Türkiye'den restleşmeye yönelik ilk tepki "Sokak kavgası..." - Haberleri - Bursa Hakimiyet
Türkiye'den restleşmeye yönelik ilk tepki "Sokak kavgası..."
Başbakan Binali Yıldırım ABD-Rusya arasında yaşanan gerilim hakkında, "Tweetler atarak birbirlerini tehdit ediyorlar. Kardeşim dünyanın, bölgenin geleceğini sizin karşılıklı atışmanıza milyonlarca insanın yok olmasına seyirci mi kalacak? "Benim daha iyi füzem var, öbür diyor benim daha iyi füzem var. Gönder bakalım, göndermezsen şöyle." Sokak kavgası, sokak kabadayıları gibi kavga ediyorlar" dedi.
GÜNDEM , 11 Nisan 2018 Çarşamba, 15:46
Türkiye'den restleşmeye yönelik ilk tepki "Sokak kavgası..."

Ekonomi zirvesinde konuşan Binali Yıldırım şunları söyledi:

Ortadoğu'da zaten yeterince sorunumuz var. Başka bölgelere de bu sorunun yayılmasının önüne mutlaka geçmemiz gerekiyor. İşte bunun için Türkiye Balkanlar'da bu anlayışla hareket ediyor. Türkiye'nin emperyal hedefleri hiç olmadı, bundan sonra da olmaz. Türkiye gittiği yere iyilik için gider, dostluk için gider, barış için gider.

Suriye'de iç savaş, Irak'ta keza aynı, Kafkaslar'da Azerbaycan - Ermenistan anlaşmazlığı, Filistin - İsrail meselesi, Balkanlar'da her an istikrarın bozulmasına yönelik riskler, Kuzey'de Kırım meselesi, Ukrayna-Rusya, İran - Suudi Arabistan, Katar - Körfez ülkeleri, say say bitmiyor. Bütün dünyanın olayları Avrasya coğrafyasında oluyor. Bu coğrafyanın ortasında Türkiye var.

Bu görevimizi terörle mücadelede yapıyoruz. Suriye'deki Irak'ta Ortadoğu'daki bu bölgelerde oluşan savaşların sonucu ortaya çıkan veya çıkarılan terör örgütleri var. Bu terör örgütlerinin dünyanın başına bela olmaması için Türkiye büyük bir mücadele veriyor. Bizim zeytin dalı ile Afrin'e, Fırat Kalkanı ile CErablus'a El Bab'a gitmemizin arkasında Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Ne var? Terörü orada kontrol etmek, ortadan kaldırmak ve ülkemize gelmek zorunda kalan kardeşlerimizin huzur içinde, barış içinde kendi bölgelerine gitmesini sağlamak. Bunu da başardık. Bugün Fırat Kalkanı bölgesinde 140 bin kişi döndü, yerleşti. Aynı şey Afrin'de olacak. Çünkü terör örgütü maalesef zulmediyor. Çocuklarını alıp dağa götürüyor, kalem tutacak eller silahla tanışıyor. Bütün bunların üstesinden gelmek için büyük bir mücadele veriyoruz. Bugüne kadar da başardık. Ama bunun takdir edilmesini beklerken, ne çıkıyor karşımıza? Aşırıcılık çıkıyor, islam düşmanlığı çıkıyor. Terör örgütlerine karşı muhabbet olarak bize dönüyor. Bunlar Türkiye'nin hak ettiği şeyler değildir. Dost ve müttefiklerimizden biz daha fazla empati bekliyoruz. Bu büyük bedel ödemenin karşılığı bu olmamalı. Balkanlarda' da bu olmamalı, Ortadoğu'da da ve Türkiye'de de bu olmamalı.

Balkanlar'da eğer sorun olursa, Avrupa rahat mı olacak? Avrupa bu işten etkilenmeyecek mi? Tabi ki etkilenecek. Onun için hepimize ortak sorumluluk düşüyor. Ellerinde güç bulunan ülkeler, BM daimi temsilcileri bugünlerde çok daha büyük sorumluluk altındalar. Yaptıkları ne? Tweetler atarak birbirlerini tehdit ediyorlar. Kardeşim dünyanın, bölgenin geleceğini sizin karşılıklı atışmanıza milyonlarca insanın yok olmasına seyirci mi kalacak? "Benim daha iyi füzem var, öbür diyor benim daha iyi füzem var. Gönder bakalım, göndermezsen şöyle." Sokak kavgası, sokak kabadayıları gibi kavga ediyorlar. Bedeli kim ödüyor? Garip gureba, sivil insanlar. Zaman rekabet zamanı değildir. zaman bölgede yaraları sarma zamanıdır. Sen daha güçlüsün, ben daha güçlüyüm bir kenara bırakma zamanı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR