Vur emrini komutanlar verdi
Bakan Şahin Uludere'de "Vur" emrinin Ankara'da Hava Kuvvetleri'nde olayı, görüntüleri analiz eden komutanlar tarafından verildiğini söyledi.
GÜNDEM , 23 Mayıs 2012 Çarşamba, 15:57
Vur emrini komutanlar verdi
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Uludere'de 'Vur' emrinin, Ankara'da Hava Kuvvetleri'nde olayı analiz eden, görüntüleri analiz eden komutanlar tarafından verildiğini söyledi.

NTV'de katıldığı bir programda, gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Şahin, ''Vur emrini kimin verdiği tartışılıyor. Vur emrini veren kimdir?'' sorusu üzerine şunları kaydetti:

''Şimdi olay ani gelişen bir olaydır. Görüntüler alınmıştır, değerlendirmeler yapılmıştır ve zamanla yarışmak durumundadır ilgili kademeler. Yani 'Vur' emrini sayın Cumhurbaşkanı verecek değil. Gündelik yönetimi sayın Başbakan yapacak değil. Sayın Genelkurmay Başkanı da yürütecek değil veya İçişleri Bakanı olarak ben de 81 ilde 5-6 bin kilometrelik sınırda meydana gelen olayları anlık yönetecek durumda değilim. O zaman diğer kademelerdeki görevlilere, yetkililere hiç ihtiyaç yok demektir. Yani böyle bir şeyi mantıki olarak sorgulamak çok yanlış bir defa... Mutlaka yönetim yukarıya doğru sorumludur. Yukarıdan aşağıya doğru da yönetilir. Aşağının yaptıklarından da yapamadıklarından da yanlış yaptıklarından da yukarısı da sorumludur. Bu ayrı bir konu. Hukuken sorumludur, siyaseten sorumludur. Ama olayı anlık olarak yönetecek olan şüphesiz yetkilendirilmiş, emniyet yetkilileridir, polis yetkilileridir, askeri yetkililerdir. O anda kim vermiştir? Ankara'da Hava Kuvvetleri'nde olayı analiz eden, görüntüleri analiz eden komutanlar vermiştir. Öyle gözüküyor.''

Olayın arka planı var
''Sizce bu konuda özür dilenmeli mi?'' sorusunu ise Şahin, ''Bu, özür dilenecek mahiyete dönüşmüş bir olay değildir henüz. Arka planı vardır. Filmin bütününe bakıldığında özür dilenecek bir yanı yoktur. Çünkü Hantepe olayı vardır. Çünkü başka sınır karakollarına katırlar sırtında getirilen ağır silahlar ve yapılan saldırılar, onlarca askerimizin şehit edilmiş olayları vardır. Dolayısıyla tam da ona benzer bir olayın sonucunun böyle olmasını biz doğrudan suçluluk psikolojisine girilecek bir olay olarak görmüyoruz. Bu gençlerimiz orada olmamalıydı esas itibarıyla. Yani oradan başlamalıyız'' diye yanıtladı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR