ileri gitmiş ülkeler farklı olabilirdi, bugün baktığımızda bazıları geri kalmış, yenileri öne çıkmış olabilir. Dolayısıyla bugünkü anlayışa baktığımızda Atatürk'ün çağdaş medeniyetlerin ötesine dediğinde kimlerin ötesine gideceğiz? Bugün yeryüzünde birçok ülke ve millet var. Bu ülkeler içerisinde hangi ülkeler ekonomik kalkınmada daha ileri gitmişler. Halklarını mutlu etmede daha ileri gitmişler, buna bakacağız ve onların ötesine geçerek onlardan daha iyi olacağız. Büyük Atatürk'ün bize verdiği hedef bu.''

Muasır medeniyet için ileri demokratik standartlar...
Gül, bugün dünyaya bakıldığında 70'in üzerinde demokrasi ile idare edilen ülke bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''Tabii ki demokrasilerde, adı demokrasi olabilir, cumhuriyet olabilir. Ama yine standartları çok düşük olabilir. Muasır medeniyetlerin, çağdaş medeniyetlerin üzerinde olabilmemiz için en ileri demokratik standartları uygulayabilen, özgürlükleri en geniş şekilde tadabilen, insanların gençlerin herkesin düşüncelerini rahatlıkla konuşabildiği, ifade edebildiği ve onların gayet medeni bir şekilde tartışılabildiği bir ülke.
Dolayısıyla ülkemizi biz hem demokratik anlamda hem de ekonomik kalkınmışlık anlamında eğer diğer ülkelerin, en ileri gitmiş ülkelerin seviyelerine de değil, onların ötesine, üstüne taşıyabilirsek, o zaman biz Atatürk'ün ta 100 yıl kadar önce gösterdiği istikameti iyi anlamış oluruz ve o sözü anladığımızı, yerine getirdiğimizi göstermiş oluruz.''

Gençlerden Gül'e "cura"
Gençler Gül'e üzerinde ''Uzun ince bir yoldayım/Gidiyorum gündüz gece'' yazan cura ile bedensel engelli Yusuf Akgün'ün, kara kalemi ağzıyla tutarak yaptığı Cumhurbaşkanı Gül'ün resmini hediye etti.

Gül, kabulde yaptığı konuşmada, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın kutlanacağı günlerde, NATO Zirvesi için ABD'de bulunacağını hatırlatarak, kabulün bu yüzden erken tarihe alındığını kaydetti.
Gül, 19 Mayıs Resepsiyonu'nu Chicago'da vereceğini ve orada yaşayan Türklerin bir araya geleceğini söyledi.

Önce kendi tarihimizi öğreneceğiz
Gençlerin tarih derslerine önem verdiğine inandığını anlatan Gül, ''Kendi tarihlerini en iyi şekilde bilmeyen bir nesil daima yanlış kanaatlara varır. Bunun için önce kendi tarihimizi acısıyla, tatlısıyla, gurur duyduğumuz bütün anlarıyla ve sıkıntılı günlerimizi en iyi şekilde öğreneceğiz" dedi.

Gençlere bu mantaliteye sahip olmalarını ve kendilerini yenilemelerini tavsiye eden Gül, "Atatürk'ün yok olmak üzere olan bir ülkeyi, nasıl tekrar heyecana getirdiğini ve nasıl ayağa kaldırdığını bütün milleti nasıl etrafında toplayıp o büyük mücadeleyi nasıl verdiğini anlayacağız ve bundan da hep gurur duyacağız. Ama biz geçmişte yaşamayacağız, gele

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR