Trump'a kötü haber
ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik azil sürecinin açılıp açılmamasına ilişkin Komite'ye kapsamlı şekilde çalışma imkanı veren bir düzenlemeyi kabul etti. Öte yandan ABD Senatosu, Çin'in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarına ilişkin kapsamlı bir rapor hazırlanmasını öngören yasa tasarısını onayladı.
DÜNYA , 12 Eylül 2019 Perşembe, 21:24
Trump'a kötü haber

Demokratların çoğunluğu elinde tuttuğu ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'nde yapılan ve 17'ye karşı 24 oyla kabul edilen düzenleme, Demokratların Trump'a karşı muhtemel bir azil sürecini resmi olarak kayda geçirdikleri ilk düzenleme oldu.

Komite'de kabul edilen düzenleme, Demokratlara azil süreciyle ilgili toplantılar düzenleme ve Beyaz Saray'dan doğrudan bilgi isteme imkanı veriyor.

Doğrudan bir azil süreci anlamına gelmeyen bu adımın, Demokratların azil sürecine yönelik kendi içindeki kararlılığını gösterecek bir test olması bekleniyor. Temsilciler Meclisi'nin Demokrat Başkanı Nancy Pelosi'nin daha önce azil sürecine karşı olduğunu dile getirmesi, bu tür bir adımın Demokratların tamamında kabul görmeyebileceği şeklinde yorumlanıyor.

Komite'deki Cumhuriyetçilerin şiddetle karşı çıktığı düzenlemeye ilişkin Komite'nin Demokrat Başkanı Jerry Nadler, "Bu adımla ABD Başkanı'na kendisi hakkında sunulan delillere yanıt vermesini sağlamak istiyoruz." değerlendirmesini yaptı.

SENATO'DAN GEÇMESİ UZAK İHTİMAL;
Trump'ın muhtemel azil sürecine ilişkin atılacak adımların Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilmesi gerekiyor. Ancak Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da söz konusu adımların geçmesi oldukça uzak ihtimal olarak görülüyor.

ABD Kongresi'nde Trump hakkında vergi beyanında bulunmaması, hakkındaki utanç verici hikayelerin kamuoyuyla paylaşılmasını önlemek için sus parası vermesi, halkın vergilerinin Trump otel ve tesislerinde harcanmasıyla ilgili birçok iddia, farklı Meclis komisyonları tarafından araştırılıyor.

UYGUR TÜRKLERİ RAPORU
Öte yandan ABD Senatosu, Çin'in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarına ilişkin kapsamlı bir rapor hazırlanmasını öngören yasa tasarısını onayladı.

Demokrat Senatör Bob Menendez ve Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio tarafından sunulan "Uygur İnsan Hakları Politikası Yasası" başlıklı yasa tasarısı Senato'dan geçti.

Buna göre, ABD'nin ilgili kurumlarından, "Çin hükümetinin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde uyguladığı baskı" ve "yaklaşık 1 milyon Uygur Türk'ünün toplama kamplarına yerleştirilmesine" ilişkin kapsamlı bir rapor hazırlaması talep edildi.
Öte yandan tasarıda, ABD'de yaşayıp Çin'in uyguladığı söz konusu baskılara karşı harekete geçen Uygurların Sincan'daki aile fertlerine yönelik tehdit ve kaçırma eylemlerinin de soruşturulması istendi.

"ABD GEÇ BİLE KALDI"
Senatodan çıkan sonuca ilişkin yazılı bir açıklama yapan Senatör Rubio, şunları kaydetti:

"ABD, Çin hükümeti ve Komünist Parti yetkililerini Sincan'da uyguladıkları sistematik ve korkunç insan hakları ihlalleri ve 1 milyon Uygur Müslüman'ın yerleştirildiği 'eğitim' adı altında kurulan toplama kampları konusunda sorumlu tutmak için geç bile kaldı. Temsilciler Meclisi'ne bu tasarıyı hızlı bir şekilde geçirerek Başkan'ın (Donald Trump) masasına göndermeleri çağrısında bulunuyorum."

Senatör Menendez ise ABD Kongresinin söz konusu tasarıyla haksız yere tutuklanan, takip edilen ve zorla çalıştırılan milyonlarca Uygur'u görmezden gelemeyeceğini göstermiş olduğunu belirterek, "Trump yönetimi Sincan'daki trajik durumu ajandasına koymasa da Kongre'nin gerekli adımları atarak, Çin hükümeti ve Komünist Parti'yi sorumlu tutmasından mutluluk duydum." değerlendirmesinde bulundu.

ÇİN'İN UYGURLARA YÖNELİK POLİTİKASI
Çin'de son yıllarda Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde eğitim merkezi adı altında faaliyet gösteren kamplar ile Uygurların kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyine üye 22 ülke, 11 Temmuz'da Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri ve diğer azınlıklara yönelik muamelesini eleştiren ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısında bulunan mektup imzalamıştı.

İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) raporunda, son 2 yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda kişinin "önleyici polisiye tedbir" adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi bakımdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın toplama kamplarına gönderildiği belirtilmişti.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR