'Uçak mı patlatsak?'
DEAŞ zanlısı Rus hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma suçundan" 15 yıl hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi
GÜNDEM , 30 Eylül 2017 Cumartesi, 13:35
'Uçak mı patlatsak?'

Adana Emniyet Müdürlüğünce, DEAŞ adına İncirlik Üssü ve Alevi dernekleri ile vatandaşlara yönelik keşif ve eylem arayışı içinde olduğunu iddiasıyla yakalanarak 10 Ağustos'ta tutuklanan Rus Renat Bakıev ile ilgili soruşturma tamamlandı.

Cumhuriyet savcısının Suriye'den Türkiye'ye eylem yapmak için geldiği belirlenen Bakıev hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan hazırladığı iddianame, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, Rus Bakıev'in yakalanmasına yardımcı olan bilgi sahiplerinin ifadelerine yer verildi.

İmam Ali Ehlibeyt Kültür Derneği görevlisi H.A, iddianameye yansıyan ifadesinde, dernek üyelerinden Kebapçı C'nin kendisini aradığını belirtti. Kebapçı C'nin "Oğlunun yanına Tatar uyruklu bir şahsın geldiğini ve derneği bombalayacakları şeklinde ithamda bulunduğunu, bununla ilgili dikkatli olunması gerektiğini telefonla arayarak kendisine söylediğini" aktaran H.A, bu olayı polise bildirdiğini kaydetti.

İfadesine başvurulan M.M.D. de Bakıev'in kendisine derneğinin adresini sorduğunu ifade etti. M.M.D, Bakıev'in "Bana dernekte bulunanların kafir olduğunu, öldürülmesi gerektiğini, DEAŞ sempatizanı olduğunu, bu örgütün bunları öldürerek iyi yaptığını, burada bulunan Alevi bölgelerine giderek onları uyaracağını, eğer ki dediklerine uymazlarsa kendini feda edeceğini" söylediğini ileri sürdü.

İddianamede, Bakıev'in yakalanmasının ardından bilgi sahiplerinin emniyette teşhiste bulunduğu da bildirildi.

Otel sahibinin bilgisine başvuruldu

Rus Bakıev gözaltındayken yürütülen soruşturma kapsamında kaldığı otelin sahibi M.U'nun da bilgisine başvuruldu.

M.U. ifadesinde, Bakıev'in Nisan 2017'de otele gelip kalmaya başladığını belirtti.

Şüphelinin odaya yerleşmesinden 10 dakika sonra polislerin gelerek bu kişi hakkında bilgi aldığını alantan M.U, "Polisleri, şahsın kaldığı odaya götürdüm. Spor çantasına bakıp, pasaportunu ve izin belgelerini inceledikten sonra ayrıldılar. Polislere şahsın konusunu sorduğumda 'canlı bomba ihbarı şüphelisi olmasından dolayı' incelediklerini söylediler. Bu olaydan sonra da şahıs otelden ayrıldı." ifadelerini kullandı.

Bakıev'in 22 Temmuz'da tekrar otele geldiğini, maddi durumunun iyi olmadığını ve otelin çatı katında kalmaya başladığını kaydeden M.U, şu bilgileri verdi:

"Bana DEAŞ terör örgütü adına Suriye'de faaliyet gösteren mücahitlere ait görüntüler, şeriat mahkemeleri ve örgütü övücü mahiyette çok sayıda görüntüler izlettirdi. Ayrıca izlettirdiği bir videoda DEAŞ terör örgütü elabaşısı Ebubekir El Bağdadi'nin Musul'da yapılan saldırılarda yıkılan bir camide yaptığı Türkçe alt yazılı konuşmasını da izletip ve dinletti. Video görüntülerini seyrederken bazı şahısları göstererek isimlerini söyleyip Suriye'de Rakka'da bu şahıslarla birlikte kaldığını anlattı. Bakıev'e 'Neden Suriye'de kalıp kafirlerle cihat etmeyip de Adana'ya geldin?' diye sordum. O da bana hilafetin yayılması için Türkiye'ye geldiğini, hilafete toprak gerektiğini söyledi."

İnternetten drone araştırmış

Bakıev'in lise mezunu olmasına rağmen kendisine makine mühendisi olduğunu söylediğine dikkati çeken M.U, "Bakıev 'drone'lar hakkında bilgimin olup olmadığını sordu. Rakka'da Amerikan Üssü'ne 'drone'lu eylem yapmaya çalıştıklarını ancak başaramadıklarını söyledi. Benden bu konuda yardımcı olmamı istedi. 28 Temmuz'da internet üzerinden 'drone'ları inceledik. Cuma namazına gidip gitmeyeceğini sorduğumda annesinin geleceğini ve havaalanından annesini alacağını söyledi. Annesini alıp geldi. Annesi sarışın modern giyimli bir bayandı. Otelin çok kötü olduğunu söyleyerek oğlunu daha iyi otele götüreceğini söyledi. Renat, annesine benimle iyi arkadaş olduklarını ve burada kalmak istediğini söyledi. Annesini bir gece kaldıktan sonra taksi çağırıp gönderdi." şeklindeki bilgileri paylaştı.

Rus zanlının kendisine hilafet için "İncirlik nizamiyeyi mi, uçak mı patlatsak daha iyi olur?" diye sorduğunu aktaran M.U, şunları kaydetti:

"Bu konuda fikrimin olmadığını söyledim. Bu konuşmaları yaptığımız sırada Bakıev Telegram üzerinden yazıştı. Sonrasında, 'Boeing uçaklarını patlatmak daha iyi olacak.' dedi. İncirlik'e gitmek istediğini söyledi. Ben de kendisini İncirlik'e götürebileceğimi söyledim. Cep telefonuna takılı olmayan 2 SIM kartını bana verdi. Telefon hatlarının numaralarından birisini MİT'in bildiğini söyledi. Ayrıca saklaması için de 950 lira verdi. Eşime ait motosikletle İncirlik'e gittik. İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığından görüntü alabilmek için üssün karşısında bulunan bir iş yerine gidip limonlu kola aldık. Bu işyerinin önünde çömelerek kola içtik. Daha sonra tekrar motosiklete binip yolun sonundan sağa döndük. Bakıev, bana 'Orada karakol var.' dedi."

Drone için para istemiş

Daha sonra bir marketin yanındaki boş binanının yanına geldikleri belirten M.U, "Bulunduğumuz yer ile havaalanı arasındaki mesafeyi bana sordu. 1,5 kilometre olduğunu söyledim. Alacağımız 'drone'nun bu mesafeye yetip yetmeyeceğini sordu. Güvenini kazanabilmek için 'evet' dedim. Bakıev, 'drone'u kapalı kasa araçla bulundukları yere getireceğini söyledi. Daha sonra tekrar motosiklete binerek iş yerine gittik. Bakıev, drone satın almak için Rakka'da DEAŞ'a yardım ettiğini söylediği Özbekistanlı bir kadın ile Telegram üzerinden yazışarak para istedi." ifadelerine yer verdi.

Bakıev'i Suriyeli birinin ziyaret ettiği hakkında da bilgiler paylaşan M.U, şöyle devam etti:

"Kim olduğunu ve güvenilir olup olmadığını sorduğumda, isminin Ahmet olduğunu, kendilerinden olduğunu, ağabeyinin Rakka'da Allah için cihat ettiğini ve önemli bir konumda olduğunu söyledi. Bakıev bana, 'İncirlikte bulunan boş binadan drone bomba bağlayıp uçak patlatabilir miyiz?' diye sordu. Ben de yapabileceğimizi söyledim. Bana 'Yarın seni bir eve götüreceğiz, seni birisiyle tanıştıracağız, o adamdan talimat aldıktan sonra bu işi yapacağız.' dedi. Bana verdiği 950 lirayı aldı. SIM kartları almadı, arkadaşıyla çıkıp gitti."

Şifreli mesaj

İddianamede, Bakıev'in cep telefonunda yapılan inceleme ayrıntıları da yer aldı.

Cep telefonunun Telegram uygulamasında yer alan mesajın Türkçe tercümesinin "L... U'a 2800 TL lazım, zayıflamak için incirlik 17.44" olduğunun belirlendiği anlatan iddianamede, zanlının şifreli mesaj ile İncirlik Üssü'ne eylem gerçekleştirmek için kendisine para gönderilmesini istediği bildirildi.

Görüntülerin montaj olduğu iddia etti

Bakıev ise iddianamede yer alan ifadesinde, Kilis üzerinden 2015'te Türkiye'ye giriş yaptığını, burada yakalandığını ve DEAŞ üyesi olma suçlamasıyla tutuklandığını anlattı.

DEAŞ hakkında bir şey söylemek istemediğini vurgulayan Bakıev, Alevi Derneği ve İncirlik'teki uçaklara bombalı drone ile saldırı düzenlemek için plan yaptığı yönündeki sorular üzerine İncirlik'e giderek keşif yapmasıyla ilgili kendisine gösterilen kamera görüntülerinin montaj olduğunu öne sürdü.

İddianamede, Bakıev'in yakalandıktan sonra sağlık raporu alınması için götürüldüğü Adli Tıp Birimi'nden kaçma girişiminde bulunduğu da kaydedildi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR