''Yarın öldü diye manşetlere çıkmak istemiyorum''
Samandıra'da boşandığı Z. Y.'yi uzaklaştırma kararının dolmasından üç gün sonra bıçakla yaraladığı belirtilen Cengiz Ç.'nin yargılanmasına başlandı.
GÜNDEM , 13 Nisan 2018 Cuma, 15:55
''Yarın öldü diye manşetlere çıkmak istemiyorum''

İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya 7 yıldan 22 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Cengiz Ç. ile Z. Y. avukatlarıyla katıldı. Olay sırasında olaya müdahale ettiği için Cengiz Ç. tarafından bıçakla yaralanan müşteki Abdullah K. ise duruşmaya gelmedi.

BIÇAKLA YARALADIĞINI HATIRLAMADI

Sorgusu yapılan Cengiz Ç., Z.Y.'nin eski eşi olduğunu, olay günü onunla konuşmak için olay yerine gittiğini belirterek, "Metroyla giderken meyve bıçağı buldum. Bıçağı güvenlik görevlisine verdim, 'ben ne yapayım bıçağı, sende kalsın' dedi. Ben de cebime koyarak Samandıra'ya gittim. Kendisini servis içerisinde buldum. Konuşmak istediğimi söyledim. 'Gel beraber çay içerek konuşalım' dedim. 'Olmaz' dedi. Sonra, 'otobüsten inelim öyle konuşalım' dedi. Ben kendisine 'sana ve bana zarar gelmesinden korkuyorum, gel tekrardan deneyelim' dedim. Olumsuz cevap vererek kalabalığa doğru yürümeye başladı. Sonrasında da 'imdat, elinde bıçak var' diyerek kaçmaya başladı. Ben de peşinden giderek 'neden böyle yapıyorsun' dedim. Elimde meyve bıçağı vardı, kapalı vaziyetteydi. Çakmağı cebime koyunca bıçak elimde kalmıştı. İnsanların bana müdahale etmesi üzerine oradan kaçmaya çalıştım. O esnada bıçağı eski eşime veya diğer müştekiye savurup savurmadığımı bilmiyorum. Benim oraya gelmemdeki amaç eski eşime zarar vermek değildi" dedi.

'BEN O YARANIN NASIL OLDUĞUNU BİLMİYORUM'

Hakim Uğur Şentürk, müşteki Z.Y.'nin yüzündeki yarayı hatırlatarak, sanığa yüklenen suçun, "Yüzde sabit iz bırakacak şekilde kasten yaralama" suçuna dönüşme ihtimali olduğunu hatırlattı. Hakim Şentürk, suçun vasfının değişme ihtimaline karşı sanık Cengiz Ç.'ye ek savunma hakkı verdi. Sanık Cengiz Ç., "Ben o yaranın nasıl olduğunu bilmiyorum" dedi.

'ELİMİ BOĞAZIMA GÖTÜREREK ŞAH DAMARIMI KAPATTIM'

Söz alan müşteki Z.Y., eski eşi olan sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, "Sanıkla çekişmeli bir boşanma davası sonucunda boşandık. Zor bir boşanma süreci geçirdik. Kendisi beni sürekli tehdit etmekteydi. Boşanma sırasında tanıklarımı dahi tehdit etti. Ben de kendisiyle hiçbir zaman görüşmek istemedim. Kendisi Instagram'da sahte bir hesap açarak benimle konuştu. Aramızdaki konuşma abla-kardeş ilişkisi içerisindeydi. Tam olarak nerede olduğumu sorunca bulunduğum yeri söyledim. 10-15 dakika sonra ben servisteyken birisinin omzuma dokunduğunu hissettim. Dönüp baktığımda Cengiz'in olduğunu anladım. Bana, 'sakın bağırma, seni öldürürüm. Aşağıya inelim, çay içip konuşalım' dedi. Ben de kabul etmedim. Ben servisin içerisinde fazla insan olmadığından dolayı korkarak aşağıya indim. Aşağıda tekrar konuşmak istediğini söyledi, kabul etmedim. Bu sefer, 'seni öldürürüm. Kimse seni elimden alamaz. İnsanlar gelene kadar çoktan ölmüş olursun' dedi. Sonrasında ben fırsatını bularak başka bir servis aracına doğru koşarak kaçtım. Peşimden gelerek, 'bağırma, seni öldürürüm, boynumdan kavrayarak şah damarından keserek öldürürüm' dedi. Ben bunun üzerine elimi boğazıma götürerek şah damarımın bulunduğu boynumu kapattım. Ayrıca boynumu eğerek kendimi korumaya çalıştım. Bu sırada cebinde bulunan meyve bıçağını çıkararak burnuma, göz bölgeme ve yüzümün çeşitli bölgelerine bıçağı rast gele savurdu. Şu anda burnumda gördüğünüz yara da sanığın bıçağı yüzüme doğru savurması neticesinde gerçekleşmiştir" dedi.

'ÇEVREDE BULUNANLAR YARDIMCI OLMADILAR'

Çevrede bulunanların bu sırada kendisine yardım etmediğini söyleyen Z.Y., "Çevrede bulunanlar o esnada yardımcı olmadılar. Beni bıçakladıktan sonra servis içerisinde beni sürüklemeye çalıştı. O esnada ben de onunla beraber servisten aşağıya düştüm. Sonra beni bırakarak kaçmaya çalıştı. Diğer müşteki Abdullah K.'yı yaraladığı anı görmedim" dedi.

Öldürülmekten korktuğu için sürekli adres değiştirdiğini söyleyen Z.Y., "Kendisi yüzünden herhangi bir yerde çalışamamaktayım. Çünkü kendisi SGK'dan kayıtlarımdan bir şekilde bana ulaşarak çalıştığım işyerlerine gelmektedir. Ben yarın, öbür gün diye gazete manşetlerinde yer almak istemiyorum. Benim bir kız çocuğum var, onu annesiz bırakmak istemiyorum" dedi. Z.Y.'nin avukatı Zeynep Tuğçe Pollaz, müvekkilinin boşandıktan sonra da sürekli tehdit edildiğini belirterek, "Koruma kararının bitişinden 3 gün sonra bu olay gerçekleşmiştir" dedi. Sanığın olayı tasarlayarak yaptığını savunan Avukat Pollaç, sanığın kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması gerektiğini belirterek, mahkemenin görevsizlik kararı ile dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesini istedi. Mahkeme, müşteki Z.Y.'nin burnundaki yara izinin kalıcı olup olmadığının tespiti için Adli Tıp'tan rapor istenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şüpheli Cengiz Ç.'nin, 16 Mart 2018 tarihinde Samandra'ya gittiği, eşinin olduğu servise bindiği, bıçakla şah damarını kesmek suretiyle tehdit ettiği ve yüzünün çeşitli bölgelerini yaraladığı ve onu zorla servisten indirdiği belirtiliyor. Yaralanan Z.Y.'nin etrafta bulunan insanlardan yardım istemesi üzerine şüphelinin kaçmaya başladığı, şüpheli, bu sırada kendisine müdahale etmeye çalışan Abdullah K.'yı bacağından yaraladığı anlatılan iddianamede, şüphelinin, "Zincirleme silahla tehdit", "Silahla kasten basit yaralama", "Silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 7 yıldan 22 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep ediliyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR