Uludağ Ekonomi Zirvesi başladı
'Türkiye'nin Geleceği' oturumunun moderatörlüğünü BNP Paribas Cardif Türkiye CEO'su Cemal Kaşmir yaptı. Bu oturumda TC Başbakanlık Hazine Müşteşarı Osman Çelik, Migros CEO'su Özgür Tort, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih, Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak, Limak Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir konuşma yaptı.
BURSA , 23 Mart 2018 Cuma, 19:00
Uludağ Ekonomi Zirvesi başladı

'KARARIMIZDAN MUTLUYUZ'

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Doğan Grubu'nun medya sektöründen çıkması ile ilgili açıklama yaparak konuşmasına başladı. Yaşanan durumun önemine dikkat çeken Begümhan Doğan Faralyalı, "Onunla ilgili Aydın Bey'in açıklaması oldu. Gelecek sene Doğan Grubu'nun 60'ıncı senesini kutluyoruz. Grubumuz Türkiye ile gelişmiş, büyümüş bir Grup. Bankacılıktan sigortacılığa, turizmden perakendeye birçok sektörde var olduk. Önemli ayağı medyaydı. Medyaya girdiğimizde 3 yaşındaydım. Nerdeyse 40 senelik medya tecrübemiz oldu. Medya, sosyal sorumluluğu yüksek bir sektör. Grup olarak, aile olarak bu sosyal sorumluluğun bilincinde ve farkında, sektörün evrensel standartlarına uygun olarak, her zaman ülke sevgisini üstte tutarak ve sektöre birçok öncülük getirdik. Sektör de artık zor günlerden geçiyor. Doğru zaman diye karar verdik, kararımızdan mutluyuz. Türkiyeli grubuz, Türkiye sevdalısıyız, Türkiye'ye inanıyoruz. Farklı sektörlere bakmaya, büyümeye, yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi.



TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ FIRSAT

Son 25-30 yıl içinde dünyada inanılmaz gelişmeler olduğunu belirten Faralyalı, "Teknoloji inanılmaz değişiyor. Yapay zekâ, robotlar gerçekten hayatımızı çok etkileyecek. 2030 senesinde bugünkü iş gücünün yüzde 15'inin olmaması bekleniyor. Fırsat ve tehditler getiriyor. Dünya nüfusunun üçte biri Çin ve Hindistan. Japonya ve Kore'yi ekleyince dünya üretiminin yüzde 45-50 üretimi oradan gelecek. Çin, bunu görüyor. Raylı tren sistemi ile Asya'yı Avrupa'ya bağlıyor. ABD'nin denizlerin üzerinde sahip olduğu kuvveti, bir şekilde karada sağlamaya çalışıyor. Bu, Türkiye için önemli fırsat. Toplam 21 trilyon dolarlık yatırım. 1 trilyon doları Bakü-Kars-Tiflis'ten geçecek" diye konuştu.

5 KONU BULUNUYOR

Türkiye'nin jeopolitik pozisyonu, genç nüfusu ile önü açık ve çok önemli fırsatlara sahip olduğunu söyleyen Faralyalı, Türkiye'nin bunları tam olarak hayata geçirebilmesi için 5 konunun bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlardan biri yapısal reformlar. Hukuk ve özgürlükler olmadan sürdürülebilir ekonomik gelişme mümkün değil. Dolayısıyla Türkiye'nin yol katetmesi gerekir. Bunun yanında maça yarı kadro ile çıkıyoruz. İkinci önemli konu kadının iş gücüne katılımı. OECD ülkeleri içinde en düşük ülkeyiz. OECD oranına getirsek 2025 yılına kadar Türkiye'nin GSMH'sini yüzde 20 çıkarırız. Çok çarpıcı ve Türkiye'nin önünde önemli bir fırsat. BM 2030 hedefleri var. İş dünyası ne tür fırsatlarla katkı sağlayabilir diye komisyon kurdu. O üyelerden birisiyim. Çalışma yaptık. BM hedeflerine ulaşması için iş dünyasında hangi yetkinlikler öne çıkıyor. 6 yetkinlik belirledik. Uzun vadeli düşünme, yenilikçilik, iş birliği, şeffaflık, çevre yönetimi ve sosyal içermecilik. Kadınların lider pozisyonunda, eşit olduğu takımlarda çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Doğan Grubu yönetici pozisyonunda yüzde 34'üz. Biz yüzde 50 koyduk. Türkiye'nin bu yolda önemli adımını bekliyorum. Üçüncü önemli konu, nitelikli eğitim. Geçtiğimiz 12 sene içinde Türkiye 14 kat daha fazla eğitim harcaması yapmış. Performansa yansıtamamışız. PISA sonuçlarında Türkiye 50'nci sırada. Yüzde 40 matematik, 50'si fen becerisi, zayıf. Lig atlamak için bunları yapmalıyız. Bir diğeri teknoloji. İnternet kullanımında yüzde 67 çıkmışız. İş dünyasında bilgisayar kullanımı çok fazla. Verimliliğe dökemiyoruz. Çok çalışan toplumuz. OECD rakamlarına bakınca fazla mesai yapan her 4 çalışandan biri yüzde 25 fazla mesai yapıyor. Bu Almanya'da 3,3. Verimlilik sağlayamıyoruz. Bu teknoloji ve eğitimden eksik kalıyor. Beşinci madde, endüstri 4.0. Konuştuk, 5.0 geliyor. İnsanların toplum, insani değerlere sahip çıkmasını vurguluyor. Uzun süre bilgi toplumu olmalıyız dedik. Şimdi gerçekten dönüştürücü bilgelik zamanı. Değerlere sahip olan yaşayan bir toplum çok çok önemli hale geldi. Ben, 5 konuya önem verirsek, fırsatlar olacak ve Türkiye ilk 10'a girecek diye inanıyorum."

'DOĞRU SATIN ALMA FIRSATLARI İLE BÜYÜME'

Doğan Grubu olarak gelecek hedeflerinden de söz eden Begümhan Doğan Faralyalı, "Doğru zamanda, doğru yatırım fırsatlarını görmek en iyi olduğumuz durum. Önümüzdeki dönemde de Türkiye'ye inanarak, doğru satın alma fırsatları ile büyüme stratejisi içindeyiz" dedi.

'DAHA MUTLU TÜRKİYE HAYAL EDİYORUM'

Bu haftanın 'Dünya Mutluluk' haftası olduğunu hatırlatan Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, "BM endeksinde Türkiye ne yazık ki 74'üncü sırada. Farklı hayaller konuştuk. Ben daha mutlu Türkiye hayal ediyorum. Dünya popülasyonunun yüzde 1'i, dünya gelirlerinin yüzde 99'una sahip. Toplum ihtiyaçlarını merkezi haline getirerek toplum için hayata geçirmesini önemsiyorum. Kutuplaşmanın azaldığı, değerlerimizin merkezde olduğu bir Türkiye hayal ediyorum" diye konuştu.

HAZİNE İÇİN ÖNEMLİ 3 KONU

TC Başbakanlık Hazine Müşteşarı Osman Çelik ise 2000'li yılların başında gerçekleşen reformlarla önemli gelişmeler olduğunu belirterek, ekonominin direncini ispat ettiklerini kaydetti. Türkiye'nin daha rekabetçi, yüksek katma değerli ve yenilikçi ekonomiye geçmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, ekonominin güçlü ve sürdürülebilirlik sağlanmasının önemine dikkat çekti. Hazine olarak 3 konuya önem verdiklerini belirten Çelik, bunları, tasarrufların artırılması, finansmana erişim ve girişimciliğin desteklenmesi olarak sıraladı.

80 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI

Konuşmasında daha sonra istihdam alanları, sigortacılık, bireysel emeklilik sisteminden bahseden Çelik, "BES ile tasarrufları artırmayı ve emeklilik sistemini güçlendirmeyi arzuluyoruz. Bugün 7 milyon kişiyle kamu payı dahil 80 milyar liraya ulaşmış durumda. 3 milyonun üzerinde yeni katılımcı sisteme girdi. Kalıcı olması için, eksiklerin gidermek için yeni mevzuat Meclis'te sonuçlanacak" diye konuştu. Çelik, "Dünyada örneği yok. Yastık altında ciddi hesaplamalar var. 2 bin 200 ton altının yastık altında tutulduğu ve 100 milyar dolar karşılığı olduğunu düşünüyoruz" dedi.



FİNANSMANA ERİŞİM

Kira sertifikasının yanı sıra borçlanma çeşitliliği içindeki Çin piyasasından Yuan cinsi borçlanma çalışması bulunduğunu açıklayan Çelik, bunun yanında finansmana erişim kolaylaştırılması gerektiğini belirtti. Çelik, "2017 yılında 200 milyar lira kaynak piyasaya girdi. Yüzde 70'i KOBİ'lerden oluşuyor. Taşınır rehni kanunu yasalaştı. Kredi Garanti Fonu'nun yaygınlaştırılması konusunda ikinci paket açıkladık. 55 milyar liralık paket her sektöre yönelik uygulamayı, bu yıl yatırım ve ihracata pozitif ayrımcılık sağladık. Yüzde 70'i bu alanda oluşuyor. Girişimcilik noktasında yeni çalışmalar olacak" diye konuştu.

'DÜNYA BÜYÜYOR BİZ DE BÜYÜYORUZ'

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ise dünya ekonomisinin iyi bir yere doğru gittiğini, Türkiye'nin de gerekli tedbirleri alarak buna ayak uydurabileceğini söyledi. "Dünya büyüyor, biz de büyüyoruz" diyen Özdemir, "Bu büyüme trendini hiç kesmeden sürdürmeliyiz. 2016'da küçülmeyi beklerken, bir baktık Türkiye ekonomisi yüzde 4 büyüdü. 2017'de yüzde 7 gibi bir büyüme oranı yakaladık. 2018'de de bu büyüme devam edecek ve tek rakamlı enflasyona düşebileceğimize inanıyorum. Birçok seçim olmasına rağmen, disiplini bırakmadan bugüne geldik bundan sonra da böyle devam etmeliyiz" dedi.

'YAP-İŞLET-DEVRETİ EN İYİ YAPAN ÜLKEYİZ'

Havaalanı işletmeciliğinde yap-işlet-devret modelini dünyada en iyi uygulayan ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Özdemir, şunları kaydetti:

"Sabiha Gökçen Havalimanı'nı rekor sürede, 18 ayda bitirdik. Üçüncü havalimanında beş Türk firma bir araya gelerek, altyapıda başarılı olmanın önemli olduğunu gördük. 1915 Çanakkale Köprüsü'nde de iki Türk firması ve iki Kore firması bir araya gelerek konsorsiyum kurduk, ihaleye girdik ve kazandık. 3 milyar euro tutuyor projenin tamamı. Burada bunun yapılması kadar finansmanın nasıl çözüleceği de önemliydi. Kore'den, Kuveyt'ten, Çin'den, Hollanda'dan para getirdik, İslami kuruluşlardan para topladık. İnşallah projeyi hızla bitirerek 18 Mart 2022'de hizmete açmış olacağız."

TÜRK MÜTEAHHİTLERİN GÜCÜ ARTIYOR

Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih sözlerine başlarken müteahhitlik sektörüne dair bilgiler verdi. Türkiye'nin sektörde dünya ikincisi olduğunu söyleyen Garih, sektörde 25,5 milyar dolarlık ciro bulunduğunu aktardı. 1972'den bu yana Türk müteahhitlerinin üstlendikleri projelerin toplamının 355 milyar dolarlık ciro oluşturduğunu söyleyen Garih, Ortadoğu ve Afrika'da Türk müteahhitlerinin pazarda hızla öne çıktıklarını aktardı. Garih, "Bizim mühendislerimiz çok güçlü. Türk mühendislerin iyi eğitimli, çok çalışkan, dürüst, vefakar, samimi olduğunu görüyoruz" diye konuştu.



TÜRKİYE ENERJİDE ÖNEMLİ YERE GELDİ

Enerji sektöründe ise nükleerin temiz bir enerji olduğunu söyleyen Garih, dünyada nükleerin toplam enerjiye oranının yüzde 10,5 olduğunu belirtti. Garih, 2023 civarında Türkiye'de de nükleer enerjinin aynı oranlara geleceğini ifade etti. Enerji dağıtımında da Türkiye'nin önemli bir yere geldiğini söyleyen Garih, Türkiye'de enerji dağıtımının yüzde 10'unu kendilerinin yaptığını söyledi. Garih, turizmde ise Türkiye'nin dünyanın altıncı büyük destinasyonu, gelen turist sayısının 32 milyon olduğunu söyledi. Garih, hızla 50 milyon turist oranının yakalanması gerektiğini vurguladı. Garih, Türkiye'nin ortalama yüzde 5.5 büyümeyi sürdürdüğünde orta vadede dünyanın en büyük 10'uncu ekonomisi olabileceğini sözlerine ekledi.

'PAZARIN BAKIŞ AÇISIYLA İLİŞKİ KURUYORUZ'

Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak ise tekstil sektörünün fason üretim gibi görüldüğünü ancak tasarım, lojistik, inovasyon gibi birçok aşamadan geçilerek bir ürün sunulduğunu belirtti. Toprak, "Bunları yapmadığımız zaman bu fiyatlara bu ürünü satmamız mümkün değil. Uzakdoğu firmaları, böylesine katma değeri olmayan ürünleri yarı fiyatına satıyor. Biz de pantolon üretiyoruz ama inovatif ürünler satıyoruz. Hepsinden önemlisi pazarın bakış açısıyla bir ilişki kuruyoruz. Bu sayede hâlâ bizim tekstil üretimimiz devam ediyor" dedi.

TEKSTİLDE İNANILMAZ REKABET VAR

Toprak, Türkiye'de tekstilin yan sanayisinin de çok güçlü olduğunu ve dünyanın hiçbir yerinde bu hızda yeni ürün yapabilme kabiliyeti olmadığını belirtti. Toprak, tekstilin inanılmaz rekabetçi bir sektör olduğunu aktararak bir tarafta tasarım rekabeti, bir tarafta fiyat rekabetinin şirketleri zorladığını ifade etti.

ÜRETİCİ PERAKENDECİNİN KALP ATIŞINI HİSSETMELİ

Migros CEO'su Özgür Tort ise perakende sektörünün GSMH içinde ikinci sırada, istihdamda ise tarım ve sanayiden sonra üçüncü sırada geldiğini söyledi. 45 bin çalışanın yüzde 40'ının kadın, yöneticilerinin ise yüzde 30'unun kadın olduğunu söyleyen Tort, sektörün her gün kendisini yenilediğini kaydetti. Tort, "Ülkemizin potansiyeline hep inandık. Mağaza sayımız iki binleri geçti. Organize perakende şu anda yüzde 33'te. 110 bin adet de organize olmayan perakende noktası bulunuyor. Üretim önemli ama üretmek değil, satmak gerçek marifet. Üretici ve perakendecinin aynı kalp atışını hissetmesi lazım" dedi.

BİRLİKTE BÜYÜYEBİLECEK SEKTÖRLER

Elektronik ticaretin başlı başına bir sektör olduğunu vurgulayan Tort, "Öyle mağazalarımız var ki cirosunun yüzde 25'ini e-ticaretten sağlıyor. Bu bir lojistik oyunu, başka bir şey değil. Elektronik ve fiziki ticaret modellerinin iç içe olduğunu düşünüyorum, birlikte büyüyebilecek sektörler. Dijitalizasyonu sadece e-ticaret için değil, fiziki mağazalar için de düşünmeliyiz" dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR