Tümamiral Mesut Özel: Üsteğmenler rütbelerimi söktüler
15 Temmuz darbe girişiminde emrindeki askerler tarafından kelepçelenip, cezaevine kapatılan Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral Mesut Özel, sanıklarla ilk kez karşı karşıya geldiği duruşmada, "Beni Maltepe Cezaevi'ne götürüp rütbe ve rozetlerimi sökerek oradaki personele teslim ettiler" dedi.
GÜNDEM , 06 Mart 2017 Pazartesi, 23:33
Tümamiral Mesut Özel: Üsteğmenler rütbelerimi söktüler

15 Temmuz darbe girişiminde Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral Mesut Özel'in konutundan alınarak, Maltepe Askeri Cezaevi'ne kapatılmasına ilişkin görülen davada savunma yapan sanıklar, Genelkurmay Başkanı'ndan gelen sıkıyönetim mesajı üzerine can güvenliğini sağlamak için Tümamirali cezaevine götürdüklerini söyledi.

Müşteki Tümamiral Mesut Özel de, ağzını bantlayan, ellerine kelepçe takan üsteğmenlerin rütbelerini söktükten sonra kendisini cezaevine teslim ettiklerini söyledi.

5 tutuklu sanığın tahliye talebini reddeden mahkeme, duruşmayı mayıs ayına erteledi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmada 5 tutuklu sanık ile 2 tutuksuz sanık hazır bulundu. Müşteki Emekli Tümamiral Mesut Özel de avukatıyla birlikte duruşmaya katıldı.

"KOMUTANIM MÜSAADENİZLE AĞZINIZI BANTLAMAMIZ GEREKİYOR"

Olay tarihinde Denizci Üsteğmen olan İbrahim Halil Tekatlı yaptığı savunmada, firari sanık Binbaşı Mustafa Köroğlu'nun olay günü kendilerine Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen ve üzerinde çok gizli ibareli yazılı bir kağıt gösterdiğini, bu nedenle de can güvenliğini sağlamak için Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral Mesut Özel'in konutuna gittiklerini söyledi.

Terör tehlikesi olduğu için askeri araçla değil, diğer sanık İsa Demirbilek'in sivil aracıyla komutanın konutuna gittiklerini burada komutanın kendilerine selam verdiğini, Özel'in herhangi bir şaşkınlık belirtisi göstermediğini anlatan Tekatlı, "Araca bindikten sonra Binbaşı Mustafa Köroğlu, Tümamiral Özel'e 'Komutanım müsaadenizle ağzınızı bantlamamız gerekiyor' dedi. Özel de başıyla onaylayınca ağzını bantladık. Ellerine de kelepçe taktık" diye konuştu.

İlk zamanlar bu durumun FETÖ'cü generallere yönelik bir operasyon olduğunu düşündüğünü ileri süren Tekatlı, komutanı cezaevine teslim ettikten sonra eve gittiğini burada izlediği haberlerden darbe girişimi olduğunu öğrendiğini ileri sürdü.

SAVCI: BİR İNSANIN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN AĞZI MI BANTLANIR?

Daha sonra savunma yapan diğer sanık Üsteğmen İsa Demirbilek de, komutanın can güvenliğini sağlamak için kendilerine emir verildiğini anlatması üzerine duruşma savcısı araya girerek, "Bir insanın can güvenliğini sağlamak için ağzı mı bantlanır, ellerine kelepçe mi takılır? Bu şekilde nasıl can güvenliği sağlanır ki diye sormadınız mı kendinize" diye sordu.

Sanık Demirbilek de, "Komutan hiçbir reaksiyon göstermediği için biz de durumun farkında olduğunu düşündük. Bir şey sormadık" diye cevap verdi.

"KOMUTAN RAHAT TAVIRLAR SERGİLEDİ, DİRENİŞ GÖSTERMEDİ"

Tutuklu sanık Yüzbaşı Semih Barbaros Üstün de, firari sanık Binbaşı Mustafa Köroğlu'nun kendisine Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar elektronik imzalı çok gizli ibareli bir evrak gösterdiğini ileri sürerek, komutanın can güvenliğinin sağlanması gerektiğini bu konuda da, kendisiyle birlikte diğer sanıkları görevlendirdiğini söyledi. Komutanı konutundan aldıklarını, kendisinin de aracı kullandığını anlatan Üstün, gittikleri yerin cezaevi olduğunu bilmediğini komutanın ağzının bantlanmasını ve elinin de kelepçelenmesini görmediğini iddia etti.

Komutanın rahat tavırlar sergilediğini, kaçırıldığı yönünde herhangi bir direniş göstermediğini ileri süren Üstün, müşteki Özel'in darbecilerin atama listesinde olduğunu iddia ederek, "Komutanımızın YAŞ'ta emekli olduğunu öğrendim. Acaba bu konuda kendisi ile ilgili şüpheler mi vardı da emekli edildi" diye konuştu.

Daha sonra savunmalarını yapan tutuksuz sanıklardan Topçu Üsteğmen Orhan Arı, halen orduda görevine devam ettiğini belirterek, olay günü üstlerinin sıkıyönetim olduğunu söyleyerek güvenliğini sağlamak üzere iki zırhlı araç ile kendisini Maltepe Askeri Cezaevi'ne gönderdiklerini burada herhangi bir olaya karışmadan geri döndüğünü anlattı.

Diğer tutuksuz sanık Topçu Yüzbaşı Ertürk Murat Cansaran da, tutuklu sanıklardan Binbaşı Zafer Gümüş'in kendisini arayarak sıkıyönetim ilan edildiğini söylediğini, cezaevinin güvenliğini sağlamak üzere Maltepe'ye gittiklerini ancak Tümamiral Özel ile hiç karşılaşmadıklarını söyledi.

TÜMAMİRAL ÖZEL OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI

Son olarak müşteki emekli Tümamiral Mesut Özel konuştu. Olay gününe kadar sanıklardan denizci olan subayların güvenini kazanmış personeller olduğunu belirten Özel, ilk olarak kendisini, sanıklardan Deniz Kurmay Binbaşı Cüneyt Aydoğan'ın aradığını ve görmesi gereken önemli bir mesajın haber merkezine düştüğünü, Binbaşı Mustafa Köroğlu'nun araçla konuta gelerek kendisini karargaha götüreceğini söylediğini belirtti. Köroğlu'nun 5 dakika sonra konuta geldiğini kendisini karşıladığını ve hiçbir şey olmamış gibi araca bindiklerini anlatan Özel, 50 metre gittikten sonra aracın durarak her iki kapıdan üsteğmenlerin binerek kendisini sıkıştırdığını ve Köroğlu'nun uzaktan bir evrak göstererek, "Sıkıyönetim ilan edildi" dediğini ve üsteğmenlerin de ağzını bantlayarak ellerine kelepçe vurduklarını söyledi. Nizamiyeden çıkana kadar üsteğmenlerin başını aşağıya doğru eğdiklerini anlatan Özel, aracın hayatlarını tehlikeye atacak kadar hızlı kullanılarak Maltepe Cezaevi'ne götürülüp buradaki personele teslim edildiğini belirtti.

"ÜSTEĞMENLER RÜTBELERİMİ SÖKTÜLER"

Daha sonra cezaevine vardıklarını, araçtan önce Mustafa Binbaşı çıktığını ve sonra kendisini çıkarttıklarını anlatan müşteki Özel, "Cezaevi ekibi geldi fakat onlar şaşkın gibilerdi ve ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Önce beni getiren denizci üsteğmenler rütbelerimi, rozetlerimi söktüler. Pantolon kemerimi çıkardılar. Ağzımdaki bantı açtılar. Daha sonra beni getirenler ayrıldılar" dedi.

Kendisine cezaevi giriş tutanağı imzalatmak istediklerini ancak neden alındığını ve avukatı ile görüştürülmediğini, tutuklama müzekkeresini görmediğini ve darp raporu alınmadığı için evrakı imzalamadığını söyledi.

"MESUT ORADAN DERHAL ÇIK BİRLİĞİNİN BAŞINA GEÇ"

Gece saat 02.00 sıralarına kadar cezaevinde tutulduktan sonra cezaevinde bulunan bir yarbaydan telefonunu istediğini anlatan Özel, "Telefonumla Koramiral Adnan Özbal'ı arayarak, Maltepe Askeri Cezaevi'nde tutuklu olduğumu ve salıverilmem için 1. Ordu Komutanlığından emir beklendiğini söyledim. O da bana "Merak etme ben görüşüp seni oradan çıkarttıracağım" dedi. Çok kısa süre içerisinde gizli numaradan beni Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu aradı. Cezaevi müdür yardımcısı olan ismini bilmediğim yarbayı telefona istedi ve kendisine benim derhal salıverilmem için emir verdi. Yarbay da "1. Ordu Komutanlığından emir bekliyorum" dedi ve telefonu tekrar bana verdi. Kuvvet Komutanı bana, "Mesut oradan derhal çık ve İstanbul Tersanesi Komutanlığına git orası emniyetli, oradan birliğinden güvendiğin şahısları ara ve birliğinin emniyetini al ve başına geç" talimatını verdi" dedi.

CEZAEVİNDE ÇIKARAK TAKSİYLE BİRLİĞİNİN BAŞINA DÖNDÜ

Komutanın bu sözü üzerine eşyalarını alarak cezaevinden çıktığını anlatan Özel, çevirdiği bir taksiyle birliğine döndüğünü güvendiği adamlarla birlikte birliğini emniyet altına aldığını ve kendisini cezaevine kapatan askerleri gözaltına aldırdığını söyledi.

SANIKLARIN TAHLİYE TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Geç saatte sona eren duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, 5 tutuklu sanığın tahliye talebini reddetti.

Tutuksuz sanıklar hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı mayıs ayına erteledi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR